EĞİTİMDE SON NOKTA

Bu haber 08 Kasım 2013 - 8:46 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz adına yıllardır tartışılan konulardan birinin eğitim olduğunda şüphe yok.
Hem de çeşitli yönleriyle.
Önce okulsuzluk gündeme geldi.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz başta olmak üzere diğer bölgelerin kırsal kesimlerinde, yeterli eğitim ve öğretim kurumlarının olmaması, sorun olmaya devam etti.
Öyle ki ilköğretim birinci kademesinde eğitim gören çocuklarımız 1.2.3 sınıfları yıllarca aynı salonda ders görmek zorunda kaldılar.
Yetmezmiş gibi kimi sınıflar mevcudu normalin çok üstündeydi.
Sorun sadece okulsuzluk olsaydı!
Ya öğretmenler?
Yıllar boyu çoğu köylerimiz okullarının kapalı olması yanında, bazıları tek öğretmenle yetinmek zorunda kaldı.
Oysa, Türkiye hedef büyülten bir ülke idi.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş ülkeler düzeyine erişmede eğitim ön plandaydı.
Velilerin ilgisizliği de eklenince, son yıllara kadar aynı bölgelerde eğitim ve öğretim, istenen düzeye çıkamadı.
Tabi bunları dile getirirken ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin ilgisiz olduğu sonucu çıkarılmasın.
Cumhuriyet dönemi boyunca iş başındaki hangi hükümet olursa olsun, yıllık bütçenin önemli bir kısmını eğitime ayırmaktan çekinmedi.
Ne var ki, bir taraftan önemli sayılabilecek nüfus artışı, diğer yandan ekonomik sıkıntılar, sorunların kısa sürede çözüme kavuşmasını önleyemedi.
***
Yakın sürece gelince.
Yönetimde görevli hükümetlerin eğitim ve öğretim adına verdiği öneme bu defa duyarlı vatandaşlarımız destek verdi.
Hem de tahminlerin çok üzerinde.
Bugün ülkemizin her bir köşesinde yer alan yerleşim birimlerinde, aynı hassasiyeti gösteren halkımızın yaptırdığı okullar, eğitime önemli katkı sağlayan kurumlardır.
Öyle ki bir ara adeta okul yaptırma yarışına girildi.
“Kendi okulunu kendin yap”, “her köye bir okul”, “eğitime 100 de 100 yüz destek” daha nice kampanyalar sonrasında, var olan sorun önemli ölçüde giderildi.
Bu bağlamda aynı duyarlılığı gösteren vatandaşlarımıza, ülkenin geleceğinde sorumluluk üstlenecek çocuklarımız adına ne denli teşekkür etsek ve minnettarlığımızı belirtsek azdır.
Değil mi ki onlar, devletin yetip bitemediği noktada taşın altına elini koydular.
Bu hizmet, hem kul hem de Yüce Yaratan indinde en makbul olandır.
İşte bu yüzden bugün, ülkemiz genelindeki okullaşma oranı, geçmişle mukayese edilmeyecek bir noktaya erişmiştir.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde konuşlanan illerden Şırnak, Bitlis, Kilis, Van, Muş, Hakkari, Bingöl, Siirt, Kars, Ardahan başta olmak üzere daha birçok ilimizde devlet-vatandaş dayanışması sonucu, daha sağlıklı eğitim verilmektedir.
***
Sonra aynı bölgeler ağırlıklı olmak üzere daha nice yerlerde süregelen terör eylemleri, uzunca süre eğitimde aksamalara yol açtığı halde, bugün aynı eylemlerin son erdirilmesi çabaları sonuç vermiştir.
Önceden terör nedeniyle aynı bölgeler okullarına gitmek istemeyen öğretmenler bugün, endişe etmeden giderek gönül rahatlığı içerisinde görevlerini sürdürmektedirler.
Hal böyle olunca, aynı bölgelerdeki okullar, geçmişe oranla öğretmen sıkıntısı da çekmemektedir.
Elbette bu durum bölge çocukları adına mutluluk veren bir gelişmedir.
İlişkin olarak, dikkatten kaçmayan memnuniyet verici bir önemli gelişme daha vardır.
Terör, okulsuzluk ve öğretmen eksikliği nedeniyle yeterli eğitim alamayan aynı bölgeler çocukları, üniversite sınavlarında başarılı olamazlarken bugün, yükseköğretim kurumlarına kazananlar sayısı, tahminlerin çok üzerindedir.
Elbette bu durum, sadece bölge çocukları değil ülkemizin geleceği adına çok önemli bir göstergedir.
Hele, eğitim ve öğretimde sürdürülen iyileştirmeler istenen düzeye geldiğinde, başarı oranı çok daha yükseklere çıkacaktır.
İşte o zaman, eğitimde sağlanan kalite nedeniyle çok daha mutlu ve kıvançlı olacağız demektir.
Sonuçta eğitim ve öğretim adına 76 milyonluk ülkemizin istediği buydu.
Eğitim kurumlarımız eksiksiz olsun.
Aynı kurumlarda yeterli sayıda öğretmenler olsun.
Hepsinden önemlisi huzur içerisinde eğitim ve öğretim sürdürülsün.
Bugünkü tablo, böylesine bir mutluluğu öngördüğüne göre bize düşen, emeği geçenlere minnettarlığımız yanında, terörün eğitim ve öğretime engellememesi için elimizden geleni esirgememektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.