EĞİTİMDE MUĞLA FARKI

Bu haber 21 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 660 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar
boyu, sadece bir eğitimci olarak ben değil bu kentte konuşlananlar, bir önemli
ayrıntının sahibi oldular.

Muğla, Türkiye
genelinde konuşlanan iller içerisinde demokrasi ve hoşgörünün egemen olduğu
yerleşim birimlerinin başında gelir.

Bu
afaki ve de egoistçe bir yaklaşım değildi.

Ülke genelinde
meydana gelen olaylar, 12 Eylül 1980 tarihinde demokrasiyi bir kez daha
kesintiye uğratırken, Muğla’da hangi şiddette olursa olsun tek bir hadise
yoktu.

Bu,
vatandaşın ne denli demokratik bir yapıda olduğunun bariz göstergesiydi.

Kişi hangi
düşünce ve eğilimde olursa olsun, şiddete dönüştürmediği sürece saygı göstermek
gerekir inancı hakimdi.

Dolayısıyla bunu
yaratan eğitimdi.

Halkın % de %’e
yakın bir kesimi ilk ve ortaöğretim düzeyinde eğitimin sahibi, yanı sıra, ülke
ortalamasının çok üzerinde yüksek öğrenim mensubu ise, elbette kargaşa ve kaos
yerine demokrasi egemen olurdu.

İşte
bu yüzden Muğla için söylenen “demokrasinin
her daim hakim olduğu il”  vurgusu,
asla abartı değildir.

***

Hal
böyle olunca, sebep aranır.

Muğla’yı
demokrasi anlamında farklı kılan, gerçekte nedir?

Halkın bu denli
hoşgörüye sahip olması altında yatan temel kriterler?

Bunun
tek bir cevabı vardı.

Eğitim.

Muğla’nın
istatistiki rakamlara göre, eğitim ve öğretim bağlamında Türkiye ortalamasının
çok üzerinde bir seviyeye ulaşması, farkı yaratan temel nedendir.

Eğitim ve
öğrenim, kişinin ufkunu açan, olaylara bakış açısında sağlıklı düşünmeye sevk
eden sistemler silsilesi olduğuna göre, Muğla neden farklı olduğu
kendiliğinden ortaya çıkar.

***

Dilerseniz,
ilin eğitim ve öğretim bağlamında ileri düzeyde olduğu olgusunu, bir kez daha
irdeleyelim.

Hem
de bugün başlayan eğitim ve öğretim yılını baz almak koşuluyla.

Bir
siyasi partinin, şahsi eğilimlerini sözde hayata geçirmek adına, asla olmaması
gereken bir yolla, “öğrencilerinizi
okula göndermeyin!” çağrısına karşın.

Bir
hafta öncesinde, yani 13 Eylül tarihinde başlayan okul öncesi eğitim, bugün tüm
ilk ve orta dereceli okulların açılmasıyla resmen başlamış oldu.

Eğitim ve
öğretimi oluşturan temel şart fiziki mekanlar, öğrenciler ve öğretmenlerdir.

Siz, eğitimin
çağdaş bir düzeye gelmesini sağlamak için öncelikle, öğrenciler adına her türlü
donanıma haiz okullar yaparsanız, başarıya ulaşırsınız.

Bu
kriterleri baz aldığımızda Muğla’da karşımıza çıkan tablo, Türkiye
ortalamasının çok üzerindedir.

Bugün il
genelinde,17 bağımsız anaokulu, 7 ortaöğretim kurumu bünyesinde, 213 anasınıfı
olmak üzere toplam 237 okul, 291 derslikte yaklaşık 7100 öğrenciye 500 kadrolu
ve 90 ücretli öğretmen ders vermektedir.

368 ilköğretim
okulunun 1sınıfına yaklaşık 11.250 yeni öğrenci kayıt yaptırmıştır.

Bu sayıdaki
okullarda 93.050 öğrenci ve 4418 öğretmen görev alacaktır.

İl genelinde yer
alan 83 ortaöğretim kurumlarında ise 34.800 öğrenciye 2326 öğretmen ders
verecektir.

Kısaca her
neviden 664 okulda, 7334 öğretmen nezaretinde 134.950 öğrenci eğitim ve öğrenim
alacaktır.

Şimdi…

Eğiri
oturup doğru konuşalım.

Yaklaşık
750.000 civarında toplam nüfusa sahip Muğla’da bu sayıda okul, öğrenci ve
öğretmen sayısı, batı standartlarına yakın bir rakamı ifade eder.

Zira
çoğu okullarımızda, bir sınıftaki öğrenci sayısı, çağdaş bir eğitimi gerekli
kılar.

Bu
da kentin nasıl bir çağdaş yapıda olduğunu göstermesi bağlamında yadsınmaz bir realitedir.

Üstelik
bu okullar çeşitli kategorilerde ise.

Bir
öğrencinin hedef olarak gördüğü her neviden ders veren okullar yeterli sayıda
ise.

İşte
bunun için ”eğitimde Muğla farkı”
diyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.