EĞİTİM KURUMLARINDA KAZALAR

Bu haber 01 Ekim 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.126 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Sadece ülkemiz değil dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun olmazsa olmaz kurumların başında eğitim yuvaları gelir.
Aksi düşünülemez.
Aynı ülkelerin her alanda yer edinmesinde eğitimin ve öğrenimin oynadığı rolü yadsımak olası değildir.
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini dahi belirleyen kriterlerin başında aynı olgu geldiğine göre değişmeyen realite eğitim ve öğretimdir.
***
Peki hal böyle iken aynı eğitim ve öğretim kurumları ne denli sağlıklı?
İlişkin olarak çocuklarımız her türlü tehlikeden uzak bir şekilde öğrenimlerini sürdürüyorlar mı?
Ne yazık ki bu sorulara bütünüyle iyimser yaklaşamıyoruz.
Elbette öğrencilerin bir takım tehlikelerle yüz yüze gelmemeleri için tedbirler alınmıyor değil.
Ancak zaman zaman ülkemizin değişim yörelerinde konuşlanan okullarda meydana gelen bazı olaylar, alınan tedbirlerin yetersizliği bağlamında soru işaretleri yaratıyor.
Dolayısıyla cevap arıyor.
Bakınız bu konuda bir eğitimci parlamenter Muğla CHP Milletvekili Prof.Dr. Nurettin Demir nasıl yaklaşım göstermiş.
Demir, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın cevaplaması isteğiyle bir soru önergesi veriyor.
Diyor ki;
Son 10 yılda hükümetin gerekli tedbirleri almaması yüzünden, Türkiye genelindeki okullarda çeşitli kazalar meydana gelmiştir.
Okullardaki imar hataları ve fiziksel yapının güvenilir olmaması nedeniyle, özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine kapı, taş, lavabo, su deposu vb düşmesi sonucunda yaralandığı, sakat kaldığı ve hayatını kaybettiği gerçektir.
Şimdi eğiri oturup doğru konuşalım.
Dolayısıyla söz konusu kazaların oluşmasında tüm sorumluluğu okul yöneticileri, ilişkin olarak ilgili bakanlığa yüklemek çok sağlıklı bir yaklaşım değildir.
Elbette aynı yöneticilerden ihmali görülenler vardır.
Ancak, öğrencilerde süt çıkmış ak kaşık değildir.
Aynı zamanda yıllarını eğitim kurumlarında geçirmiş birisi olarak gözlemlerim, gelişmişlik çağında olan çocuklarımızın da söz konusu olumsuzlukların oluşmasından sorumlu olduğudur.
Siz yöneticiler olarak, her fırsatta öğrencilerin nasıl hareket etmeleri gerektiğini defalarca ikaz etseniz de kimi zaman önlemekte zorlanırsınız.
Bu nedenle Muğla CHP Milletvekili Prof.Dr. Nurettin Demir’in dile getirdiği ayrıntılarda okul yöneticilerinin ihmali olsa da en az onlar kadar öğrencilerimizin de vebali vardır.
Buna karşın okul yöneticileri daha bir dikkatli olmalılar denirse katılırım.
***
İşte her okul yönetiminin daha bir dikkatli olması gerektiğinden hareket eden milletvekili Demir açıklamasına su soruları ekliyor.
Türkiye’de son 10 yılda kaç ilkokul ve ortaokul öğrencisi okuldaki kazalar yüzünden yaralanmış ve sakat kalmıştır?
Kaç öğrenci hayatını kaybetmiştir?
Milli Eğitim Bakanlığının okullardaki imar hataları ve fiziksel yapının güvenirliliğini denetleyen bir mevzuat ve birimi var mıdır?
Yoksa, bakanlığınız bünyesinde bu konularda çalışmalar yapılacak mıdır?
Bu arada, Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın cevaplamasını istediği sorular bunlarla sınırlı değil.
Devamla diyor ki;
Son 10 yılda okullardaki imar hataları ve güvenilir olmayan fiziksel yapı yüzünden yaralanan, sakat kalan ve ölen öğrencilerle ilgili bakanlığınıza ve okul yöneticilerine kaç soruşturma açılmıştır?
Açılmış ise bu soruşturmalar nasıl sonuçlanmıştır?
Aynı kazaların yaşandığı okulların sayısı ne kadardır?
Bu kazaların illere göre dağılımı nasıldır?
Tekrar aynı kazaların yaşanmaması için bu okulların kaç tanesinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır?
Ve hangi tedbirler alınmıştır?
Sonuçta Demir’in bu yaklaşımlarını bir eğitimci duyarlılığı olduğunu kimse görmemezlikten gelemez.
Buna karşın yönelttiği sorular doğrultusunda ilgili bakanlığın da harekete geçtiğini düşünüyorum.
Zira, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek eğitim kurumlarında gözlenen aksaklıklar, kesinlikle göz ardı edilemez.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.