Eğitim Adına Sıkıntılı Bir Süreç

Bu haber 11 Ekim 2016 - 0:00 'de eklendi ve 886 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Her sene eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte, bir takım sorunlar ortaya çıkar.

Fiziki anlamda olsa da öncelik, eğitim ve öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için, her branşta yeterli öğretmenin olup olmadığıdır.

Kadro yeterli ise beis yoktur.

Aksi durumda bir takım sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.

Bu gibi hallerde okul yönetimi, derslerin boş geçmemesi için Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurur.

İlgili müdürlük konuya vakıf olduğu için çözüm üretmeye çalışır.

Aslında, yeterli branş öğretmeni olmaması durumunda en mantıklı çözüm, görevlendirmedir.

Dolayısıyla haftalık ders sayısı az branş öğretmenleri, Milli Eğitim Müdürlüğünün teklifi, valilik makamının onayıyla, kendi okulu dışında öngörülen her hangi bir okulda görevlendirilir.

Tabi bu durum daha ziyade, yeterli öğretmenlerin olduğu kent merkezleri için geçerlidir.

Diğer yerleşim merkezlerinde çözüm o denli kolay olmaz.

Özellikle son yıllara kadar, kırsal kesimlerde konuşlanan orta dereceli okullarda, yabancı dil dersleri olmak üzere diğer branş derslerinden bazıların öğretmen yokluğundan boş geçtiği şikâyetleri hep olmuştur.

Neyse ki Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, her branştan yeterli sayıda öğretmenin atanmasıyla, zorunluluk dışında boş geçen dersler yok denecek kadar azaldı.

Aynı süre içerisinde her branştan öğretmen yetişince, bu okullara da atamalar yapıldı.

Buna kırsal kesimlerde konuşlanan ortaöğretim okulları dahil.

Dolayısıyla belirli yıldan itibaren ülkemizin her köşesindeki okullarda, öğretmen eksikliği çekilmiyor.

Tabi terörün etkilediği Doğu ve Güneydoğuda konuşlanan bazı okullar hariç.

***

Vurguladığım gibi son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeterli sayıda öğretmen ataması yapılınca, ülke genelinde konuşlanan tüm okullarda eğitim ve öğretim sağlıklı bir şekilde yürütülüyordu.

Özellikle velilerin hep şikâyet ettiği öğretmen eksikliği de olmayınca.

Ne var ki “ay akşamda doğdu!” dense yalan değil.

Yıllarca en sıkıntılı kurum olarak bilinen Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, bundan böyle önemli denebilecek sorunlarla karşılaşılmaz derken, bu kez iş başındaki hükümetin uygulamaya koyduğu 4+4+4 eğitim sistemi beraberinde tartışmalar getirdi.

Bunu anlamı bir yerde zorunlu eğitim sistemiydi.

Akabinde gelen eleştiriler.

Oldu olmadı, ulusal bazda yayın yapan medya organlarında günlerce tartışıldığını hep gözlemledik.

Buna karşın hükümet kanadı geri atım atmayınca, söz konusu sistem bir şekilde uygulanıyor.

Yine de nasıl bir sonuç elde edileceği, belirli süre sonrasında görülecektir.

***

Milli Eğitim Bakanlığınca öngörülerek yürürlüğe konan eğitim ve öğretim sistemi adına yıllardır süregelen eleştirilere, şu sıra yenileri ekleniyor.

Aslında bunun nedeni zorunluluk.

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gecede bir grup art niyetlilerin giriştiği demokrasiyi sekteye vurmaya yönelik eylem üzerine, gözlerin üzerine çevrildiği kurumlardan biri eğitim camiası oldu.

Buna ilişkin gelişmeleri hep birlikte izledik.

İlk planda, dolaylı dolaysız aynı eylem içerisinde bulunduğu gerekçesiyle, tahminlerin üzerinde eğitimci gözaltına alınmıştı.

Bunun üzerine gerçekleştirilen araştırmalar ve soruşturmalar sonrasında adli makamlara sevk edilen eğitimcilerin önemli bir kesimi tutuklandı.

Olayın daha bir dikkat çeken yanı, aradan 2.5 ay gibi bir süre geçmesine karşın soruşturmaların hala devam etmesi.

Ne var ki aynı kapsamda yürütülen soruşturmalar üzerine çok sayıda eğitimci tutuklanınca, beraberinde öğretmen açığını doğurdu.

Şu sıra velilerin şikâyetlerini dile getirmeleri bu yüzden.

Yine de doğruluk payı ne? derken, konuya ilişkin açıklamalar yanında medya organlarına yansıyan görüntülerden anlaşılıyor ki, eğitimcilerle ilgili öne sürülen rakamlar doğruydu.

Buna karşın 15 Temmuz gecesi baş gösteren eylemle ilgili gözetim altına alınan ve tutuklananlar arasında önceliği eğitimciler aldığı açıklaması, her bakımdan önemliydi.

Okulların açılmasıyla birlikte öğretmen açığının ortaya çıkması, önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminin sıkıntılı geçeceğinin göstergesidir.

Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamalar, yeni öğretmen alımlarının yapılacağı şeklinde olsa da, bunlar stajyer konumunda olanlar.

Bunların belirli deneyim kazanmaları, daha açık bir yaklaşımla pedagojik formasyon almaları zamana endekslidir.

Bu nedenle gözlenen, önümüzdeki eğitim ve öğretim sürecinin sıkıntılı geçeceğidir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.