Egemenlik ve Hasan Özyer?

Bu haber 25 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 2.215 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

AK Parti çevrelerinde en çok konuşulanlardan biri bu; Hasan Özyer bakan olur mu?

Bu sadece AK Partililerin konusu değil. Her çevrede konuşulan konu bu… AK Parti’nin bu seçim sonunda iktidarının devam etmesi halinde Özyer’in Kültür Turizm Bakanı olabileceği umudu bende de var…

Buna önceki yazılarımda ben de değinmiştim. Ancak bunun olamayacağına dikkat çeken okurlarım da oldu.

xx        xx        xx

Bu gün okurlarımın yorumlarını paylaşmak istiyorum.

Önceki gün (23.04.2015) kü “Kılıçdaroğlu Beni Şaşırttı!” başlıklı yazımın altına yazan Oğuz Turan adında okurumun yorumu ilginçti.

Sayın Özgür sizi kendi kulvarınızda Görmüş olmak çok güzel, bırakın ak partiyi ve AK Partililerin görüşlerini..” diye başlamış.

Oysa ben yazılarımda her görüşten yararlanıyorum, şu anda kendisinin görüşlerinden yararlandığım gibi. Ki ben okurlarından beslenen bir kent yazarıyım…

xx        xx        xx

Oğuz TuranBugün bayram, bugün parti yok. Bugün Türkiye var. Bugün sizden TBMM, Türkiye, Gelecek, Egemenlik konusunda bir yazı beklerdim. Siz CHP’yi tercih etmişsiniz. O da güncel, ama günün önemi atlanmamalı diyorum. Temenni edelim yazılarınız bu çerçevede olsun.” diye devam etmiş.

Yorumunuzda Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili imalarda da bulunmuş. Oraya girmeyeceğim. Hem kendisine katılmıyorum, hem de CHP’nin avukatı değilim. Ayrıca üzgünüm temennisini de yerine getiremeyeceğim. Emir kipli temennilerden hoşlanmam!

xx        xx        xx

Nedense benden bir kent yazarından beklenmeyecek yazılar bekleyenler arada çıkar böyle… Sayın Turan önceki gün kaç gazetede, kaç köşe yazarının yarısının “Milli Egemenlik” ve yarısının da “Regaib Kandili” üzerine yazdığını biliyor mu acaba?

Ayrıca ben CHP’yi yazmadım… CHP’yi de her gün binlerce kalem yazıyor. Öteki partileri de…

Sevgili okurum dünkü “Kılıçdaroğlu ve Musa Gökbel!” başlıklı yazımı okursa benim neyi yazdığımı anlayacaktır. Bu köşenin konuları Muğla dışına çıkmamıştır! Benim işim, derdim Muğla…

xx        xx        xx

23 Nisan en az 29 Ekim kadar önemli… Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleşen Kurtuluş’tan sonra “Türkiye Cumhuriyeti”nin kurulabilmesi için “Türkiye Büyük Millet Meclisi”nin kurulması gerekirdi.

Allah’ın izniyle böyle bir yazı yazabilecek hem tarihi bilgimiz hem de “vatanseverlik” bilincimiz var… (!)

Muğla’da yerel gazetede yazıp da Muğla’dan başka her konuya değinenlerden olsaydım, o “kolaycılıklaTBMM’nin ne güçlüklerle kurulduğunu; 5 yıl sonrada Cumhuriyet’in 100. Yılın Kutlayacağımızı, ama bu gün resmi kurumların adlarının başından (T.C) kısaltmasının kaldırıldığını… Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ulusal Egemenliğin” ilan edildiği günün çocuk bayramı olarak da ilan edilmiş olmasının anlamını anlatabilirdim.

Ulusal Egemenliğinde vurgulandığı 23 Nisan gününde ‘egemenliğin’ ötelenmiş ve günün “çocuk bayramına” indirgenmiş olmasını; hatta o bayramında çok görülüp, okul bahçelerine tıkılmış bir etkinlik haline getirilmiş olmasını eleştirebilirdim…

Bir bakıma şimdi yazmış da oldum… Eee ne oldu şimdi?

xx        xx        xx

Tabi TBMM’nin kuruluş yıldönümü çerçevesinde bir Kent Yazarı olarak Muğla üzerinden bir yazı da kaleme alabilirdim. “Ulusal Egemenlik sadece erkeklere ait midir?” diye sorup şöyle devam edebilirdim;

Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulalı 95 yıl oldu, o 95 yılda rahmetli Mualla Akarca ile bir kadın senatörümüz bir de Dr. Lale Aytaman ile bir kadın milletvekilimiz olabilmiş… Bir ay sonra genel seçim var, Muğla gibi bir yerden parlamentoya TBMM’nin 95. yıl dönümünde de bir kadın vekil gönderemiyoruz.

Neredeyse bir yıldır bu köşede “Kadın, kadın, kadın!” diye yazıyorum, benim haykırdığım kadar kadınlar haykırmıyor… (!)

Önceki gün böyle bir yazı yazmış olsaydım, muhtemelen “Yine mi kadın?” denilebilirdi!

xx        xx        xx

Tabi önceki gün 23 Nisan üzerine yazıp, “TBMM’nin yasama ve denetim görevinin yapamadığından; ulusal egemenliğin tecelli edebilmesi için gerekli olan kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmış olmasından” da şikâyet edebilirdim.

Bu arada 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinden bir gün önce AK Parti Muğla Milletvekili adayları Marmaris’teydiler… AK Parti’nin liste başı Milletvekili Adayı Hasan Özyer resmi kurum ve meslek odası ziyaretlerinin ardından ilçenin muhtarlarından sorunlarını dinlemiş. Sayın Özyer muhtarların “başkanlık sistemi” ile ilgili sorularını yanıtlarken şöyle demiş:

Türkiye’de parlamenter sistem var ama sorunları çözemiyor. Çünkü yasama yürütmenin vesayeti altında. Denetim mekanizmaları işlemiyor. Bu mevcut yapısıyla Türkiye’nin devam etmesi mümkün değil. Türkiye’de kuvvetler ayrılığının kesin çizgilerle ayrılması gerekiyor. Parlamenter sistemle devam etsek bile meclis yasama ve denetim görevini yürütmeden bağımsız yapabilmelidir. Her zaman savunduğum olay siyasi partiler ve seçim yasasının değişmesidir. Eğer bu millet kendini yöneten insanları seçerse yasama yürütme ayrılma şartıyla toplumun sağduyulu davranacağına, doğru insanları seçeceğine inanıyorum.

Altına imzamı atarım…

Muğla’dan bir ses” olarak önceki gün bu açıklamayı konu edebilirdim. Ancak “Kanal F Medya” haberi bize bir gün sonra servis etti!

xx        xx        xx

23 Nisan kutlamalarından bir gün önceki “AK Parti İki Çıkarır Mı?” (22.04.2015) başlıklı yazıma da çok sayıda yorum geldi. Oğuz Turan da yorumda bulunmuş.

AK Parti İki Çıkarır Mı?” başlıklı yazımda, AK Partililerin ağzından AK Parti’nin handikaplarını sıralarken “Mevcut teşkilat ile seçim süreci yönetilemez”… demiştim.  Oğuz Turan bu konuda şunları yazmış:

Yukarıda sizin Ak parti içindeki serzenişleri dile getirdiğiniz görülmekte ise de, bu kesimlerin zaten Akpartinin seçim başarısından çok, parti içinde mevcut il yönetiminin başarısızlığını uman ve bu durum için hazırlanan kişiler olduğu malumdur. Mevcut teşkilat ile seçim süreci yürütülmez lafzını ifade edenlerin 13 yıllık süreçte Muğla ilinde ki Ak partinin gelişimindeki oy alamama gerçeğini de göz önüne alarak, kaç seçimde başarılı olduklarını değerlendirmeliler. Henüz 3-4 aylık ve seçim zamanına denk gelmiş bir teşkilata fatura kesme çabası boştur, maksatlıdır. İlginç olan da partili olanların partisinin başarısızlığını istemesi, dilemesidir.

Ben de aynı şeyleri söylemeye çalıştım. Eğer AK Parti 1 milletvekilinde kalırsa veya 2 milletvekili çıkarmayı başarıp oylarını arttıramaz ise bunun sorumlusu ne Hasan Özyer ne de mevcut il yönetimi olur… Sorumluyu önceki yönetimlerde aramak gerekir…

xx        xx        xx

22 Nisan tarihli yazıma yorum yapanlardan Arda Gül adındaki okurum da “Başkanlık sisteminde vekil birisi bakan olamaz” başlığı atıp şöyle demiş:

Muğla’dan özelde Fethiye’den Turizm Bakanı çıkacakmış bu da kim olabilir herkes biliyor. Ama absürt olan durum ise bakan çıkaracak olan parti, seçim beyanlarında 10 sayfalık yeri başkanlık sistemi ile kapladı. Başkanlık sisteminde vekil olan birisi, yani yasamadan birisi bakan olamıyor. Parti genel merkezi başka bişi diyor, Muğla Teşkilatı başka bişi diyor bu çelişkiyi gören yok mu yahu.

Bu konuya da AK Parti sözcüleri elbette bir açıklık getirirler.

Okur yorumlarına devam edeceğiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
İİBF / KKTC 25 Nisan 2015 / 04:04

Sayın Arda Gül’ün ifade ettiği “başkanlık sisteminde milletvekili bakan olamaz” konusu eğer doğru ise Hasan Özyer’in seçilmesi halinde bakan olmasına engel değil. Çünkü 7 hazirandan sonra hemen başkanlık sistemine geçilmeyecek sonuç olarak. Yasanın hazırlanması, devamında eğer Ak parti tek başına yasayı çıkarabilecek vekil sayısına ulaşamazsa referandum hazırlığı, referandumun sonuçlanması…yani en az 1 sene sonrası demek. Bu 1 sene de Kültür ve Turizm Bakanı olmadan yola devam edilmeyecektir heralde…Sayın Hasan Özyer eğer bakan olamazsa mecliste komisyon başkanlığı yapacağına şahsen kesin gözüyle bakıyorum.Çünkü 2 dönem vekillik yapmış başarılı bir siyasetçinin, kabinede yer alamaması durumunda komisyon başkanlığında tecrübelerinden faydalanılacaktır.Sayın Hasan Özyer’in geleceği makam ve mevkiyi biraz da Ak Partinin Muğlada alacağı oy belirleyecektir.Ak partinin Muğla da iktidar olma durumu halinde Hasan Özyer’in belli bir makama getirilmesi ile ödüllendirilecektir…
Chp’nin vaatleri konusunda ise Osman Gürün’ün yaptıkları ve parti genel merkezinin de Osman Gürün hakkında hiçbir eleştiri, yaptırım ya da basit bir açıklama bile yapmaması bakış açımı olumsuz etkilemiştir.Nasıl ki Sayın Kılıçdaroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Özhaseki’yi eleştirirken Sayın Erdoğan’a yüklenmeyi doğru kabul etmiş ise, bugün Osman Gürün’ün eleştirilen yanları hakkında bir açıklama yapması da zaruridir.Açık ve net bunu yapmayan genel başkanın inandırıcılığı da tartışılır!!!…

hadi akancak 25 Nisan 2015 / 10:01

Herkese iyi hafta sonları, başkanlık sistemine hemen 8 haziranda geçilmeyecek. Başkanlık sistemine geçişi kolaylaştıracak bir oy oranı ve buna orantılı milletvekili sayısını Ak Parti ulaşırsa başkanlığa geçişin alt yapısı hazırlanacak yasal düzenlemeler yapılacak 2019 seçimlerine yetiştirilecek. Arda Gül isimli yorumcu arkadaşın tepkisi yersizdir. Başkanlığa geçiş için önce Anayasa da değişiklik yapılacak. Başkanlık seçimlerine kadarda Hasan Özyer bal gibi bakan olur. Hiç bir engel yok. Ak Parti hükumet kuracak çoğunluğu elde ederse ve Muğla’da başarılı olursa Hasan Özyer turizm bakanı olur. Hasan Özyer’in işi zaten turizmcilik. Bu bakanlığıda başarıyla yapar. Muğla’mız Erman abiden bu yana bakanlık yüzü görmedi. Muğla’mız köşede kaldığından mıdır nedir bilinmez hep Türkiye’nin yönetiminden dışlandık. Muğla’mızın Ankara’da bir lobisi de yok. Yerel yöneticilerimiz ben merkezci, kollektif çalışmadan uzak. Yerel siyasetimiz sinerji yaratamıyor. Büyük Şehir olduk. Her ilçe ayrı hareket ediyor. Sonra “TBMM nin 95 yılında Muğla’mızdan bir kadın milletvekili gönderemedik” diyoruz. Seçilebilecek yerde Elvan Göçer var. Kadınlar çalışsınlar hemcinslerini göndersinler. Toplumun yarısı erkekse diğer yarısı da kadın. Kadınlar çocukları olan oğullarını etkilerler ise oy sayıları daha da artar. CHP Muğla 2. sıra adaylığını kontenjana ayırdı. Bir kadın aday ataması beklentisi boşa çıktı. Ama Muğla’da kadın aday için fırsat kaçmış değil. Elvan Göçer’in meclise gönderilmesi Hasan Özyer’inde bakanlığının garantisi demektir. Bildiğimiz kadarıyla Büyük Şehir Belediye Meclisinde de kadın üye yok. Hadi kırsal neyse de Bodrum,Datça,Marmaris,Fethiye gibi dünyaca ünlü turizm beldelerimizden CHP bir kadını çoğunlukta olduğu yerel meclise gönderemez miydi? Muğla’mızın sadece Yatağan ve Kavaklıdere ilçelerinin deniz kıyısı yok. Diğer ilçelerin hepsinin deniz sahili var. Ak Partili değilim. Elvan Göçer’ide tanımam. Ömrü hayatımda görmemişim. Sadece bir Muğla’lı olarak düşüncemi ifade etmeye çalıştım. Muğla’da bir yığın diğer yörelerin dernekleri var. Lobi yapıyorlar. Biz Muğla’lılar ne yapıyoruz? Karadenizliler Derneğinin “Hamsi Şöleninde” hamsi dağıtıyoruz. Yerli yabancı gibi bir düşünce bilmem, evrensel düşünen bir insanım. ama yerel değerlerimizi de sahip çıkmalıyız diye düşünüyorum. Saygılarımla…

reşat öztepe 25 Nisan 2015 / 17:49

Gocuman; Yukarıdaki “Okurlarınızın görüşü ve temennisi”ağırlıklı yazınızı okudum. Beğenmedim diyemem. Ancak; bırakın siz okurların iğneli sözlerine cevap vermeyi. Sizin Kent yzarı olduğunuzu ve hakikaten okur görüşleriile beslenen bir Duayen Yazarolduğunuzu herkes biliyor.HasanÖZYER Byefendi hem Muğlamız ve hemde Partimiz (Ak Parti) için kazanımdı. Dünkü yazınızda değindiğiniz CHP ikinci sıra adayı ile görüşlerinize de aynen katılıyorum.Kadın vurgunuzu da yüksek sesle destekliyorum. Baştan beri Kadın aday hakkında çok haklıydınız. Ak parti GenelMerkezi mu talebi çok iyi değerlendirdi. Elvan Hanımefendi de iyi çalışıyor. Muğlalı kadınlara çok işi düşüyor. Şimdiye kadar evde oy verirken Kadın Eşine (Kocasına) sorardı. Şİmdi de özellikle Muğla da 7 Haziran da Evdeki Eşler Kocalarını ikna etmeliler. sevgi ve saygı.