EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR « Hamle Gazetesi

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

Bu haber 03 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 971 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

>(Bu yazı 2000 yılında yazılmıştır. (Güncelliğini koruduğu için tekrarıdır)
Devleti teşkil eden kuruluşlar; Meclis, Cumhurbaşkanı ve Hükümet seçilerek gelir. Millet adına görevlidirler. Bir dönem sonra tekrar millete giderler, tekrar ya gelirler, ya gelmezler. Bunun adı Millet Egemenliğidir.
Bu seçimlerde kimler neden çok oy alırken, ötekiler az oy olarak hep muhalefet kalırlar. Ülkede yaşayan insanların ekseriyetini bir fikirde, azınlık olanların da başka fikirde olduğu bilinir.
Azınlık olanlar kendilerini Atatürkçü kabul ederler, ama hiçte alakaları yoktur. Her hareketleri ile Atatürk’ü dinsiz ve solcuymuş gibi onun adına, karşı taraftaki inançlı yüzde 80 çoğunluğa hakaret ederler. Onları küçük görürler.
Masum inançlılar daha ne gibi kullanılabilir bilemiyorum. Ömründe hiç camiye gelmeyen, hep inançlılara geri zekâlı aptallar diye hakaret edenin cenazesini camide saygı gösteren bunlardır. Namazını da kılarak caminin dışında bekleyen fikirdaşlarına teslim edenlerdir. Bu hep böyle devam eder gider. Bu sessiz çoğunluğa nasıl hakaret edebilecekse hepsi yapılır. Mesela Muğla’da Nazım Hikmet heykelini ve parkını yapan bir Belediye Başkanıdır. Onun şimdi bakımını da yapan diğeridir. Bu hareketi oy verenlerin hepsi hoş karşılıyor olamaz. Ordu mensuplarının da makul kabul edebileceğini inanmıyorum. Adalet mensupları, emniyet mensupları da bu kadar Atatürk fikir ve icraatına aykırılığı kabul edemezler. Buna nemelazım bana ne denilemez. Bu konu ile ilgili yazılanlara göz atalım.
Prof. İsmet Giritli
Nazım Hikmet ömrü boyunca Leninist görüş ve tezin sözcüsü ve şairi olmuştur. Zekeriya Sertelin de anılarında beyan ettiği gibi biçimde serbest Nazım. Özde ise devrimcilik, yani Komünist ihtilalciliğinden ibarettir.
Gürbüz Azak
Aşırı solcu, romancı, yazar, halta bir ara TİP’den Milletvekili seçilmiş ünlü yazar. Çetin Altan’ın Nazım Hikmet’in Rusya’ya kaçışı sonrası neler yazdığını biliyor muydunuz? Sayın Altan öylesine öfkeli ki Nazım için “karaktersiz” diyor. Daha daha “iradesiz, uşak, haysiyetsiz şerefsiz” diye bağırıyor. Yetmemiş “Canı Cehenneme!” hıncıyla feryatlanıyor.
Nazım Hikmet Harbiyeden atılmıştır. Suçu genç subaylara komünistlik ve ihtilal, yani rejim ve Atatürk düşmanlığı aşılamak. Elimde birçok doküman var. Atatürk’ün hiç tasvip etmediği tip idi.
O, beni Lenin yarattı, benim vatanım Moskova’dır, derken Atatürk, “Komünizm bir afettir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir” diyordu, Bu vecize Ankara’nın, ülkenin, meydan, park ve anıtlarına yazılmıştı.
Ankara’da Güven Parktaki bu vecizeyi Atatürkçüyüm diyen bir belediye başkanı sildirdi. Bu mu Atatürkçülük? Bu mu Laikliğiniz?
Mayıs 2000 Sayı 113 Aylık Dergi Diyanet’ten;
Ata’nın din hakkındaki görüşlerinden Pasajları okuyoruz.
Bir Milleti Millet yapan değerler vardır. O milletin geleceğini güven altına alabilmesi bu değerlere verdiği önemi ve bu değerlerin gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarılmasına bağlıdır. Söz konusu değerlerin en önemlilerinden biriside hiç şüphesiz ki dindir. Din, bir fert ve toplum gerçeğidir. Tarih ve Sosyal Bilimler bu gerçeği ispatlamıştır. Din bir fert ve toplum gerçeği olarak ortaya çıkınca ister örgün eğitimde olsun, isterse yaygın eğitimde olsun, din eğitimi ve öğretimi önem kazanmaktadır. Fert ve toplumun problemlerine akılcı çözümler getirmek gerekir. Gelişmiş ve sosyal devlet olmanın gereği de budur. Eğer devlet bu problemlere çareler bulmaz, fert ve toplumun dinden kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamazsa, fert, dolayısıyla toplum bu ihtiyaçlarını illegal yollardan karşılama çarelerini arar ve bulur. Biz istesek de istemesek de bu böyle olur.
Laik Devlet Dinlere karşı tarafsızdır. Ancak bu tarafsızlık dine karşı olma ve ilgisiz kalmak anlamına gelmemelidir.
Büyük Atatürk, “Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz Milletlerin devamına imkan yoktur”(10)
b) Milletimizin dindar olması ve dini asliyetine uygun olarak öğrenmesi gerekliğini, “Türk Milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum.” (11)
c) Dinin nereden ve nasıl öğrenileceğini, “Elbette her fert dinini, diyanetini öğrenecek bir yere muhtaçtır. Orası da mekteptir.”
d) Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamaz ve alamamıştır.
İşte Atatürk, işte yüzde 85 saf Atatürkçü ayaktadır. Dini hakir görenlerin, Nazım hayranı olanların Atatürk ile hiç alakası olamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.