Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir

Bu haber 13 Aralık 2017 - 23:20 'de eklendi ve 1.199 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

16 Ekim 2014 ta­rih­li ya­zım­dır.
Bu ni­yet­le ku­ru­lan Cum­hu­ri­ye­tin, ilk 27 yı­lın­da mil­le­tin ege­men­li­ği or­ta­da yok. 1946’da ilk de­ne­me baş­la­dı. 1950’de Mil­let ege­men­li­ği uy­gu­lan­dı. Ya­pı­lan seçim ile tek parti dö­ne­mi­ne son ve­ri­le­rek, 1950’den iti­ba­ren hep çok par­ti­li de­mok­ra­tik rejim uy­gu­lan­ma­sı ya­pıl­ma­ya ça­lı­şıl­dı. Uy­gu­la­nan Ana­ya­sa 24 Ana­ya­sa­sı idi. 27 sene bu ana­ya­sa­nın her ye­ri­ni çiğ­ne­yen­ler, 1960 yılı 27 Mayıs günü geri rüt­be­li su­bay­la­rı kış­kır­ta­rak ih­ti­lal yap­tı­lar. Mil­le­tin se­çe­rek ik­ti­dar et­ti­ği De­mok­rat Parti için ana­ya­sa­yı çiğ­ne­di di­ye­rek, par­ti­nin genç baş­ba­ka­nı­nı ve iki de­ğer­li ba­ka­nı­nı idam et­ti­ler.
Yeni ana­ya­sa yap­tı­lar, mil­le­tin se­çe­rek görev ver­di­ği mec­li­sin yet­ki­le­ri­ni iş­le­ri­ne gel­di­ği gibi bir­çok ku­ru­lu­şa mec­li­sin üs­tün­de yetki ile do­nat­tı­lar. Bun­lar­dan Ordu, Hukuk, Üni­ver­si­te mil­le­tin se­çe­rek ge­tir­di­ği Hü­kü­met­le­re nefes al­dır­ma­ya­cak kadar yet­ki­liy­di. Bunun tek se­be­bi mil­le­tin tek parti dö­ne­mi­nin gü­na­hı­nı ta­ma­men CHP’ye yük­le­miş ol­ma­sıy­dı. CHP ise inat­la her fır­sat­ta mil­le­tin her gö­rü­şü­ne ters ic­ra­at­la­rı uy­gu­la­ma­ya hep devam et­me­si­dir.
Özerk ku­ru­luş­lar hiç­bir zaman CHP’nin iz­nin­den çık­ma­dı­lar. Mil­let ço­ğun­lu­ğu­nun seç­ti­ği Mec­li­sin al­dı­ğı her hangi bir ka­nu­nu CHP mu­ha­lif ise hemen Ana­ya­sa Mah­ke­me­si­ne gi­di­yor ve şart­lar ne olur­sa olsun adı geçen kanun iptal edi­li­yor­du. En yük­sek mev­ki­le­re gelen Da­nış­tay Baş­ka­nı adli yılın açı­lış ko­nuş­ma­sın­da, “ALLAH’I İNSAN­LAR YA­RAT­TI” di­ye­rek, adeta Allah yok an­la­mın­da yap­tı­ğı ko­nuş­ma­yı din­le­yen CHP bü­yük­le­ri al­kış­lı­yor.
Oysa bu ülke in­sa­nı­nın yüzde 99’ u Müs­lü­man ol­du­ğu bi­lin­di­ği halde…
Ül­ke­de De­mok­rat Parti, Ada­let Par­ti­si, Ana­va­tan Par­ti­si Müs­lü­man ço­ğun­lu­ğun oy­la­rı ile ik­ti­dar ol­muş­lar­dır. 1995 se­çi­min­de İsla­mi­yet’i açık­ça sa­vu­nan Er­ba­kan’ın par­ti­si en çok oyu almış ol­du­ğu için Baş­ba­kan tayin edil­me­si ge­re­ki­yor­du. Ancak, diğer par­ti­ler Er­ba­kan’a ortak ol­mak­tan çe­ki­ni­yor­du. Çünkü asker ke­si­mi dine yat­kın bir par­ti­nin ik­ti­dar ol­ma­sı­nı is­te­mi­yor­du. İşte o sı­ra­da 28 Şubat 1997 as­lın­da ih­ti­lal ama yö­ne­ti­mi geri per­de­den emir ile he­def­le­ri­ne var­dı­lar. 28 Şubat’ta bin­ler­ce subay iba­det edi­yor diye, ha­nı­mı ba­şör­tü­sü kul­la­nı­yor diye, sol gö­rüş­lü değil diye or­du­dan atıl­mış­tır. Hü­kü­met or­du­nun emri ile Mesut Yıl­maz Ana­va­tan adına ik­ti­dar edil­di. Ece­vit yar­dım­cı­sı idi. CHP li­de­ri Deniz Bay­kal ker­hen emir üze­ri­ne hü­kü­me­te des­tek oldu. 99 se­çi­min­de CHP ba­ra­jı aşa­ma­dı ve Mec­lis­te yoktu.
1999 yılı ya­pı­lan seçim ne­ti­ce­si sı­kın­tı yoktu. Çünkü as­ke­rin is­te­di­ği Ece­vit bi­rin­ci parti ol­muş­tu. Ece­vit Baş­ba­kan oldu, Mesut Yıl­maz sı­kın­tı­sız ortak oldu yet­me­di. İkinci parti olan Bah­çe­li ne oldu da Ece­vit’in par­ti­si­ne or­tak­lı­ğa evet dedi. Hala ka­pa­lı kutu gi­biy­ken Er­ge­ne­kon sa­nık­la­rın­dan mil­let­ve­ki­li se­çin­ce an­la­şıl­dı. As­ke­rin yet­ki­le­ri­nin hep aynen kal­ma­sı için ça­lış­mış­tır.
2002 se­çi­mi­ne ge­li­nir­ken bütün ül­ke­nin ter­cih ede­ce­ği tek parti yok gi­biy­di. Nasıl ol­duy­sa bir­den büyük bir gü­rül­tü ile ku­ru­lan yeni bir parti mil­le­te cazip ge­li­yor­du. Ancak lider ola­cak ki­şi­yi ta­nı­mak is­ti­yor­du. Oysa ara­nan lider ol­du­ğu­nu kısa sü­re­de mil­le­te kabul et­tir­di. Ancak, Asker ve Hukuk, sol basın şid­det­le karşı çı­kı­yor­lar­dı. As­lın­da on­la­rın bu hali ile Mil­let ke­net­len­di. 3 Kasım 2002 se­çi­min­de san­dık­tan güçlü bir ik­ti­dar çı­kı­yor­du. Ama ba­şı­na ne­le­rin ge­le­ce­ği biz­ler­ce tah­min edi­li­yor­du. Hep bir­den dua edi­yor­duk. Allah’ım onu koru Mil­le­ti­mi­ze ba­ğış­la di­yor­duk. Allah’ım onu ko­ru­du. Hala da ko­ru­yor. Her yön­den baskı uy­gu­la­nı­yor­du. Cum­hur­baş­ka­nı da yı­kı­cı ekip­ten­di. Ak Parti’yi ka­pat­mak is­te­di­ler, Mec­li­si top­lat­ma­dı­lar, sol basın ve CHP ona birde MHP ka­tı­lın­ca mu­ci­ze bek­ler­ken, pi­ya­sa­ya bir pa­şa­nın not def­te­ri ya­yı­nı sa­rı­ver­di. Deniz kuv­vet­le­ri ko­mu­ta­nı gün­lük tut­muş; İhti­lal için her şey hazır yal­nız emir bek­le­ni­yor halde iken, ya­zı­lan sır­la­rın araş­tır­ma­sı ya­pıl­dı. Çok doğru ya­zıl­mış ve ne ya­zıl­mış­sa aynen çı­kı­yor da. Ancak; Mah­ke­me hâ­kim­le­ri suç­lu­la­rı ko­ru­du­ğu son­ra­dan an­la­şı­lı­yor­du. Me­ğer­se hâ­kim­le­rin önem­li yer­ler­de­ki yet­ki­li­le­rin yı­kı­cı ekip­ten ol­du­ğu HSYK se­çi­min­de or­ta­ya çıktı.
HÂKİMLER VE SAV­CI­LAR
YÜK­SEK KU­RU­LU SEÇİMİ
12 Ekim günü bütün ül­ke­de­ki hâkim ve sav­cı­lar oy kul­lan­dı. Kendi yö­ne­ti­ci­le­ri­ni ken­di­le­ri seç­ti­ler. Ne­ti­ce ola­rak, Er­ge­ne­kon mah­ke­me­si­nin hâ­kim­le­ri sav­cı­la­rı, Gezi ola­yı­nı yar­gı­la­yan­lar, 15 ve 17 Ara­lık ola­yı­na bu­la­şan hâkim ve sav­cı­lar, Er­ge­ne­kon suç­lu­la­rı­na dı­şa­rı­dan mah­ke­me ka­ra­rı ve­ren­ler, geç­miş­te dik­kat çeken olay­lar­da taraf tu­tan­lar se­çim­de elen­di­ler. Şimdi gö­rül­dü ki, hepsi 100 ki­şi­yi geç­me­yen hı­ya­net çe­te­si, bütün teş­ki­la­tı tem­sil değil. As­ker­ler için de, Hâkim ve Sav­cı­lar için de ay­nı­sı oldu. Ülke kendi hâ­ki­mi­ni ve as­ke­ri­ni seçti.
DE­MOK­RATİK HUKUK
DEV­LETİ OLDUK MU?
De­mok­ra­tik Hukuk Dev­le­ti olmak için, hiç­bir parti Va­ta­nı aley­hi­ne düş­ma­na Jur­nal ya­pa­maz.
De­mok­ra­tik Hukuk Dev­le­ti­ni ya­şat­mak için Ül­ke­de basın so­rum­lu olmak zo­run­da­dır. Okul­lar va­tan­per­ver genç­lik ye­tiş­ti­recek, Ül­ke­de kim­ler ırk­çı­lık ya­pı­yor­sa, kim­ler bi­ri­le­ri­nin iba­det et­me­si­ne alay eder­se aynen sokak ya­kan­lar ile aynı suçu iş­le­miş sa­yıl­ma­lı­dır, sa­yı­la­cak­tır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Özden Ahmet Akgüç 14 Aralık 2017 / 10:19

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Başbakan ve iki Bakanı idam edildi diye, büyü bir gerçeği gölgede bırakıyoruz. 27 mayıs darbesinden sonra TC Genel Kurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un apoletleri söküldü, er konumuna getirildi ve idam ile yargılandı. Rüştü Erdelhun’un 250 üst düzey arkadaşı da ordudan uzaklaştırıldı. Türk Ordusu altın tepsi içinde ABD ye teslim edildi. Böylelikle 29 ekim 1923 de kurulan TC i 27 mayıs 1960 da yıkılmış oldu. 27 mayıs 1960 dan 15 temmuz 2016 arasındaki TC , sözde bir Cumhuriyetti. Sözde TC, ABD nin güdümünde idi. Tıpkı bir Manda idaresi gibi. Yeni yeni kendimize geliyoruz. Çok iyi de oluyor.