EFSANENİN ÇÖKÜŞÜNÜ GÖRMEK(*)

Bu haber 02 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 869 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

David F.Ramatı’nın “Başarılı Reklamın Sırları” adlı kitabında yüzde yüz katıldığım bir görüşü var; “yeni bir müşteri kazanmanın maliyeti her zaman eski müşteriyi elde tutmaktan daha pahalıdır.”  
Bu söz, Bodrum’un geleceğine umutla bakmak isteyenler ve Bodrum’un değişim rüzgarlarını yüzümüzde hoş bir tebessüme dönüştürmek isteyenler için bir anlam ifade edebilir.
Öncelikle belirtmeliyim ki bazı saplantılarımızı düzeltmek zorundayız. “Başka Bodrum yok, turist mecburen gelecek, kazıkladığımız yanımıza kar kalır. Turizmcilik bir sezonda köşeyi dönmektir” gibi kuruntuları terk etmenin zamanı geldi ve geçiyor.
Unutulmasın ki, turizmci bindiği dalı keserken hem kendinin düşeceğini hem de geleceğimizi karartacağını bilmek zorundadır. Dünya coğrafyasında tatil yapacak, turizmciliği bilinçli yapan, doğa ve tarihle barışık o kadar çok alternatif yerler var ki, kendimizi hiçbir zaman bulunmaz Bursa kumaşı sanmayalım.
Eğer biz turizm oyununu kuralına göre oynamamakta direnirsek turist başka Bodrum’lar bulmakta gecikmeyecektir.
Mevlana’nın dediği gibi geçmişi bir yana bırakıp, yeni şeyler söylemek, geleceği görmek istiyorsak A’dan Z’ye sil baştan Bodrum’un tüm sorunları teker teker masaya yatırılmalı, somut orijinal ve uygulanabilir tedbirler alınmalıdır. Ama göz ardı edilmemesi gereken ön koşul; kitlesel bilinçlenme, milli şuur ve ülke sevgisidir. Bu meziyetler de ancak kalıcı, köklü ve bilimsel bir eğitimle yaşatılabilir.
Acaba temizlikten tuvalete, çevreden doğaya, ticaretten iletişime ve toplum psikolojisine kadar insanlarımıza hangi eğitimi verdik ki, vermeden isteme hakkını hangi hakla kendimizde buluyoruz?
Turistin hanutçuluk ve diğer yöntemlerle taciz edilmesi, sokakların hali, çöpler, tuvaletler, trafik, çevre, ticari yozlaşma ve alt yapı sorunlarımız acaba hangi eğitim sisteminin ürünüdür?
Sakın ola sezon bitti yapacak bir şey kalmadı demeyin. Asıl sezon şimdi başlıyor. Zaman, Bodrum için yeni şeyler yapma zamanıdır. Amirinden memuruna, polisinden zabıtasına, garsonundan tezgahtarına, temizlikçisinden şoförüne kadar en büyük ihtiyacımız; öncelikle ve kesinlikle eğitim ve turizm bilincidir.
Bu nedenle;
– Acil turizm eğitim programları ve proje çalışma grupları oluşturulmalıdır. Yılda bir defa yapılan turizm koordinasyon toplantılarıyla ancak kendimiz kandırabiliriz. Bu iş, bilimsel ve akademik tez konusudur, ciddiyet ve süreklilik ister. Bunun için Muğla Üniversitesi burnumuzun dibinde.yararlanamıyorsak ben ne yapayım?
2- En azından şimdiden duyarlı nesiller yetiştirmek ve bilinçli turizmciliği toplumun tüm katmanlarına yaymak için tüm okullarımızda ödüllü resim, kompozisyon, hikaye, şiir ve fotoğraf yarışmaları organize ederek işin ciddiyetini çocuklarımıza hissettirmek zorundayız. Aksi takdirde turizmin hayatımızın ve Bodrum ekonomisinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlatamayız.
3- Gözden kaçan püf noktalarını yeniden yakalamak için ilgili ve duyarlı herkese ve her kuruma açık “Daha Güzel Bodrum ve Sürdürülebilir Turizm” konularında proje yarışmaları tertip edilmelidir.
 
Gözümüze takılanlar şimdilik bunlar. Eğer duyarsızlık devam eder ve Bodrum efsanesinin çöküşüne göz yumarsak yeni nesillere bunun hesabını veremeyiz.
Hoşça kalın.
>(*) Bu yazı 12 yıl önce, 5 Ekim 2000 tarihinde HAMLE Gazetesinde yayınlanmıştır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.