EDEBİYATTA ESTETİK SEZGİYİ KONUŞMAK

Bu haber 07 Mayıs 2013 - 0:03 'de eklendi ve 1.445 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Demek ki isteyince ve iyi bir ekiple çalışılınca, güzel şeyler yapılabiliyormuş. Hani derler ya, “Un var, şeker var, su var ama helva yapan yok.” diye… İşte geçen hafta, Metinbilim Enstitüsü Derneği, unu, şekeri ve suyu bir araya getirdi ve tadından yenmeyecek bir helva yaptı.
Beşir Ayvazoğlu, Metinbilim Enstitüsü Derneği ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü’nün işbirliğiyle gerçekleştirilen konferansta “Edebiyat Metinlerinde Estetik Sezgi” konusunu anlattı.
Aşk Estetiği ve İslam Estetiği ve İnsan adlı kitaplarıyla dikkati çeken yazar Beşir Ayvazoğlu, klasik kültüre dair estetik yorumlarıyla biliniyor. Şiirlerinde geleneksel ses ve imge kurgulamasını modernite ile birleştiren Beşir Ayvazoğlu edebiyat, mimarî, musiki, resim gibi alanlardaki estetik yaklaşım ve yorumlarıyla, klasik kültürün anlaşılmasında etkili aydınlardan birisi.
“Edebiyat metinlerinde estetik sezgi” ifadesinde üç önemli olgu bir aradadır: edebiyat, sezgi ve estetik. Beşir Yavazoğlu konferansında önce sezgi üzerinde durdu. Estetik sezgi meselesinin edebiyat ve felsefenin ortak alanına girdiğini belirten Ayvazoğlu, bu konuda edebiyat ve felsefe ile uğraşanların ortak bir çalışmayla sağlıklı sonuçlara ulaşacağını belirtti. Sezginin zihin ve akıl yürütmenin aşıldığı noktada ortaya çıkan saf zekâ olduğunu ifade eden Ayvazoğlu, derûnî bilginin metodu olarak realitenin reddi ile ortaya çıkan sezginin, realiteyi toptan reddetmediğini, olandan olması gerekene yönelişi ifade ettiğinin belirtti.
Beşir Ayvazoğlu, başta Mevlânâ olmak üzere Bergson, Croce, Yahya Kemal gibi pek çok sûfî, düşünür ve şâirin “sezgi” meselesi ile ilişkilendirilebilecek yaklaşımlarından örnekler verdi ve mistiklerin bilgi metodu olarak kullandıkları “keşf” ve ilhâm”ın sanatkârlarda “sezgi” olarak karşımıza çıktığını dile getirdi.
Sanatta orijinalitenin sırrı, şartı ve kaynağının sezgi olduğunu belirten yazar: “Eşyânın rûhuna nüfûz edemiyorsanız bir sanatın teknik imkânlarını ne kadar kullansanız da taklitten öte geçemezsiniz.” diyerek bu noktada görünenden hareketle görünmeyene ulaşmanın, kalbinizle eşyânın rûhuna nüfûz etmenin gereğine ve önemine dikkat çeken Ayvazoğlu, sembolistler başta olmak üzere Batıda da sezgiyi kullanan pek çok yazar olduğunu söyledi.
Beşir Ayvazoğlu, Bergson felsefesinin Batı’da Marcel Proust gibi pek çok yazarı etkilediğini, Türk edebiyatında da mütareke yıllarında Bergson felsefesine ciddi bir yöneliş olduğuna dikkat çekti. Bütün büyük sanatkârların sezgi gücünün yüksek olduğunu belirten Ayvazoğlu, Yahya Kemal’in şiirde aradığı “derûnî ahenk”in de estetik sezgi olarak düşünülebileceğini belirterek klâsik Türk şiirinden bazı beyitlerinden örneklerle düşüncesini destekledi.
Öğrencilerimiz ve dinleyenler, Beşir Ayvazoğlu’nun birikiminden 2 saate kadar istifade ettiler ama metinbilimciler, bir buçuk gün boyunca onunla beraber olmanın ve ürettiiklerini paylaşmanın zevkini yaşadılar.
Muğla, nitelikli ve güzel şeylere layıktır ve Metinbilim Enstitüsü Derneği de bunu gerçekleştirme yolunda güçlü bir şekilde ilerliyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.