Düşündürücü Sessizlik

Bu haber 11 Mart 2014 - 19:27 'de eklendi ve 638 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER 

Şunun şurasında 30 Mart tarihinde yapılacak Yerel Yönetim Seçimlerine ne kaldı ki!

Neresinden baksanız da 20 gün.

Buna karşın bir önemli ayrıntı dikkatlerden kaçmıyor.

Bu defa bir sessizlik hakim.

Üstelik düşündürücü!

Sanki fırtına öncesinin sessizliği var.

Siz bakmayın CHP, AKP ve MHP genel başkanların TV ekranlarına yansıyan, dozajı aşan konuşmalarına.

Peki vatandaş nerede?

Bundan önceki seçimlerden olduğu gibi her parti taraftarının seçimlere yönelik olarak hareketlendiği gözleniyor mu?

Nerede olursa olsun, partililerin ateşli tartışmalarına şahit oluyor muyuz?

Elbette, aynı seçimlere yönelik olarak hiç konuşulmuyor değil.

Ne var ki, bundan önceki yıllarda ufukta bir seçimin olacağı açıkça görülürdü.

Şimdi ise vatandaş bir köşede, ya sessizce bir yorum getiriyor.

Veya hiç sesini çıkarmadan gelişmeleri izliyor.

Pek çok senelerde şahit olduğumuz gibi ne uzun boylu tartışmalar yapılıyor.

Ne de, her kim olursa olsun kendi çapında görüş belirtiyor.

Dolayısıyla pek çoğunun yaptığı, sessizce gelişmeleri izlemek.

***

Hal böyle olunca zihinlere birçok soru takılıyor.

Acaba halk, genel başkanların birbirlerine, bugüne kadar pek gözlenmeyen çizmeyi aşan konuşmaları karşısında donup kalıyorlar mı?

Bu yüzden küçük dillerini yuttukları için mi, sessizliğe gömüldüler?

Kim ne derse desin, parti başkanlarının hiç yakışık almayan konuşmaları, onların bir kenara çekilmesine neden olmaktadır.

Bunun üzerine deseler ki, genel başkanların sürdürdüğü bu politikalar karşısında söyleyecek sözümüz yok.

Yadırgamak olası değil.

***

Halkın bu defa seçimlere yönelik olarak daha sakin tutum ve davranış içerisine girmesinin bir başka nedeni;

“Ulusal ve yerel bazda yayın yapan medya organlarının etkisi.”

Bugün en ücra yerleşim biriminde bile bir yayın organı mevcut olduğu için vatandaşımız, gelişmeleri günü gününe takip etmektedir.

Dolayısıyla az veya çok bilgi sahibi.

Önceden bu tür yayın organları pek olmadığı için kulak dolgunluğuyla kendisine göre yorum getirmeye çalışırdı.

Dedim ya günümüzde pek çok kanaldan edindiği bilgiler üzerine, neyin ne olduğunu kestirebilmektedir.

Artık kül yutmamaktadırlar.

***

Ortalığın sessizliğe bürünmesinde etkin olan bir başka neden, bu tür seçim propagandalarına yer olmaması gerektiği inancıdır.

Nasıl ki gelişen ülkelerde, bizdeki benzeri seçim öncesi tantanaları olmuyor.

Sadece, televizyon ekranlarına çıkan adayların konuşmalarını dinlemekle yetiniyorlar.

Yavaş yavaş bizde de böyle olmalı düşüncesiyle, kendilerini kargaşa içerisine atmıyorlar.

Bütün bunlardan çıkan sonuç, seçmenin daha bir bilinçlendiğidir.

Elbette, fanatik yapıda olan parti tarafları yine meydanlarda boy göstermektedir.

Yanı sıra, özellikle genel başkanların illerde gerçekleştirdiği mitinglere bir defa olsun gitmeliyim eğilimdeler.

Nitekim gidiyorlar da.

Ama gün gelecek, meydanları arşınlayan seçim çalışmaları yerini, adayların medya organlarındaki konuşmalarına bırakacaktır.

Çok değil yakın bir süreçte, bizde de batılı ülkelerdeki gibi seçimler gerçekleştirileceğini tanık olacağız.

Üstelik bu eğilimin her bakımdan daha yerinde olacağında şüphe yok.

Böylelikle hem partilerin tahminlerin üzerinde para harcamalarının önüne geçilecek.

Yanı sıra çevre kirlenmesinin önü alınacaktır.

Her kim olursa olsun bu tür seçim çalışmalarını tasvip edeceğine göre ümit ediyoruz ki yakın süreçte bu yola girilmiş olur.

***

Bu süreç içerisinde gözlerden kaçmayan önemli bir husus, liderlerin seçim meydanlarında birbirlerine hiçte yakışık almayan göndermeleri.

Elbette seçimlerin doğası gereği liderler, daha avantajlı olabilmek adına etkili konuşmalar yapacaktır.

Bu durum dünyanın her ülkesinde değişmez.

Ne var ki, bizde olduğu gibi parti başkanlarının belden aşağı vurmaları yoktur.

Ya bizde?

Bir taraftan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, diğer yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

Benim neyim eksik diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ağzını açıp gözlerini yumarak Allah ne verdiyse, söylemekten geri kalmıyorlar.

Üstelik çoğu belden aşağı.

Kim ne derse desin bu üslup, kesinlikle tasvip gören kelamlar olmaktan uzaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.