Düşmanlık Sürüp Gidecek Mi?

Bu haber 08 Nisan 2014 - 19:59 'de eklendi ve 938 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Geçtiğimiz Pazar günü Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan Süper Lig müsabakasında yaşanan arbede, sürüp gideceğe benziyor.

Dolayısıyla, her iki taraftan bir bilenler devreye girmezse, olaylar devam edip gideceği için, bundan kulüpler kadar Türk futbolunun da zarar göreceği kaçınılmazdır.

Hiç kimse aksini iddia edemez.

Müsabakayı bizzat yerinde seyredenler, yanı sıra televizyonlardan izleyenler kadar gece spor programlarındaki görüntüler üzerine söylenecek pek fazla söz yok.

Olamaz.

Bir futbol müsabakasında hakem tarafından 16 sarı kart ve 2 kırmızı kart gösterilmesi, bunun en çarpıcı örneği.

Zaten bu haliyle, futbol tarihinde en fazla kart gösterilen müsabaka olarak çoktan yerini aldı.

Yetmezmiş gibi, ülkemiz yayın organları dışında dünya medyası ilk haber olarak Galatasaray-Fenerbahçe maçının görüntülerini vermişse, başkaca söylenecek söz olduğunu sanmıyorum.

***

Bu arada, aynı takımlar arasındaki müsabakanın, dünya kulüpleri arasında en riskli maçlardan olması da meselenin bir başka boyutu.

Oysa, tüm dünyanın dikkatini çeken bir müsabakada, ortada seyir zevki yüksek, seyirciyi hop oturtup kaldıran maç olmasını isterdik.

O takdirde dünyanın gözü, bu haliyle Türkiye üzerine çevrilirdi.

Ama olmadı.

Bir taraftan hakemin yetersiz otoritesi, diğer yandan bazı futbolcuların haddini aşan hareketleri, derby müsabakasının arenaya dönüşmesine neden oldu.

***

Peki Galatasaray-Fenerbahçe arasında oynanan müsabaka neden bu hale geldi?

Maçın bu hale gelmesinde başrolde hakem mi vardı?

Yoksa, her iki takımdan bazı oyuncular müsabakayı çığırından mı çıkardı?

Bir kere hakemin hatası olmadığını söylemek mümkün değil.

Eğer hakem, henüz maçın başlarında gereksiz hareketlerde bulunan oyuncuları daha kararlı bir şekilde uyarsaydı.

Özellikle müsabaka üzerinde olumsuz etki yaratan oyunculardan başta Emre ve Melo olmak üzere Volkan, Sneijder, Caner, Veysel, Alves, Gökhan’ın daha dikkatli olmaları yönünde kesin tavrını ortaya koysaydı.

Ne bu denli oyuncu müsabakadan men edilir.

Ne de maç çığırından çıkardı.

Kim ne derse desin iki takım arasındaki maçın bu hale gelmesinde hakem başrolü oynamış.

Bazı oyuncular da fitili ateşlemiştir.

Hal böyle olunca ortaya, üzerinde çok uzun süre konuşulacak bir müsabaka çıkmış oldu.

***

Aslında aynı maç için geçerli olan önemli bazı ayrıntılar daha vardı.

Bir kere, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın şike soruşturması sürecinde Galatasaray’ın duyarsız kaldığı yaklaşımı, zaten var olan çekişmeyi daha bir ateşlemiştir.

Yanı sıra sarı-kırmızılı kulüp başkanı Ünal Aysal’ın aynı ithamlara verdiği karşılık.

Başkanların söz düellosu yetmezmiş gibi her iki kulüpten bazı yöneticilerin ateşin üzerine körükle gitmesi, aradaki mesafeyi daha da açmıştır.

Tabi bu durumdan her iki takım oyuncularının etkilenmediğini söylemek mümkün değil.

Onların da ne denli gergin oldukları, aynı müsabakada fazlasıyla kendini gösterdi.

Bir yerde düşman kardeşlerden farksızdılar.

***

Bu arada, acaba diyorum!

2 takım arasındaki puan farkı, daha az olsaydı?

Aynı müsabaka şampiyonluğu etkileyecek maç olsaydı, ne olurdu?

Şahsen, neler olabileceğini düşünmek dahi istemiyorum.

Kaldı ki, Fenerbahçe’nin büyük oranda şampiyonluğu garantilemesine karşın ortaya böylesine istenmeyen bir tablonun çıkması, çok şeyleri anlatıyor.  

Bu durumda, zihinlerde yer eden bir soru var.

2 güzide kulüp arasındaki gerginlik sürüp gidecek mi?

Bunun önünü birileri alamaz mı?

Elbette meseleye fanatikçe yaklaşanlar dışında herkesin arzusu başkası değil.

Bu böyle sürüp gidemez.

Gitmemeli.

Aradaki buzlar erisin beklentisi var.

Olsa da ne yazık ki bir konsensüs sağlanmazsa, yakın zamanda gerginliğin ortadan kalkacağı gözlenmiyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.