DP’li Adaydan Kilise Sözü

Bu haber 10 Mart 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.281 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Nereden baksanız 30 yıldır turizm yapıyoruz. Zaman içinde yazdan yaza tatile gelmekle yetinmeyip Marmaris’te, Bodrum’da, Dalyan’da, Fethiye Ovacık’ta, Akyaka’da, Gökova’da yerleşip kalanlar olmuş.

Ama Muğla’da bir tek kilise yok…

O yerleşip kalanların içinde 30 Mart’ta oy verecek olanlar da var!

İlginçtir bunun farkına varan bir tek belediye başkanı adayı çıktı. O da Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olmadı. Onlarda ufuk yok…

DP (Demokrat Parti) Marmaris Belediye Başkanı Adayı Mustafa Karacan…

Kilise yokluğunu mu, yerleşik yabancıların oylarını mı fark etti bilmiyoruz, ama Karacan’ı kutluyoruz.

xx        xx        xx

Onca yıldır Muğla’da ilçe belediyelerinin büyük bölümünü sosyal demokrat belediye başkanları yönetiyor. Onlar bırakın kilise eksikliğini “Cem Evi” eksikliğinin bile farkında olmadılar!

O eksikliği gidermek için kolları sıvayan ilk belediye başkanı ilginçtir Bodrum’un MHP’li Konacık Belediye Başkanı Mehmet Tosun oldu. Konacık’ta Cem Evi temeli geçen yıl atıldı. Ardından yine MHP’li Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı ikinci adımı attı. Cem Evi projesi hazır… İlgili bakanlıktan İmar Planı değişikliği onayı bekleniyor.

Behçet Saatçı 30 Mart seçimine DP’den Belediye Başkanı Adayı olarak katılıyor. Eğer seçilirse aynı bahçede cami ve cem evi projesinin temelini atar… Kim bilir belki şu anda Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz’ın yetki alanındaki Ovacık’ta kilise olmasa da bir şapel temeli atıverir… (!)

Seçimi CHP Adayı Keramettin Yılmaz kazanırsa Başkan Saatçı’nın projesine sahip çıkar mı bilmiyoruz…

xx        xx        xx

Yıllar önce Belediye Başkanı Osman Gürün ile Yunanistan’a gitmiştik. Atina’nın göbeğinde Nikita Mahallesi’nde bir “Muğlalılar Caddesi” olduğunu ve bu caddenin bir üstündeki caddede yer alan kilisenin mübadelede Muğla’da gidenlerin beraberlerinde götürdükleri ikonaya atfen burada kurdukları kiliseye “Asaryani Kilisesi” adını verildiklerini öğrenmiştik.

Muğla il merkezi Menteşe’de geçmişte iki kilise bulunduğunu ve onlardan birinin adının “Asaryani” olduğunu biliyoruz. Muğla geçte olsa tarihi yapılarını hayata kavuşturmaya başladı. Ama nedense o kiliseyi hayata döndürmek kimsenin aklına gelmedi.

Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün şimdi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya hazırlanıyor.

Doğrusu, Büyükşehir Adayı Osman Gürün’ün “Büyükşehir Projeleri”nin arasında Asaryani de yer alır diye beklemedim değil!

Başta Marmaris olmak üzere kıyılarımızda “yerleşik” hale gelen yabancıların her Pazar Muğla’ya geldiklerini, ayinden çıkıp çarşı pazar dolaşıp alış veriş yaptıklarını düşünebiliyor musunuz?

xx        xx        xx

Tabi bu işler vizyon ve misyon meselesi…

Marmaris’te yaşayan Sinemacı-Yazar Umur Özlüer işte o vizyon sahibi kişilerden. Ama bu topraklar Umur Özlüer gibi kimlikleri bırakın belediye başkanı yapmayı, belediye meclis üyesi bile yapmaz ki…

Kendisi yıllardır Marmaris’te “Dinler Bahçesi” der durur. Doğrusu Özlüer’e meclis üyesi adaylığı teklif eden parti, belediye başkanı adayı oldu mu çok merak ediyorum…

xx        xx        xx

Muğla’da Osman Gürün’ün aklına gelmeyen Marmaris’te Ali Acar’ın aklına geldi demeyi çok isterdim, ama…

Aklına gelmesine bile gerek yoktu. Umur Özlüer orada feryat ederken…

Dedik ya bu işler biraz vizyon meselesi…

Marmaris’ten o vizyona sahip bir siyasetçi çıktı. Mustafa KaracanMarmaris’teki yabancılar AK Parti’den istifa edip Demokrat Parti’den (DP) Belediye Başkanı Adayı olan Karacan’ın aklına gelmiş.

xx        xx        xx

Marmaris’in Demokrat Partili (DP) Belediye Başkanı Adayı Mustafa Karacan, 30 Mart’ta oy kullanacak yerleşik yabancılara kilise sözü vermiş.

Böylelikle bir ibadet yeri vaadi Türkiye’de ilk kez Marmaris’te seçim malzemesi olmuş oldu.

Karacan’ı tanırım. Bir ibadet mekanını seçim malzemesi yapacak adam değildir.

Nitekim Karacan’ın Marmaris’teki yerleşik yabancılarla bir araya geldiğinde, o yabancı hemşerilerimiz kilise talebinde bulunmuşlar.

Demek ki Marmaris Belediyesi’nden bu konuda umudu kesmişler, kendilerinden oy talebinde bulunmaya gelen bir adaydan istemek zorunda kalmışlar…

Karacan iyi ki o yabancıların da seçmen olduğunun farkına varmış!

xx        xx        xx

DP Belediye Başkanı Adayı Mustafa Karacan kilise sözünü yerine getirebilir mi? Seçilirse getirir… Buna engel yok. Üstelik yeri göstersin, yabancı uyruklu hemşerileri ibadethanelerini kendileri bile yapar. AB fonlarından bile yararlanılabilir.

Karacan’ı arayıp, “Kilise güzel de, Marmaris’te Aleviler de var.” dedim. Yanıtı kısa ve öz oldu:
Marmaris’te elbette önemli bir Alevi nüfusumuz da var. Onlarda ihmal edildiler.  İbadet mekanı seçim vaadi olmamalı. Hoş değil. Alevi kardeşlerimizin talepleri olursa başta Cem Evi olmak üzere her türlü sorunlarına ortak çözüm ararız. Seçilmemiz halinde Cem Evi de yaparız. Neden yapmayalım.

xx        xx        xx

Muğla’nın sosyal demokratların kalesi olduğu söylenir. Ülke turizm gelirlerinin neredeyse dörtte birini karşılayan Muğla’da bu güne kadar bir kilisenin yapılmamış olması, o sosyal demokrat belediye başkanları tarafından Cem Evi düşünülmemiş olması üzücü…

Bu ibadethanelerin MHP’li, DP’li Belediye Başkanı ve Adayları tarafından düşünülmüş olması da düşündürücü…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ömer KAVAS 10 Mart 2014 / 04:00

Vay Özcan, Yıllar önce Yunanistan’a gitmiştin HAAAAA,
Bak bunu bilmiyordum.
Sen Atina’ya da gitmiştin HAAAAA,
Kimle, Kimlerle….!!!!!????
Şaşırdım. (Yıllar öncesini biliyoruz tabii ki, Muğla’ya yapılan güzelliklerin arkasında Okanların, Senin payın olduğunu da biliyoruz herhalde.)
Onun için, İnsanlar bir gün ıssız bir köşeye giderek, geçmişte yaptıklarını şöyle bir değerlendirmelerinde yarar var sanırım.
Kişiler bunu yılda bir yapmalı.
Hatta yanlarına hiçbir iletişim aracı almadan bunu yapmalılar, kendilerini tepeden aşağıya bir değerlendirmeliler diye düşünüyorum en azından.
Bu değerlendirme o kadar kolay değil yalnız.
Değerlendirme yapacaksın ki, sonra tekrar benzer hataları yapmamaya çalışacaksın.
En zor konudur, insanın kendini sorgulaması…
KONUYU SENİN ÜZERİNDEN GİRİŞ YAPARAK YAZDIM, AMA ANLATMAK İSTEDİĞİM SEN DEĞİLSİN TABİİ Kİ.
—–……..—–
Tam 12 Eylül 1980 sonrası Ekim ayında İTÜ Mimarlık Fakültesine öğrenci olarak gittim.
Bir süre ne olduğunu anlamadan okula gittim geldim.
Sonra birileriyle tanışmaya başladık.
Tabii ki bu kişilerin arasında, koltuğunda kitap defter olan ama öğrenci olmayan kişiler de vardı.
Biz onları biliyorduk, onlar da bizi.
Ama bizim esas sorunumuz onlar değildi, yanımızdaki kişilerdi.
O zaman yaklaşık 750 öğrencisi olan Fakültede 45 kişilik bir siyasi grubumuz vardı.
O yılları iyi bilirsiniz, 6-7 büyük siyasi grup arasında 2. Büyüklükteydik.
Grubu bir arada tutmakta zorluk çekmeye başladık.
Yılgınlar,
Korkaklar, ….. ….. VS,
Nasıl yan çizeriz de, grubun dışında kalırız hesapları yapmaya başladılar.
Bir gün bir öneride bulundum.
“…Herkes kendini anlatan, bir gününü değerlendiren birer yazı yazsın ve bir sonraki toplantıya getirsin dedik…”
Demez olsaydık,
Sonraki toplantıya 3 kişi geldi,
Demek ki biz 45 kişi değil 3 kişiymişiz.
—–…….—–
Zordur insanın kendini değerlendirmesi, hele yazarak değerlendirmesi…!!!!!
—–…….—–
ADAYLARIN NİYE NİTELİKLİ ÖNERİLERDE BULUNMADIKLARINA BİR BAKALIM,
Muğla da ULAŞIM SORUNLARINI nasıl çözeceğini, köklü değişiklik önerisinin ne olduğunu söyleyen var mı…???
Afganistan, Pakistan vs. gibi daha hala Dolmuş işletmeciliğinin nasıl ortadan kaldırılacağını açıklayan var mı….???
Mevcut dolmuşların, Dolmuş esnafının da haklarını koruyarak dönüşümü çağdaş ülkelerdeki gibi nasıl sağlayacağını açıklayan var mı…???
YOK.
Birinci Etapta;
Bodrum-Muğla,
Muğla-Fethiye,
Muğla-Datça,
İkinci Etapta;
İlçe-Çevre Mahallere (eskiden Köylere),
İlçe-Merkez Mahallelere,
Üçüncü Etapta;
Köyler arasındaki Ulaşımı nasıl sağlayacaklarını bir Proje olarak açıklayan var mı…???
Örneğin;
Yatağan-Kavalıdere-Menteşe-Çamlıbel-Dokuzçam-Göktepe-Günlüce-Bozyer ve Muğla’ya ve bu güzergâhın tersine,
Hiçbir Bayanın kendini Turist havası vererek akşam 21 den sonra Fethiye den Kadıköy Saklıkent tarafına ve tersine gidip gelme cesareti var mı merak ediyorum,
Muğla da, Menteşe Kooperatif evlerinden Üniversiteye 6 Km lik mesafeye nasıl-kaça gidilir, bütünün parçası olarak çözüm önerisi sunan var mı?
Menteşe’den Muğla Merkeze 140 Kr, Muğla Merkezden Üniversiteye 140 kr.
Günde 560 kr, Çalışan bir kişi Ayda 25 gün için 140 TL sadece işe gidip gelmek için EN AZ,
Arada bir çocuklar Aile biryerlere gitmek isterse yandı.
Oysa aynı mesafenin, Çağdaş ulaşım sistemleriyle,
Menteşe’den Üniversiteye 80 kr. Günde 160 kr, Çalışan bir kişi Ayda 25 gün için 40 TL ye gidip gelebileceği ve bunun yanında gittiği durak sayısı kadar ücret ödeme sisteminin getirilebileceği,

Adaylar Projelerimizi açıklarsak çalarlar havasındalar her zaman;
Ama ben sormak istiyorum,
Siz,
Sorunların neler olduğunun farkında mısınız?
Çözüm önerileri konusunda nasıl çalışmalar yaptınız? Daha doğrusu yaptınız mı?
Önerilerinizi yapabilmek için biz Ankara’dan para istedik gelmedi mi diyeceksiniz?
Yoksa,
Projelerinizin yapım maliyetlerini bir başkasına güvenmeden-yaranmadan kendiniz mi yaratacaksınız…???

ŞEHRİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİREN KÖKLÜ-RADİKAL DEĞİŞİKLİKLER O KADAR KOLAY GERÇEKLEŞMEZ.
BİLGİ,
CESARET,
KARARLILIK,
ÇALIŞKANLIK,
VS.
DETAYLI DÜŞÜNME MANTIĞINA SAHİP OLMAYI İSTER,
ADAYLARDA VAR MI?
OLSAYDI AÇIKLARLARDI HERHALDE….!!!!
BEN GÖREMEDİM,
GÖREN VAR MI BİLMİYORUM,
AMA İNSANLAR, GALİBA MEVCUTLARIN İÇERİSİNDEN KENDİLERİNE GÖRE EN DOĞRUYU SEÇMEYE ÇALIŞACAKLAR TAHMİNİM.
VATANA MİLLETE HAYIRLI OLSUN….

Reşat Öztepe 10 Mart 2014 / 07:05

Özcan Ağabeyim;yazınzı büyük bie beğeni içinde okudum.Osmanlı Camii,Cemevi,Kilise ve havra yı bir arada yapmış.Amma bizler o dedelerin torunları olarak bu işi beceremedik.Koca Osmanlı ne kadar geniş vizyonu varmış değil mi.Bu konuyu gündeme getirdiğiniz için de ayrıca şükranlarımı sunarım.Sakın takip.çlerim azaldı demeyesin.Osman Gürün de kızabilir.Lütfen doğruları yazmaya devam ediniz.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 10 Mart 2014 / 15:04

Özcan bey merhaba,
bu yazıdaki değindiğiniz noktalar bağrımı deldi,
öncelikle bizim bu yörelerimizdeki “Kilise”lerin,başta Ayasofya !!! gibi camiye dönüştürülmesi” sorunu var,ben buna kesinlkle karşıyım,nereye gidersenzi gidin bizim buralarda bu acı gerçek ile karşılaşırsınız,Ortac’da Megenli köyümüzdeki cami eski bir kilisedir mesela,gaçen gün “Ulaştırma Bakanlığımızın Afrika’da bile olmayan Sivri akıllı işleri nedeni ile,Ortac’dan Fethiye’ye gideceğim Pamukkale’ye binemazsin YASSAHH hemşerim!!! niye il içi yolcu,il dışı taşıma yaapan araca binemez!!! BU NE AFRİKA’da NE DE GOMONİST RUSYA’da BİLE YOKTUR,neyse KAŞ’a gideceği arkadaş deim bindim,hadi bakam bindimre dedim basdım parayı bindim otobüse gayem Fethiye’de inmek çünki çalıştığım Antalya’ya gideceğim,YAYLA yolundan,neyse hadi dedim yahu bu seferde SEHİLDEn geze geze gideyim dedim,
vardım GAŞ’a saat 19:30 son otobüs 19:15 de getmiş Antalya’ya, nideyim bir arkadaş denk geldi saat 23:30 da gidecek olduk,o saate kadar,vakıt geçireyim diye önce yatsıya gittim merkezde bir camiiye baktım ki ESKİ BİR KİLİSE!!!! camiiye döndürmüşüz….

her ne ise,uzattım,kusura bakma,
ben aday adaylığı sürecimde bile proje çalıştım Ortaca’şı ve sosyal çevremdeki çok çeşitli yerlerden insanlarla ve uzmanlarla,
adaylık sürecini bildiğin gibi çok DEMOKRATİK yöntemlerle ATAMA yaparak çözdü bizim büyükler ama biz buna ve çok şeye rağmen,en az onlar kadar bu partiye SADAKAT ve AİDİYET içersindeyiz ve çakma demokratlar ve kiralık yürekli siyasetçiler gibi değil aslanlar gibi buradayız,aynen şairin ;
“-sen yanmazsan,ben yanmazsam,nasıl çıkar karanlıklar aydınlıa?

Mehmet Keza KUNDAKÇI 10 Mart 2014 / 16:53

Özcan bey merhaba tekrar,
sitenizi kullanırken yanlış tuşa basınca yorumumu bitirmeden göndermiş oldum herhalde aynı şeyi bir kaç kez yazmışım,ama bundan önceki son yorumum tamamdır ve bu da ona ektir,
Yabancılar konusu çok önemli,
Ortaca Belediye Başkanlığı aday adaylığı için BİR TON PARA YATIRIP,AYDIN’a EĞİTİM İÇİN GİTTİĞİMİZDE;
HERKES EĞİTİMDEN GEÇECEK YA SÖZÜM ONA…

BİZ SÖYLEDİKLERİ TARİHLERDE,GÜCÜMÜZE GÖRE ÇOK SAYILACAK PARALARI YATIRDIK,
GENEL BAŞKANIMIZDAN MUSTAFA öZTÜRK’e VE HATTA ALİ ARSLAN HEPSİ TEKMİLİ BİRDEN “ÖNSEÇİM” DEYP BAŞKA BİR ŞEY DEMİYORLARDI…
EN SON İL TEŞKİLATINDAN İSTİFA EDEN ARKADAŞIN DA İTİRAF ETTİĞİ GİBİ,
EYLÜLÜN 2SİNDEN SONRA HERŞEY KAPANDI BAŞVURU ALINMAYACAK İDİ,
ALINDI VS.VS.

AYDIN’dak EĞİTİMİN İÇERİĞİNE BAKTIĞIMDA,
YABANCILARA YÖNELİK DÜŞÜNCELERİMİ BİZZAT BİZE DERSLER VEREN ESKİ BAKAN SAYIN ABDUL KADİR ATEŞ BEYE DİKTE ETTİRDİM,

BİZİM BÖLGEMİZDE KALDI Kİ BİZ EĞİTİMİ AYDIN MUĞLA DENİZLİ BÖLGESİ OLARAK ALDIK,BÜTÜN BU YERLERDE YABANCI ÜLKELERDEN GELMİŞ HEMŞERİ VE OY KULLANACAK İSNAIMIZ ÇOK OLMASA DA UZUN SÜRELİ İKAMETLER VS.VAR.

ONLARDAN ÖNCELİKLE SİNERJİ YARATARAK ÇOK ÇOK FAYDALANABİLECEİMİZ ALANLAR VAR İKEN BUGÜN BAKIN HİÇ BİR KENT KONSEYİNDE VE FESTİVAL VS.ETKİNLİKTE GÖREMEZSİNİZ,

KALDI Kİ ONLARIN BİZDEN BİZİM ONLARDAN ÖĞRENECEK O KADARÇOK ŞEYİMİZ VAR Kİ…

mesela Köyceğiz^de yaşayan bir Alman aile,LİMON’dan limon kreması yapmış,
bizim ÇOKOKREM diye reklamlarına bakıp ÇOKÇALAAN tüketip tonla para verdiğimiz KİMYASALLI bir ürün,
gidin sorun bizim narenciye memleketinde bunu bilen yoktur,
bundan hareketle önce kendi aile ekonomimiz ve sağlıklı beslnememiz hasebi ile ve de ileride sanayi entegrasyonu ile bir ürün olabilecek bu çalışmayı kimse takmaz iken ben;
“İNSAN KEŞFİ ÜZERİNE AR-GE YAPACAK ” BİR BİRİM DÜŞÜNDÜM,

düşündüm de,
hocalar!!!! ikmale bıraktı bizi,
çok kuvvetli Hasan AgA BEY ve abileri bize önseçim yapmaya CESARET edemediler,

belediye meclis üyeliği için ÖNSEÇİM yaptılar GAYRİ RESMİ,
onu da nasıl yaptılar ve ne kadar demokratik olduklarını nasıl ortaya koydular habarın vardır herhal…
selamlar,
MKzK