DP OLMAK VEYA OLMAMAK NOKTASINDA

Bu haber 17 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 646 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Pazar Günü Konakaltı Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “DP Genişletilmiş İl Divanı” toplantısında bir kez daha tanık oldum ki, bu partide bir arayış var.
Kısaca tutunacak bir dal aranıyor.
Bakıp gördüler, mevcut kadro ile yol alınması ancak bu kadar.
Önümüzdeki genel seçimde yine baraj altına kalma tehlikesi var.
Her kesimin tasvibini alan bir genel başkanla yola devam etmeyi, olmazsa olmaz koşul olarak görüyorlar.
Aksi olsaydı toplantı öncesinde görüşlerini aldığım partililer, genel merkezi temsilen gelenlerin yüzlerine, “yeni bir genel başkan şart” demezlerdi.
***
Peki, neden genel başkan arayışı var?
Mevcut genel başkan Hüsamettin Cindoruk, layıkıyla görevi yerine getiremiyor mu?
Ona bakılırsa, ne zamandan bu yana partinin ismi cismi ulusal medya kuruluşlarında yer almazken, Cindoruk sayesinde sıkça ekranlara getiriliyor.
Her ne kadar Cindoruk, ülke gündeminde yer eden bir takım hukuki konular adına görüşlerini belirtiyor olsa da, neticede DP genel başkanıydı.
İster istemez partisi çağrışım yapıyordu.
Buna karşın, genel başkan arayışına girişilmesi, daha heyecanlı, dolayısıyla genç bir isim olması gerektiği.
Yani kan değişikliği.
Yoksa, vatandaş biliyordu ki Cindoruk, çok kritik bir süreçte görev almakla kalmamış, ANAP ile birleşmeyi sağlayan isimdi.
Biz genel başkanımıza saygıda kusur etmek istemiyoruz.
Etmeyiz de.
Üstelik, bugüne değin partimiz adına yaptığı hizmetleri göz ardı edemeyiz.
Ama olmuyor.
Yapılan kamuoyu yoklamalarında partimizin oyu, hala % 10 barajının altında.
Oysa, bu ülkenin her karışında imzası bulunan bir misyonun temsilcileri olarak, biz bu durumu hak etmiyoruz.
Her bir DP taraftarının görüşü buydu.
***
Tam bu noktada bir önemli ayrıntının altını çizmek istiyorum.
DP den AP’ye, AP’den ANAP ve DYP’ye uzanan çizgide görev üstlenenler, bu ülke adına çok şeyler yaptı.
Sayısız hizmetlerde bulundular.
Bunu kimse inkar etmiyor.
Ancak…
Denmez mi, yıllarca iktidar olan bir misyonun temsilcileri, neden bugün parlamento dışında?
Demek ki geçmişte, halkın affetmediği bir takım hatalar yapıldı.
Değilse, onca ülke hizmetinin karşılığı bu olamazdı.
Sanırım şimdi, 2 dönemdir meclis dışında kalan aynı misyonun temsilcileri, hatalarının farkına varmışlar.
Geçmişten ders almış olmalılar ki, genişletilmiş il divanına bu denli ilgi gösterdiler.
Abartı değil.
Aynı toplantıda, Muğla merkez ilçe dahil geri kalan tüm ilçelerin temsilcileri tekmili birden oradaydı.
Şahsen bu kalabalığı görünce kendi kendime dedim ki, bu parti nasıl oluyor da parlamento dışında kalıyor?
***
Bu arada şu denebilir.
Madem ki DP yol ayrımında.
İlk yapılacak genel seçimde bir kez daha parlamento dışında kalırsa, bundan sonra toparlanmaları çok zor.
Bunun adı düpedüz siyasi mevta olmaktır.
Öyleyse ne yapılmalı?
Nasıl bir yol haritası çizilmesi gerektiğini partililer açık açık dile getirdiğine göre tek çıkar yol, partiyi canlı tutabilecek bir kişinin genel başkanlığa getirilmesi.
Kimi düşünüyorsunuz?
Aklınızdan geçen isim var mı? diye sordum.
İlk düşündükleri Prof.Dr.Süheyl Batum.
Zaten diyorlar, Nisan ayında yapacağımız benzer bir toplantıya sayın Batum katılacak.
Başka isim dedim.
ANAP genel başkanı iken şimdi DP genel başkan yardımcılığı yapan Salih Uzun.
Anlaşılan DP tarafları, üzerlerindeki ölü toprağı atmak isteyen bir çaba içerisindeler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.