DP NİÇİN HAYIR DİYOR

Bu haber 12 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 567 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gözlemlediğimiz kadarıyla, 12
Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan Yeni Anayasa Değişikliği ile ilgili
Referandumda “hayır” diyecek partilerden biri DP.

Muhalif kanatta yer alan siyasi
teşekküllerden ana muhalefet partisi CHP ve MHP ile birlikte bu konuda kesin
tavır koyan DP’nin niçin hayır diyeceğini İl Başkanı Erol Kapiz açıklıyor.

Basın
mensuplarıyla Ramazan öncesinde bir kahvaltıda buluşan Kapiz, partisi DP’nin
temel sloganı haline gelen “Bölünme,
bütünleş, Hayır’da birleş” vurgusuyla sözlerine başlarken, neden bu tür bir
yol izleneceğinin izahını yapıyor.

12 Eylül tarihinde yapılacak olan referandum için AKP
dayatmacı bir politika izlemiştir.

Oysa Anayasa, bir ülkenin kurucu yasasıdır.

Bu nedenle Anayasa hazırlık safhasında, çeşitli
kesimlerle mutlak surette konsensüs sağlanmalıydı.

Böylelikle, milletin güveni sağlandığı gibi saygı
tesis edilirdi.

Dedim ya AKP, her konuda olduğu gibi Referandum için
de parlamento çoğunluğuna güvenerek, kural tanımadığını gösterdi.

Adeta “dediğim dedik, çaldığım düdük” diyerek anayasa
değişikliği konusunda milleti kutuplaştırıp, ikiye bölüyor.

Aslına bakılırsa
DP Muğla İl Başkanının altını çizdiği ayrıntılar, kendileri açısından doğruları
yansıtsa dahi oldukça iddialı sözler olmaktan öte itham içeren kelamlar.

Elbette ifade
ettiği gibi ülkenin yeni bir anayasa değişikliğine gitmesi kaçınılmazdı.

Ancak, milletin
temel yasası hüviyetindeki bir değişikliğin, her kesimle diyalog kurulduktan
sonra milletin onayına sunulmalıydı.

Ne var ki Kapiz’in
dediği gibi AKP bu yola gitmemiştir.

***

DP İl Başkanı Erol
Kapiz’in vurguladığı bir başka nokta 1982 Anayasası.

Bugüne değin aynı yasanın 17 kez değişikliğe uğradığı,
80 maddenin yeniden düzenlendiğini işaret ederken bir noktaya dikkat çekiyor.

Değişiklikler parlamentoda konuşlanan tüm partilerin
görüşleri doğrultusunda gerçekleştirildi.

Bizde 1982 Anayasasının baskıcı bir unsur olduğunun
farkındayız. O yüzden isterdik ki yeni hazırlanan anayasa taslağı, her kesin
görüşleri tahtında 12 Eylül’de referanduma sunulsun.

Kapiz devam
ediyor.

Şu aşamada AKP’nin yaptığı, 1982 Anayasasının baskıcı
ruhunu değiştirmek değil, pekiştirmektir.

Böylelikle, mecliste çoğunluğa sahip parti,
referandumda evet oyları fazla çıkar, dolayısıyla kabul görürse, bu anayasa da
baskıcı özellik kazanacak demektir.

12 Eylül Anayasasının en önemli özelliği olan
devletçi, otoriter ruhu koruduğu gibi, o dönem yönetiminin yapamadığını yapıp,
bağımsız yüksek yargıyı da meclis’te çoğunluğu olan siyasi partinin, yani
iktidarın denetimi altına sokuyor.

Kapiz bir önemli
noktayı da dikkat çekiyor.

AKP, 12 Eylül
Askeri yönetiminin sorumluları ve yasaları ile hesaplaşma, onun da ötesinde
demokrasiyi geliştirme amacında olmadığını açıkta ortaya koymaktadır.

Hal böyle iken DP
İl Başkanına şu soru yöneltildi.

AKP ne yapmak istiyor?

Milletten sakladığı asıl amaç var mı?

AKP, tıpkı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olur olmaz
YÖK’te yaptı gibi, Anayasa Mahkemesi ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu yeniden
yapılandırmak ve kontrol altına almak istiyor.

Böylece AKP, yüksek yargıyı tümüyle ele geçirmeyi,
Yüce Divan’da yargılanıp, hüküm giymekten kurtulmayı planlıyor.

Başlangıçta
vurguladığım, DP İl başkanı Erol Kapiz, zehir zemberek açıklamalar yaptı
sözlerimin karşılığı, bu son bölümde tük çıplaklığıyla kendini gösterdi.

Her ne kadar dilin kemiği yok.

Dilediğini söyler şeklinde yorumlansa da asıl olan, tüm bu soruların
cevabını milletin ne şekilde vereceğidir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.