DP-ANAP BÜTÜNLEŞMESİ

Bu haber 31 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 792 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hiç şüphe yok ki kabak tadı veren oluşumlardan biri DP-ANAP bütünleşmesidir.
Zira yıllardan bu yana gündeme gelmesine karşın bir türlü sonuçlandırılmayan girişimdi.
Aslında her iki parti, aynı misyonun temsilcisi olmasına karşın bir araya gelmelerinde hiçbir beis yoktu.
Ama gel gör ki zamanın DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile  ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın anlamsız tavır ve kaprisleri, bir türlü bütünleşmeyi imkan vermedi.
Oysa, gelişmeler ışığında her iki parti gün geçtikçe kan kaybediyordu.
Dolayısıyla bir araya gelebilseler, ülkede siyasi istikrarın sağlanması adına önemli bir adım atmış olurlardı.
Dedim ya olmadı.
Hatta tam bütünlük sağlanacak denen bir süreçte, bu defa DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun son anda pişmiş aşa su katan eğilimleri, yeniden “ay akşamda doğru” dedirtti.
Ki bundan daha fazla zarar gören DYP oldu.
2007 seçimleri öncesinde aynı partinin oy oranı kamuoyu yoklamalarına göre % 12-13 olarak gösteriliyordu.
Ne zaman iki partinin birleşme eğilimi bir kez daha suya düştü.
Bu defa, her iki partiye gönül verenler, iki lider neyi paylaşamıyorlar ki meseleyi bu hale getirdiler diyerek, tercihlerini başka siyasi parti adına kullanmaktan çekinmediler.
Sonuçta olanlar oldu.
Bu defa DP ismini alan parti ancak % 3.5 nispetinde oy alırken ANAP yerle yeksan oldu.
Merkez sağın iki partisi kendi aralarında bu çekişmeyi yaşarken, 2002 den itibaren AKP aradan sıyrılıp gitti.
Hem de 2007 seçimlerinde, bir önceki seçime göre rekor bir oy yüzdesi alarak.
İşte gelişmelerin bu hal alması, dolayısıyla iki köklü partinin olmakla olmamak sınırına gelip dayanması üzerine, bir bilenin ortaya çıktığı gözlerden kaçmadı.
Bu isim 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel idi.
Her ne kadar açık açık ortaya çıkmasa da Demirel’in yeni bir oluşum adına harekete geçtiği gün gibi aşikar.
Geçtiğimiz yıl DP olağanüstü kongresinde Süleyman Soylu’nun yerine genel başkan seçilen Hüsamettin Cindoruk’un açıklamaları, Demirel’in merkez sağın bir araya gelmesi zarureti adına zaman zaman vurguladığı hususlarla örtüşünce başka türlü düşünülemezdi.
Cindoruk’un, genel başkanlığı üstlendiği aynı kongrede verdiği mesajlar, bugünkü birleşme çabalarının ilk işaretiydi.
Ona göre, ülkenin geldiği noktada, merkez sağın önemli temsilcilerinden iki partinin bir araya gelmesi kaçınılmazdı.
İşte bu sözlerin gerçeğe dönüşmesi, DP-ANAP birleşmesinin sağlandığı yönünde yapılan açıklamalar.
İlk planda ANAP, olağanüstü kongrede kendini fesedecek.
Ardından DP tüzük değişikliğine gidecek.
Sonra da yeni bir olağanüstü kongre ile birliktelik tescillenecek.
Şu andaki izlenimler ve Muğla eski Milletvekili, aynı zaman DP GİK üyesi ve Ege Bölgesi sorumlusu Latif Sakıcı’nın açıklamaları, bu doğrultuda.
Sonra edindiğimiz bazı istihbaratlara göre, merkez sağ çatısı altında bir araya gelinmesi eğilimi bu iki partiyle sınırlı kalmayacak.
Zamanla Yaşar Okuyan, Cem Uzan, Sadettin Tantan ve Yaşar Nuri Öztürk’ün genel başkanlığı üstlendiği partilerde, bu birliktelik içerisinde yer alacakmış.
Bunlar yanında kısa bir süre öncesinde Abdullatif  Şener’in başkanlığında kurulan “Türkiye Partisi” de aynı oluşuma dahil olacak şeklinde görüş belirtenlerde var.
Şimdi, DP-ANAP bütünleşmesi, bir daha dönüşü olmayan bir yola girildi gibi görünüyor.
Ama diğer partilerin de aynı çatı altında toplanması gerçekleşir mi?
Bunu da zaman gösterecek.
Hal böyle olunca ister istemez bir soru cevap arıyor.
Bütün bu partilerin bir araya gelmesine neden olan husus ne?
Her halde bu soru altında farklı anlamlar çıkarmak olası değil.
İş başındaki AKP hükümetinin her alanda izlediği politika Türkiye’yi belirsizliğe doğru sürüklüyor.
Yetmezmiş gibi bir takım kurum ve kuruluşların konumlarıyla oynanıyor.
Ekonomi dersen, ele alınacak yeri yok.
Bu şartlarda, AKP ye karşı güç oluşturmaktan başka çare yok diye düşünülüyor olmalılar ki, DP-ANAP bütünleşmesiyle başlatılan girişim, yeni katılımlarla son şeklini alacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.