“Doğayı Korumak, Terk Etmek Değildir”

Bu haber 07 Mart 2017 - 0:11 'de eklendi ve 753 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Fethiye’den Hasan Sertel oldukça değerli paylaşımlarda bulunmaya devam ediyor.

Yazımla ilgili düşüncelerini, katkıların e-posta ile göndererek yapıyor.

Yazılarımdan birinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Orman İdaresi’nin hala davalık olduğundan söz etmiştim. Bu konudaki deneyimleri ve bilgileri ile ilgili paylaşımda bulundu.

Müthişti… Üniversitemiz Hasan Sertel’den yararlanabilir…

Sertel’in Tıp Fakültesi ile ilgili paylaşımına da yer vermiştik bu köşede…

Önceki gün “Doğal SİT Alanlarının imara açılması” ile ilgili çalışmalar konusunda kaleme aldığım yazımla ilgili olarak ta bilgilendirmede bulundu.

Bilmeyenler, unutmuş olanlar olabilir. Anımsayalım; Hasan Sertel, Mesut Yılmaz’ın Genel Başkan ve Başbakanlığı döneminde ANAVATAN Partisi Fethiye İlçe Başkanlığı yapmış bir siyasetçi…

 

xx           xx           xx

Hasan Sertel söze “SİT Alanlarına gelince; Bakanlık yıllar önce (en az 3 Yıl) listesini gönderdiğim ekibeProf. Dr. Hayri Duman (Ekolog), Prof. Dr. Selim Sualp Çağlar (Ekolog), Prof. Dr. Murat Ekici (Botanik uzmanı), Prof. Dr. Abdullah Hasbenli (Memeli Uzmanı), Prof. Dr. Yusuf Kumlutaş (Herpetolog), Prof. Dr. Zafer Ayaş (Ornitolog), Prof. Dr. Selma Seven Çalışkan ((Omurgasız Uzmanı), Prof. Dr. Murat Bilecenoğlu (Deniz Biyoloğu), Yrd. Doç. Dr. Cevher Özeren (Hidrobiyolog), Nilay Aygüney (Biyolog-Raportör), Doç. Dr. Hakan Nefeslioğlu (Jeoloji Mühendisi), Alper Venedik (Peyzaj Mimarı), Kadir Genel (Harita Mühendisi), Umut Cırık (CBS Uzmanı-Raportör)’ işi verdi. Sit alanlarını araştır, güncelle bana rapor et, dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bilgi verilmiştir. Koskoca profesörler belediyeye ne soracak ki?” diye başlamış.

“Heyet çalıştı. İşini bitirdi. Raporunu verdi.” diyen Hasan Sertel MUÇEP’i de değerlendirmiş.

MUÇEP’in uğraşlarına saygı duyuyorum. Ancak ne yapılmış, işin özü ne araştırmadan basın karşısına çıkıp içi boş cümlelerle konuyu anlattıklarını, kamuoyu yarattıklarını umuyorlar. Yaratıyorlar da. Bildik ‘çarşı her şeye karşı’ benzeri ortaya çıkmıyorlar, çıkmış gibi yapıyorlar.” demiş.

 

xx           xx           xx

Fethiye‘de rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde üç ayrı koyun yatırımcıya tahsis edildiğini belirten Hasan Sertel, “Şu anda bu üç koyda en az 4 bin yatak turizmin hizmetinde. Üç vardiya insanlar çalışıyor. Tüketilen gıdadan, servislerden, transferlerden, taksi duraklarından, çamaşırlardan kazanılan paralar piyasada dönüyor.” diyerek tepkilerini şöyle dile getirmiş:

Hangi birini anlatayım. O zamanda bu tahsise karşı çıktılar. Oysa şu anda tatil köylerinin olduğu yerlerde daha çok ağaç var. Daha yeşil. Fethiye’nin varoşlarında nüfus atışına rağmen antisosyal olaylar artmıyor. Çünkü insanların işi var. Türkiye seçme bir kurul inceleme yapıyor. Sonucu raporluyor. Konudan bihaber ehil olmayan kişiler ‘Eyvah kıyılar elden gidiyor, yapılaşmaya açılıyor’ diye feryat ediyor. Saygı duyarım, ama konuyu kamuya açıyorsan önce bilgi sahibi olacaksın. Kıyıları 1. Derece SİT Alanı ilan edip haritasını dosyaya koymak yetmiyor. Bu alanları halk tahrip ediyor. Sonra bakıyorsun iş işten geçmiş. Adam Günnük Ormanında avlanıyor. Kuşları öldürüyor. Bu sefer yılanlar çoğalıyor. Diğer canlıları yok ediyor. Ağaçları kesiyor. Yerde kalan yaprak ve diğer odun artıkları akan suyun önünü kapatıyor. Su içinde kalan ağaçlar çürüyor. Susuz kalanlarda ölüyor. Yapılan çalışmaların detayında buna benzer durumlarda bu alanların nasıl korunacağı, ne tür yapılar yapılacağı plan hükümlerinde yazılmış. Her taraf yapılaşıyor diye bir şey yok.

Anlaşılan Hasan Sertel bey çalışmayı görmüş…

 

xx           xx           xx

Çevreyi korumak, aynı anda o çevreden insanoğluna fayda sağlamak tabi ki zor zanaat.” diyen Hasan Sertel bey tepkilerini şöyle sürdürmüş:

Letoonya Tatil Köyü’nün projesini Nail Çakırhan yaptı. Uluslararası ‘Kerim Ağa Han Mimarlık Ödülü’ almış birisidir. Kendisi okuldan mimar değil biliyorsunuz. Çevreye ve mimarlık sanatına katkısını en fazla Muğla’lılar bilir. Bu konu hassas. Çevreyi korumak hepimizin görevi. Ancak doğayı korumak terk etmek değildir. Cahil bıraktığın bir avcı sadece kuşları öldürerek dengeyi bozuyor. Ağaçlar kuruyor. Konu uzun, uzman işi. Doğayı koruyacak olan ise orada yaşayan halktır. Halktan kopuk, halkın içinde olmadığı uğraşlar boşunadır. Ben isterim ki sivil toplum kuruluşları halkı da İçine alsın. Fethiye merkezde çevre konulu eylem var, halk yok. Adam ilaçlama aletini denize akan suda yıkamaya devam ediyor. Konu uzun. Önce bilgi sahibi olup, sonra konuşulmalı. Hoşça kal. Sizi rahatsız etmeye devam edeceğim. Sevgi ve selamlar.

Gerçeği söylemek gerekirse hiç rahatsız olmuyoruz. Tersine bilgileniyoruz…

 

xx           xx           xx

Hasan Sertel beyden orman davaları” konusunda da bilgilendik…

Kendisi “Orman İdaresi dava konusunda rekortmendir.” diyor. “Tapunun ve sonrasında kendisinin yaptığı kadastroları aplikasyon çalışmaları ile bozar. İlan eder.” diyerek şöyle devam etmiş:

Aradan 10 yıl geçer, dava açar. İçinde ruhsatlı binaların ve tesislerin bulunduğu tapulu arazileri vatandaşın elinden alır. Vatandaş üzerinde herhangi bir şerh olmayan tapuyu satın aldığından ve üzerine tesis yaptığından devletten tazminat talep eder. Kazanır da…

İlginç…

Hasan Sertel, senelerdir Orman Bakanı’na ve Maliye Bakanı’na yazdığını söylüyor. Şöyle diyor:

Maliye Bakanı parayı ödeyen ve canı yanan kuruluş olduğundan ve benim bilgi birikimime hayran kaldığından beni müsteşarlık döneminden beri tanıyor. Muğla’nın sayın Defterdarı, Tapu Kadastro İl Müdür’ü, Milli Emlak Müdürü şahsen tanır. Türkiye çapında binlerce dava ve ödenmeye başlayan milyarlar var. Vatandaş orman arazisine tesis yapsa ya da tapusu orman içinde kalıyor olsa boynu kıldan incedir. Ama tam tersidir.

 

xx           xx           xx

Orman İdaresi tarafından son olarak Ölüdeniz’de 130 adet dava açıldığını ve Orman’ın davaların yüzde 99’unu kazandığını belirten Hasan Sertel, uzayan davalardan birinin de bir şekilde kendisine geldiğini ifade ederken “Dosyaya baktım, rezalet. Bana göre davalar haksız yere açılmış. Bilgi ve belgeleri dava avukatı aracılığı ile mahkemeye sunduk. Hakim gerçekleri görünce vatandaş lehine karar verdi. Geriye dönük kesinleşen tüm kararlar yanlıştı…” diyerek şöyle devam etmiş:
Şöyle ki; 1956 yılında kullanıcısına tapu vermiş. Orman İdaresi 1744 Sayılı Yasa kapsamında 1974 yılında Ormanı sınırlamış,1986 yılında yayınlanan 3302 Sayılı Yasa ile yaptığı işi güncellemiş. Buraya kadar sorun yok. Bu arada Belediye İmar Planı yapmış. Yüklenici orman sınırlarını içeren belgeleri İdareden resmen almış. İnşaat ruhsatı da alarak binayı bitirmiş. İşletme ruhsatı almış. Yada tarlası arsa olmuş. Orman İdaresi 2005 Mayıs ayında 4999 Sayılı Yasa kapsamında yapılan tüm çalışmaları güncellemek adına çalışma yaparak ilan etmiş. Buraya kadar tamam. Sonra Yönetmelik çıkmış. Yönetmelikte ‘Tapu sınırına uygun hava fotoğrafı kullanma’ gibi ayrıntılar varmış. Orman İdaresi ehliyetsiz kişilerce ölçüsüz olarak üretilen (pafta olarak kabul edilmesi mümkün olmayan) paftaların üzerine ölçüsüz hava fotoğrafları indirilerek kesinleşen tapu ve orman kadastrosunu aplikasyon çalışması ile bozmuştur. Başka bir yerde 4999 çalışmasını, uygulama (aplikasyon) çalışması olduğu kesinleşen kadastro çalışmasını bozamayacağı yönünde karar çıktığından elimiz güçlendi. Yoksa bu rezaleti idareye anlatamazdık. Hala anlamış da değiller ama Cumhur (millet) uyandı.

 

xx           xx           xx

Hasan Sertel o 130 davanın yeniden görüleceği kanaatinde. Hakimler o kadar dava yükünün altındayken ve yarısı meslekten atılmışken yeniden o dosyalarla uğraşacaklar.

Sertel bir de “Benzer korkunç hak kayıpları var. Mesala Ortaca Gökbel Köyü. Orman İdaresi Yabani zeytinlikleri orman dışına çıkarmış.1947 yılında 3116-4785 sayılı yasa kapsamında kalan orman alanlarını sınırlamış. Aşı yapan ve tahsisi hak eden vatandaşa Valilik tapu verin diye yazı yazmış. Fakat Orman İdaresi 1974 yılında çıkardığı yeri tekrar orman yapmış. Sonra ‘A burası orman değil’ demiş.2/B yapmış. Şimdi yüksek fiyata satmak istiyor…

Anlaşılan o “vesayet” dedikleri devam ediyor. Biz de Hasan Sertel beyin bilgilendirmelerini paylaşmaya devam edeceğiz…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.