Doğanın Şakası Yok

Bu haber 02 Aralık 2015 - 23:58 'de eklendi ve 848 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda Muğla Merkez İlçe Düğerek Mahallesinde bir doğa olayına “Hortum” tanık oldu ki…

Bu durumda tek bir şey söylenebilir.

Doğanın şakası yok.

Onunla oyun oynanmaz.

Aslında bilinmiyor değildi.

Yıllardır olayla ilgili edindiğimiz bilgiler yanında, kimi zaman özellikle medya organlarına yansıyan haber ve görüntüler her şeyi anlatıyordu.

Ne var ki bu kez başka.

Bu defa, etkisi yüksek doğa olayını bizzat tanık olduk.

Hem de birebir.

Ona bakılırsa yıllar içerisinde yaşadığımız bölgede şiddetli yağışlar, kar, tipi, sellenme gibi olaylarla yüz yüz geldik.

Birebir yaşadık.

Hatta yıllar öncesinde Tabakhane ve Karamuğla derelerinin taşması sonucu can kayıplarının olduğuna tanık olduk.

Öyle ki bugün kent merkezini oluşturan güzergahın Tabakhane Caddesinden Kurşunlu Meydanı, oradan General Mustafa Muğla’lı İş Merkezine kadarki kesimde yer alan asfalt, yerinden oynamıştı.

Daha açık bir ifadeyle, sel sularının şiddeti asfaltı patlatmıştı.

Bunun üzerine belediye bünyesinde görevli ekipler yıllardır aynı derelerin bir kez daha taşmaması, dolayısıyla yeni taşkınların olmaması için çaba içerisinde olduklarını biliyoruz.

Her ne kadar şiddetli doğa olaylarını önlemek insanoğlunun gücünü aşsa da, tedbir almanın kaçınılmaz olduğu bir gerçek.

***

Düğerek Mahallesinin bir bölümünü etkisi altına alan Hortum olayına gelirsek.

Geçtiğimiz Cumartesi günü saat 20.00 sularında meydana gelen Hortum’un başlangıç noktası üzerinde iki görüş var.

Hortum’un Kireç Sanayi yakınlarında başlayıp, Düğerek Mahallesinin Karabağlar Yaylasına bakan kesimlerine doğru ilerlediği.

Diğer halde ise Düğerek Mahallesi Kapalı Cezaevi civarında başlayıp Kireç Sanayi istikametinde yol aldığı.

Neticede hangi halde olursa olsun gerçek olan şu ki Muğla, etkili bir doğa olayıyla yüz yüze geldi.

Aslında bu olayla ilgi vurgulanması gereken önemli bir ayrıntı var.

Hortum’un açıktan seyrettiği.

Yani Düğerek’in uç noktasında etkisini gösterdiği.

Tersi de olabilirdi!

Bütünüyle Düğerek, hatta kent merkezinin önemli bir kesimini etkisi altına alabilirdi.

Sanayi Bölgesi ve etrafında konuşlanan iskan merkezlerinden batıya doğru ilerleyip, Karadağ’a kadar uzanabilirdi.

O takdirde aynı güzergah üzerinde bulunan pekçok iş yeri ve evlerin etkileneceği kesindi.

Bu nedenle Hortum’un sadece belirli bir bölgeyi etkisi altına alması, ehveni şer diye düşünmek gerekir

Her ne kadar, afet ehveni şer diye nitelendirilir mi! dense de ya çok daha büyük felaketle karşılaşılsaydı!

Bu yüzden ucuz atlatıldığı için halimize şükredelim diyorum.

Nasıl şükretmezsiniz?

Hortum sıradan bir olay değildi.

E Tipi Kapalı Cezaevi yakınında başladığı belirtilen hortum çevredeki işyerleri ve evlerin çatısını uçuruyor.

Hemen yakınındaki mezarlık büyük oranda hasar görüyor.

Bereket ki olayın hemen akabinde Büyükşehir Belediyesi, MUSKİ ve AFAD ekipleri yoğun bir çalışmanın içerisine giriyor.

Nispetende olsa yaralar sarılmaya çalışılıyor.

Bu arada aynı olay için tek şey söyleyebiliriz.

Ucuz atlatıldı.

Çok daha büyük bir felaketle karşılaşılabilinirdi!

Olayla ilgili açıklama yapan mahalle muhtarı Mehmet Ortayol diyor ki;

Akşam havanın kararmasının ardından oluşan hortum nedeniyle büyük bir hasar meydana geldi.

Hortum kısa sürdü ama etkisi büyük oldu.

Çok sayıda evin çatısı uçtu. Yollar kapandı. Mezarlıktaki ağaçların büyük bir bölümü kökünden söküldü ve kabirler zarar gördü.

Karabağlar Yaylasını da etkisi altına alan Hortum, Ali Sarıkaya isimli bir vatandaşın evinin çatısını yerle bir ediyor.

***

Hiç kuşku yok ki bu olay sıradan olmaktan çok uzaktır.

Eğer, kısa süre içerisinde bu denli zarara neden oluyorsa, birde daha uzun süre etkisini sürdürdüğünü düşünelim!

O takdirde, çok daha büyük bir felaketle karşılaşılması kaçınılmaz olurdu.

Neticede ucuz atlatılan bir felaket üzerine, “verilmiş sadakamız varmış” dense her halde yanlış olmaz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.