Doğal ve Tarihi Çevre Yolculuğu

Bu haber 27 Nisan 2017 - 23:59 'de eklendi ve 789 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazıma şöyle başlamıştım:

Turizm Haftası il merkezinde ve ilçelerde değişik etkinliklerle kutlandı.

İl merkezinde Vali Amir Çiçek’in ve himayesinde Sarnıç ve Turnalı Mahalleleri arasında karadan, Akbük-Sedir Adası arasında da denizden ‘Karya Yolculuğu’ yapıldı.

‘Karya Yolu’ Yürüyüşlerinin ne olup olmadığının anlatılması bakımından isabetli oldu.

Niyetim Karya Yolu Doğa Yürüyüşü Etkinliği’nden söz etmekti.

Ama yazı aldı başını gitti.

Bugün ele alalım…

 

xx           xx           xx

Yürüyüş rehberler eşliğinde, Jandarma ve AKUT güvenliğinde yapılmış.

Böylede yapılmalı zaten.

Ama herkese nasip olmaz!

Varış noktası Sedir Adası’nda da Arkeolog Prof. Dr. Adnan Diler bölgeyi anlatmış.

Vali Amir Çiçek en önde yürümüş.

Vali olduğundan değil, herkesten hızlı olduğundan. Herkes kendisinin seri adımlarını konuşuyor… Zaten valilik görevinde de seri değil mi?

Etkinliğe ilk kez katılanlar, dinlenme noktalarında soluklanmalarına rağmen resmen adeta pert olmuşlar. Onlardan biri de benim eşim. Ertesi gün yürüyemedi.

Bir başka güzergahta yeni bir yürüyüş düzenlense katılır mı derseniz, böyle keyifli ve güvenli bir yürüyüşe kim katılmaz?

 

xx           xx           xx

Hava ne sıcak, ne soğuk…

Kıran Dağları’na bahar gelmiş.

Zamanı. Her tarafa gelmiştir. Sandal Ağaçları, papatyalar, çamlar, zeytinler, defneler, başka ağaçlar ve endemik bitkiler…

Bir tarafta bahar bahçe…

Bir tarafta deniz, kum ve güneş… Bir tarafta tarih…

Bu gezide herkes olmak isterdi.

Rehberiyle, AKUT elemanları ile belki tekrarları olur.

Yarar var.

Doğal ve tarihi çevre içinde yürüyüşlerin, hatta çadırda gecelemelerin tadına önce bizim insanlarımız varmalı.

Arkası gelir…

Çobanların, Yörüklerin, köylülerin açtığı eski, yeni patikalara yeniden hayat verip, “Karya Yolu” adı altında doğal ve tarihi çevremize güzergahlar, etaplar açan MUTSO Yönetimi ve Meclisi’ni de kutlamak lazım.

 

xx           xx           xx

Yerkesik-Sarnıç’tan inilen deniz kıyısına Turnalı Sahili, Kıran Sahili denildiği gibi;

Güney Ege Denizinin Güneyde Datça yarımadası ve Kuzeyde Bodrum Yarımadası arasında kalan kısmı Gökova Körfezi olarak anılır. “Gökabat”tan gelir. Kara’da adını aldığı yer “Kozlukuyu” denilen Gökova’dan alır…

Gökova Körfezi’ne Kerme Körfezi de denir.

Kerme Körfezi adını Keremos Antik Kenti’nden (Ören) alır.

Doğu’da Akyaka (Anık Idima), batıda ise bize hiç de uzak olmayan İstanköy Adası (Kos) yer alır.

Orta yerde Kleopatra Adası olarak da anılan Sedir (Antik Kedrai) Adası yer alır…

Karya Yolu “Doğa Yürüyüşü”ne katılanlar, Sarnıç’tan indikleri Turnalı’dan motorlu araçla Akbük’e ulaşıp, buradan tekne ile Kedrai Adası’na çıkmışlar…

 

xx           xx           xx

Yakın zamana kadar çoğu kullanılmayan patikalar MUTSO tarafından Karia Yolu olarak açılıp, düzenlenene, işaretlenene kadar bu vahşi ve el değmemiş kıyı şeridini keşfetmenin en yaygın ve uygun yolu ‘deniz yolu’ idi.

Kıyılarımızın, dağlarımızın, yaylalarımızın değerleri, güzellikleri Karya Yolu’ndan önce Mevlana İnci, Gökhan Çağlav ve (Terzi) Şevki Özer gibi birkaç yerli öncülüğünde bir avuç “doğasever” tarafından keşfedilmiş, tadına varılmıştı…

O yıllarda onların dışındakiler Mavi Yolculuklar da tekne, yat ve gulet gibi deniz taşıtları ile ulaşabilmişlerdi kıyı karasına…

Mavi Yolculuklar Bodrum’dan başlar, ama Karia Yolu bu bölgede “Yavaş Şehir” unvanına sahip Akyaka’dan, yani antik Idima’dan başlar.

Ormanlık patikalardan Kıran Dağlarına çıkıp verimli vadiler içerisinde yer alan arıcılık, hayvancılık yapan Yörük köylere ulaşır.

Yukarıdan Gökova Körfezi’nin etkileyici manzaraları ve Datça Yarımadası’nın dağları görünür. Rotanın bir kısmı eğimi azaltmak için kıvrılarak ilerleyen eski kervan yollarından da geçmektedir. Aşağılara doğru indikçe, saklı koylar ve ıssız plajlar yorgun bacakları kendine doğru çeker…

 

xx           xx           xx

Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde Vali Amir Çiçek himayesinde İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından MUTSO sponsorluğunda düzenlenen yürüyüş güzergahı aslında “Muğla, Yerkesik, Kıran, Sarnıç, Akbük, Hayıtlı, Kultak, Alatepe, Ören” şeklindedir. Ancak “Muğla, Yerkesik, Kıran, Sarnıç, Turnalı, Akbük ve Sedir Adası” şeklinde gerçekleşti.

Bu kıyıda öteki güzergahlar ise şöyle;

Akyaka, Çınar, Turnalı, Akbük, Alatepe, Kultak, Ören

Milas, Beçin, Yeniköy, Çamköy, Türkevleri, Çökertme, Bozalan

İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Çelik’in de dediği gibi “teknolojiden yararlanma” konusunda oldukça yetersiziz…

Bu güzergahlar “google earth”a işlenemez mi?

 

xx           xx           xx

Karya Yolu; Çine, Bafa Gölü, Beçin, Ören ile Datça ve Bozburun Yarımadaları yanı sıra Muğla Merkez çevresindeki Eskihisar, Bozüyük, Yerkesik, Akyaka gibi bölgelerde toplam uzunluğu 800 km’yi bulan bir uzun mesafe yürüyüş rotası.

Galiba en kısası Turizm Haftası vesilesiyle yürünen oldu…

MÖ.11 yy – 6.yy arasında bağımsız yönetilen, Anadolu halklarının en eskilerinden biri olan Karya Ülkesi, Roma İmparatorluğu’ndan önce eyalet olmuş sonra gittikçe tarihten silinmiştir.

2009 yılında başlayan ve 2013 başında işaretlemesi tamamlanan proje ile Karya ülkesi sınırlarında kalan ve halen büyük bölümü bakir topraklardaki eski patikaların birleşimiyle yeni bir uzun mesafe yürüyüş rotası kazanmış oldu turizm ve sporumuz…

Tabi Karya Yolu güzergahları salt “Karya Yolculuğu” olarak algılanmamalı.

Bir çeşit “Doğal ve Tarihi Çevre Yolculuğu” olarak algılanmalı…

Yürüyüşlerde ilginç yerleşmelerle, Karya kalıntıları dışında Selçuklu, Bizans, Menteşe kalıntıları ile karşılaşmanız da mümkün olabilir…

 

xx           xx           xx

Yürüyüş öncesi yaptığı konuşmada Muğla’nın birbirinden güzel eşsiz güzelliklere sahip olduğundan söz ederek “Bugün burada gerçekleştireceğimiz etkinlikte Muğla’nın ayrı bir güzelliğini yaşayacaksınız. İçinde tarih, tabiat, iklim, güneş, deniz ve sevgi olacak. Bunların hepsini bir arada göreceksiniz. Doğayı sevmek demek, insanı sevmek demektir.” diyen Vali Amir Çiçek şöyle devam etmiş:

Bugün sizlerle birlikte doğa ve tabiat turizmi dediğimiz trekking etkinliğini gerçekleştireceğiz. Tabiatı, denizi, güneşi, iklimi ile eşsiz güzelliklere sahip Muğla’mızda doğa yürüyüşü sporlarını geliştirdiğimiz takdirde, Muğla turizminin bu alanda da ön planda olacağına inanıyorum.

Vali Çiçek, dinlenme noktalarında soluklanırken de şu ifadelerde bulunmuş:

Muğla’da sadece deniz, kum, güneş üçlüsü yok. Bunun yanında diğer alternatif turizm alanlarındaki destinasyonlar ve potansiyelleri değerlendireceğiz. Bu nedenle biz deniz, kum, güneş turizminin yanında eko turizm, tarih turizm, kültür turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi, bisiklet turu ve ören yerleri gibi turizm çeşitliliklerini Muğla’da harekete geçirdik. Hedefimiz, turizm potansiyellerini çeşitlendirerek, 12 aya yaymak. Muğla’da her inanca uygun geçmiş medeniyetlerden kalan kiliseler, camilerimiz ve medreselerimiz, türbelerimiz var

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.