Doğal Stüdyo “Muğla”

Bu haber 09 Ağustos 2015 - 19:07 'de eklendi ve 958 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tüm dünyada büyük bir endüstri haline gelen alanlardan birinin sinema sektörü olduğuna şüphe yok.

Aksi düşünülemez.

Bugün, konuya ilişkin yapılan açıklamalarda öne sürülen rakamlar, tahminlerin çok üzerinde.

Bir yerde hafızaları zorluyor.

Hal böyle olunca sinema sektörü için söylenebilecek tek söz, filmciliğin mega sektör haline geldiğidir.

İlişkin olarak, dünyanın birçok ülkesinde ilgili sektör adına harcanan para, meselenin hangi boyutta olduğunu gösteriyor.

Buna en çarpıcı örnek, aynı sektör bağlamında ön sırada bulunan Amerikan ve İtalyan film yapımcılarının, her hangi bir yapıt için harcadıkları paradır.

Kuşkusuz bu durum, sinema sektörünün hangi noktada olduğunu göstermesi bağlamında yadsımanın mümkün olmadığının delili..

Sonra aynı sektör bağlamında gelişme gösteren sadece Amerikan ve İtalyan film yapımcıları değil.

Aynı şekilde Fransız film yapımcıları da benzer bir başarının sahibi.

Yanı sıra son yıllarda sinema filmleri yapımında çok önemli adımlar atan Japon, Hindistan ve Çin sinema sektörü.

Şüphesiz daha birçok dünya ülkesi, sinema dalında adından söz ettiren ülkeler olarak yer ediyor.

Bu da her ülkenin kendine has bir gelişme içerisinde olduğunun göstergesi..

***

Peki, sinema sektörü bazında dünya ülkelerinin durumu böylede, kendi ülkemiz Türkiye hangi aşama?

Bu dalda iddialı mıyız?

Aynı sektör adına uluslararası seviyede düzenlenen yarışmalarda, Türk filmlerinin yeri var mı?

Hiç şüphe yok ki bu sorulara verilen cevaplar, Türkiye Sinemacılığı için bizleri son derece mutlu kılıyor.

Zira, özellikle son yıllarda sinema yapımcılarının ortaya çıkardığı eserler, bu bağlamda düzenlenen yarışmalara katılmakla kalmayıp, önemli başarının sahibi oldular.

Bilhassa Nuri Bilge Ceylan’ın son üç yılda elde ettiği başarılar, en önemli gösterge.

Ona bakılırsa, benzer başarıların sahibi yapımcılar az değil.

Bu yüzden ümit edilir ki yakın süreçte Türk Sinema Sektöründe yer alan birçok yapımcı, adından söz ettiren filmlerin sahibi olarak, dünya genelinde yer edineceklerdir.

Yeter ki inansınlar.

Mutlak bir gün uluslararası bazda başarılar elde edeceğiz inancıyla çalışma sergilesinler.

O takdirde bir başarı sağlanacağını hep birlikte göreceğiz.

***

Aslında, bu bazda vurgulamak istediğim temel bir nokta var.

Bu da, söz konusu sinema filmlerinin çekildiği stüdyolar.

Bunlar, doğal bir yapıdalar mı?

Yoksa, çekimler için yapay stüdyolar mı oluşturuldu?

İlişkin olarak, son yıllarda sinema sektörünün tercih ettiği illerin başında gelen Muğla, bu bağlamda hangi konumda?

Bu durumda Muğla adına tevazu göstermeye gerek yok.

İl, özellikle son yıllarda film yapımcıların tercih ettiği çekim merkezlerinden en önemlisi.

Hatta ilk planda dense, yeri..

Bu yüzden, ülkenin en önemli sinema yönetmenleri, son yıllarda tercihlerini Muğla’da yana kullandılar.

Tabi bu bağlamda hemşehrimiz Yüksel Aksu’nun hakkını teslim etmek gerekir diye düşünüyorum.

Zira Yüksel’in son yıllarda çektiği filmlerin tamamı Muğla’ya ait..

Bunlardar bazıları;

İftarlık gazoz,

Baba Ocağı,

Düriyenin Güğümleri,

Güzel Köylü,

Dondurmam Gaymak,

Entelköy Efeköye Karşı,

Sürgün İnek,

Büyük yalan,

Ayaz, Abim ve Mutluluk.

Bu durum gösteriyor ki Muğla doğal yapısının sağladığı avantajlar sayesinde Türk Sinema Yapımcılarının tercih ettiği illerin başında gelen yerleşim merkezi konumunda.

Tabi bu durum vatandaşı son derece mutlu kılıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.