Doğal Sit Alanları Neden Tartışılmıyor?

Bu haber 08 Aralık 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.060 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Bilindiği gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilimiz bütününde doğal sit alanlarının dereceleri üzerine çalışma yapılıyor.

Nedense kamuoyunda çalışmanın Bodrum Yarımadası için yapıldığı yönünde bir kanaat hakim… Belki de bu, daha çok tepki Bodrum’da gösterildiğindendir. Bu konuda TMMOB Menteşe veya Muğla bir basın açıklaması yapmadı, ama TMMOB Bodrum ilk tepki gösteren STK oldu. Bu konuda Mimarlar Odası Menteşe veya Muğla bir basın açıklaması yapmadı, ama Mimarlar Odası Bodrum, TMMOB Bodrum’u yalnız bırakmadı.

Bakanlık yetkilileri geçmişte doğal sit alanları belirlenirken “ekolojik temelli bilimsel çalışma yapılmadığı” görüşündeler. Bodrum STK’ları ve çevrecileri ise Kissebükü ve Karaada gibi sit alanlarının imara açılacağı ve Yarımada’nın talan edileceği görüşündeler.

Ben de aynı görüşteyim. En azından kaygılarım var…

xx           xx           xx

Bir yerin doğal sit alanı ilan edilip edilmeyeceğini belirleyebilmek için elbette Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma yapmak gerekir. Muğla’daki doğal sit alanları tescillenirken elbette böylesi bir bilimsel çalışma yapılamamış olabilir. Bu günkü imkanlarla o günkü imkanlar kıyaslanamaz…

Peki Bodrum Gölköy’deki “hurmalıklar” da, Datça’daki “hurmalıklar”da ve “Halep Çamlıkları”nda, MilasUyku Vadisi”nde, FethiyeKelebekler Vadisi”nde, Ortaca’da “Dalyan Kanalı”nda, KöyceğizYuvarlakçay” da, YatağanPınarbaşı”nda, KavaklıdereYerküpe”de, MenteşeKarabağlar Yaylası”nda, MarmarisGünnük Ormanları”nda, Ula’da “Azmaklar”da doğal sit kararı için yeniden bir bilimsel araştırma gerekir mi?

Doğrusu bu soruyu sormak bile abes… Üstelik bu saydığım yerler ilk aklıma geliveren yerler.

Aslında Muğla’nın tamamı doğal sit ilan edilmeli…

xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışması içinde acaba Göcek Koylarının, Gökova Körfezinin, Datça ve Bozburun Yarımadalarının, Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanalı’nın varlığının güvencesi olan Özel Çevre Koruma Bölgeleri de var mı?

Neyin ne olup olmadığı bilinmiyor. Çalışmanın içinde Özel Çevre Koruma Bölgeleri de varsa işte bu kuşkularımı arttırıp, beni ve benim gibi kaygısı olanları haklı çıkarır.

Ancak her şeye art niyetle yaklaşmamalı.

Bizim Muğla Ovası da doğal sit… Neden? Bir takım ekolojik özelliklere mi sahip? Endemik bitki mi barındırıyor?

Karabağlar Yaylası da doğal sit… Karabağlar Yaylası neden doğal sit diye sormanın alemi var mı?

İşte bu anlamda ovanın da yaylanın da bilimsel araştırmaya tutulmasında yarar var. Bakarsınız ovadaki anlamsız koruma kaldırılır, Karabağlar Yaylası’nın doğal sit derecesi yükseltilir.

Ama…

xx           xx           xx

Geçenlerde Vali Amir Çiçek kahvaltılı bir basın toplantısı düzenlemişti. Doğal sit meselesi orada da gündeme getirilmiş ve Vali ÇiçekKimse merak etmesin. Muğla’nın doğasını hep birlikte koruruz.” derken, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren de konunun Muğla Büyükşehir Belediyesi’nce sızdırılması sonucu yanlış anlamalar olduğunu söylemişti.

Öyle miydi?

Hiç de öyle değilmiş…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ilimiz bütününde doğal sit alanlarında dört mevsimi kapsayan “Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projelerinin” yapılarak yeniden değerlendirilmesine ilişkin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın görüşünü de istemiş. Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu da gereken çalışmayı yapmış. Komisyonun yaptığı çalışma Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısında ele alınmış. Oldukça kapsamlı ve iyi çalışıldığı belli olan Komisyon Raporu belediyenin web sitesinde yerini almış.

xx           xx           xx

İmar ve Bayındırlık Komisyon Raporlarının görüşüldüğü 10/11/2016 tarihli meclis toplantısı web sitesinde yerini alırken şöyle denilmiş:

Belediye Meclisimizin 13.10.2016 tarihli toplantısında İmar ve Bayındırlık Komisyonuna havale edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca İlimiz bütününde doğal sit alanlarında dört mevsimi kapsayan ‘Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projelerinin’ yapılarak yeniden değerlendirilmesine ilişkin Başkanlığımız görüşünün oluşturulabilmesi için Belediyemiz Meclisince incelenerek değerlendirilmesi hususunun görüşülmesi konusu görüşüldü.

Ardından Komisyon görüşüne yer verilmiş.

Komisyon görüşüne göre, “Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar” çerçevesinde İlimiz bütününde doğal sit alanlarında dört mevsimi kapsayan “Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projelerinin” yapılarak yeniden değerlendirilmesine esas yapılan çalışma

İlimizde yürütülmekte olan tüm iş ve işlemleri etkileyici nitelikte bir düzenleme içeriyor. O nedenle Başkanlık Görüşü oluşturulmadan önce konu mecliste tartışılmış.

xx           xx           xx

Muğla o kadar da sahipsiz değilmiş…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Muğla’daki doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi ve belirlenmesi için yaptığı çalışmaya kayıtsız kalınmamış.

Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu gerekli çalışmayı yapmış. Çalışmayı bir rapor haline getirip Meclis Üyeleri’nin önüne koymuş.

Meclis Üyelerinin görüşleri de alınarak öneriler üretilmiş.

Peki şimdi ne olacak?

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün görüşlerini İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporu doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirecek ve Bakanlık belki de Başkan Gürün’ün görüşlerini okumadan zaten bitmiş olan çalışmalarını TBMM’nden geçirip yürürlüğe koyacak!

Başkan Gürün’ün görüşleri belki de şaşırtıcı biçimde dikkate alınacaktır. Böylelikle Muğla’nın nerelerinin nasıl korunacağına Genel İdare ile Yerel İdare birlikte karar vermiş olacaktır…

xx           xx           xx

Muğla o kadar sahipsiz değilmiş, ama Muğla sessiz…

Ben bu yazıyı kaleme almadan önce Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün bir basın toplantısı düzenleyip, Muğla kamuoyuna Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ne yaptığını, niyetin ne olduğunu Muğla penceresinden anlatmalıydı.

Ayrıca Başkan Gürün kendilerinden Bakanlığın istediği görüşü de kamuoyu ile paylaşıp “Bizim önerilerimiz şunlar şunlar” demeliydi.

Yarın her şey olup bittiğinde, Başkan Gürün’ün çıkıp “Biz Muğla olarak görüşlerimizi, önerilerimizi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderdik” demesi ne kendilerini, ne Muğla’yı kurtarır…

xx           xx           xx

Muğla çok önemli bir olayla karşı karşıya…

Bakanlığın yaptığı çalışmayı tam olarak bilmiyoruz. Yerel yöneticilerimiz ile Bakanlığın Muğla’daki temsilcileri dışında kimsenin de tam olarak bildiğini sanmıyorum.

Oysa herkes bilmeliydi…

Bir bakıma Muğla’nın kaderi belirleniyor.

Konunun her ilçede başta TMMOB ve Mimarlar Odası temsilcileri olmak üzere meslek odaları ve STK’larla tartışılması yararlı olurdu.

Yerel basımızda bile yeterince değil, hiç tartışılmadı.

Önceki gün Milletvekili Nihat Öztürk ile Sağlık Bakanlığı Araştırma Hastanesi’ni görüşürken ben sormadan kendisi “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmasından herkes memnun olacak. Kimse merak etmesin, Karaada ve Kissebükü imara açılmayacak.” dedi.

Merak ediyoruz CHP’li, MHP’li öteki milletvekillerimiz bu konuda ne söylüyorlar…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendilerinden görüş istememiş olabilir. Biz istiyoruz.

Gelin her ilçede bu konuda ÇED yapalım…

Yarın devam ederiz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Müşteba KARAMANOĞLU 08 Aralık 2016 / 07:59

Doğal Koruma Tarihsel Koruma Kentsel Koruma ..
Dağ Deniz kenarı Ova çoklu su yerleri ( Irmak ,Nehir,Göl ,Şelale ,Deniz,dere,Çay ..) 50 yıl öncesine kadar Ülkemizin her bölgesi bakirdi .. Gelişen teknoloji ,endüstri,belli başlı sektörler maden İşletmeleri her bölgede kalıcı negatif izler olumsuzluklar bıraktılar ..bırakmaya devam ediyorlar .
Muğla’ya İl genelinde bakarsak .. Üç Termik santral yoktu ..Sahil kenarları kasaba halınde idi ..İki Havaalanımız yoktu ..Dalaman Seka Yoktu ..Seracılık yoktu ..Mermer Ocakları açılmamıştı ..Taş ocakları yoktu ..Çam ağaçlarımız gökyüzüne doğru yükseliyorlardı .Balık Çiflikleri yoktu ..Hes,ler Res,ler Güneş Panelleri yoktu .Deniz olumsuzlukları yoktu yapılaşma yoktu her ne olduysa son yarım yüzyılda yarış başladı ..Nüfus Yoğunluğu gelir çeşitleri..Elbette İnsanların yaşamı için gereksinimleri var ..Doğayı çok fazla yok edecek kadar caba göstermemeliyiz ..
Kentsel Sit .. Muğla,nın Camikebir ,Müştakbey,Orta,Karamehmet ,Kıramettin ,Hacırustem Emirbeyazıt ( eski ) Muslihittin ( eski ) Karşıyaka ,Şeyh mahallelerinde eski doku yapılar koruma altında şehir eski şekli yeni konutlar ile yaşama devam ediyor ..
Arkeolojik Sit ..Eski Uygarlıkların gün Işığına çıkan eserleri korumada ne kadar görev yapmış sayarız imkanlar dahilinde Kurtarma kazıları ,Müzelerde sergileme ,Akademik çalışmalarda faydalanma ..Sanırım Muğla,da Anıtsal yapı Saatli Kule kaldı ..Restore edilirken kulede 20.Yüzyıl işçiliği ve malzemesi kullanıldı ..Ören yerlerindeki tarihsel yaşam yerleri koruma altına alınıp çıkarılan eserler Müzelerde sergileniyor ..Değirmenderesindeki 7 değirmenler yok oldu ..Saburhane mevkiinde Kemer Köprü yok oldu ..benzeri şu an Karabağlar çayır mevkiinde toprak altında zaman sonra yok olur ..Çeşmelerimiz yok olmak üzere Karamehmet Mh.İki adet var .kurtarılabilirse ..
Zamanın Kültür Bakanı Sn .Ertuğrul GÜNAY Sayesinde Arasta ,Şadırvan,Bakırcılar arastası Restorasyon edilerek kurtuldu ..şimdi öyle kalmış olsa idi yıkık dökük olacaktı .Özen GösteriYORMUYUZ ..

Nuri Haksever 08 Aralık 2016 / 08:47

Doğal ve tarihi değerlerimiz korunmalıdır. Üç beş rantçı dışında bundan kimse rahatsız değil. SİT Alanlarında arazisi olanlarda çok mağdur edilmemelidir. Teyzesinin oğlu tarlasını milyon TL lere satarken tarlası sit alanında kalan dayı oğlu yan tarafta iç çekmemelidir. Eskiden takas vardı rantçılar onu da bulandırdı ve sulandırdı yeni bir çıkar kapısı haline getirdi. Muğla Menteşe’de Aydın tarafından girişte sağda mezarlık bulunmakta soldaki Marmaris kavşağına kadar olan alanlar SİT alanı bu diken ve kısmen ekin ekilen tarlaların SİT olmasının bir anlamı var mı? Orada korunacak ne var? Yan tarafı garaj, adliye, ticaret odası, aydem, cami, avm ler çevre yolu ile bu alanlar arasında kalan yılan dili gibi alanda korunacak bir tarih ve bir ulu ağaç göremiyoruz. Muğla’da ciddi bilimsel adil bir SİT Alanı çalışması yeniden yapılmalıdır. Bir takım haksızlıklar giderilmelidir.

celal şakıyan 20 Aralık 2016 / 21:53

Sayın Öztürk, Muğla Menteşe oldu olalı sizden başka menteşenin sorunlarını açıklayan,sahip çıkan bir sorumlu çıkmadı. Menteşede akord bozuldu. mimarlar,plancılar, dernekler de seslerini kesti görünüyor. Çünkü düşüncelerine önem verilmediğini,sahip çıkılmadıklarını görüyorlar…
menteşe için umut tükenmiştir. Menteşede Karabağlar’ın sorunu Menteşe belediyesinde karar verilmelidir. Önce her ilçe Belediyesi kendi bölgesindeki sorunlara çözüm aramalı, sit kararlarının ne getirip götüreceğini görmeli ve karar vermelidir. Gerekirse yasal mücadeleye girmelidir.
Büyük Şehir Belediye Meclisindeki 5 üyeden başkası Menteşenin derdini bilemez arkadaşlar. Menteşe’deki üye de Fethiyeyi tanımaz. Sanırım Belediyedeki bürokrasi de bilgi birikiminden yoksun…
Bakanlık bürokrasisi politik despotluk altında emirle çalışmakta … Bu günlere kadar kamu yararı, rant ve sosyoekonomik yapı değişikliği nedenleri ile Muğla bütününün tehlikede olduğu ortada.
her belde partisine bakmadan kendi beldesinin geleceğine sahip çıkmalıdır. Kaybedilenlerin yeniden kazanılması mümkün olmayacaktır.
Dilerim bir kibrit şulesi olur sahiplenme ateşini yakarsınız.
Yazılan yorumlara önceden yazıldığını belirtip sitenizden çıkılması da bizde görüş verme hevesimizi yıkıyor.