Dış politika kevgire döndü

Bu haber 27 Eylül 2014 - 0:23 'de eklendi ve 712 kez görüntülendi.

dispolitikaCHP Muğla İl Başkanlığı’nı ziyaretinde konuşan Gürsel Tekin, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, genişletilmiş il başkanları toplantısında CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi. Tekin, “Kurultayımızla çok meşgul olmuşlar. CHP’nin kurultayıyla ilgilenecek kadar Türkiye ile ilgilenmiş olsalardı, bugün Türkiye’nin dış politikası kevgire uğramamış olurdu.” dedi.

Haber Merkezi

CHP Muğla İl Başkanlığı’nı ziyaretinde konuşan Gürsel Tekin, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, genişletilmiş il başkanları toplantısında CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi. Tekin, “Kurultayımızla çok meşgul olmuşlar. CHP’nin kurultayıyla ilgilenecek kadar Türkiye ile ilgilenmiş olsalardı, bugün Türkiye’nin dış politikası kevgire uğramamış olurdu.” dedi.

Kendisine son kurultayda Muğla’dan Parti Meclisi Üyeliğine seçilen Rana Bozkurt’un eşlik ettiği Gürsel Tekin

yeni kurulan Muğla Büyük Şehir Belediyesi ile Menteşe Belediyesi’ni de ziyaret ederken, partisinin il merkezinde yaptığı basın toplantısında, “Bugüne kadar AKP’nin kongresini izleyen bir siyasetçi olarak şunu söylemek istiyorum. Bu bir kurultay değildi. Adeta bir devlet düzeni içerisinde otoriter bir yapıyla, talimatların uygulandığı bir toplantıydı. Kurultay dediğiniz, insanların düşüncelerini söyleyebildiği, düşüncelerin müzakere edildiği bir kurultaydır. Dünyanın her yerinde böyle olur ama AKP’de onu görmek mümkün değil. Ama aynı insanlar CHP’nin dünyanın birçok gelişmiş ülkesi gibi yapmış olduğu kurultayı eleştirmesi bizi üzmüyor son derece sevindirici. Belli ki; işleri güçleri CHP’ye uğraşmaktır” diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu’nun cevaplaması istemiyle sorular yönelten Tekin, şöyle devam etti:

“Uçağımız düştü, iki pilotumuz şehit oldu. AKP yetkilileri bunun bedelinin ağır olacağını, bunun hesabının sorulacağını söylemişlerdi. Niye bu hesabı soramadılar? Bu uçağı kim düşürdü? İki pilotumuzu kim şehit etti? Dinlemeler konusunda Almanya’nın baskısı sonucunda ABD Başkanı özür dilemesine rağmen, bizi dinleyen Almanya’ya karşı bu yöntemi neden Türkiye uygulamadı? En azından içerinde göstermiş oldukları hassasiyeti Almanya karşısında gösteremediler? Bunu Davutoğlu’nun, kamuoyuna açıklaması gerekiyor. Bir ülkenin son dönemlerde özellikle dış politikalar konusunda her türlü çamura batmış, her türlü yasa dışı örgütlerle ilişkisi olan bir ülkenin bir başka ülke tarafından dinlenmesini kabul etmemiş mümkün değildir.”

Tekin, kirli iktidarların kirli medyasının olduğunu ileri sürerek, “CHP olarak Türkiye’deki yolsuzlukların hangi boyutlara ulaştığını söylememize galiba inandırıcı olamadık. Bizim söylediklerimiz bir anlam ifade etmiyor olabilir! Ama kabinin bakanı Ali Babacan’ın geçen hafta söylediği cümleleri Sayın Başbakanı’nda söyleyebileceği bir laf olması gerekiyor. Sayın Babacan, bir gece yarısı imar tadilleriyle milyar dolarların nasıl kazanıldığını söyledi. Bir gün sonra gazetelere yansıdığını görebildiniz mi? Kabinedeki bir bakanın içeride yolsuzların nasıl olduğunu, bir gece yarısı insanların milyar dolarlara nasıl sahip olduğunu itiraf ediyor ve bu itirafın karşısında herkes suskun ve herkes sağır” ifadelerinde bulundu.

AK Parti’nin sıkıştığı zamanlarda elini kadın ve türban üzerinden siyaset yaptığını savunan Gürsel Tekin, “Bir tarafta IŞİD, bir tarafta Ortadoğu coğrafyasının yaşamış olduğu sorunlar karşısında bir gece yarısı bir genelgeyle kevgire dönmüş eğitim sistemiyle ilgili yeni bir genelge çıkartıyorlar. Bizim kızlarımızın başörtüsüne ihtiyacı yok. Bir şeye ihtiyaç var, siz kirlenmiş iktidar olarak sadece ve sadece kapanacaksanız yüzünüzü kapatın” dedi.

Tekin konuşmasına şöyle devam etti:

“Yüzünüz öylesine kirlenmiş ki; sadece iç politikada değil, dışarıda gelmiş olduğunuz ortada. Önümüzde HSYK seçimleri var. Dün AKP yetkilileri, ‘bu seçimi yok hükmünde sayarız’ bunun adı çok açık söylüyorum eşkiyalık sistemidir. Hakimlere, savcılara buradan seslenmek istiyorum: Onurunuzu, haysiyetinizi koruyacaksanız bu eşkiyalara teslim olmayacaksınız. Eğer bu eşkiyalara teslim olursanız, sizi hakim ve savcı saymayacağımızı buradan açık ve net olarak söylüyoruz. Biz kimin seçilip, seçilmeyeceğini söylemiyoruz. Bir seçim koymuşsanız yüzde 58’in kararıyla evet kardeşim bu seçim olacak diyorsa, buna herkes uyacak. Çıkıyor bir tanesi bunu yok sayarız, öbürü bunu yeniden referanduma götürürüz niye? AKP’nin istediği olmadığı için. Bunları kabul etmek mümkün değil. Herkesi tehdit eden, boyun eğdiren, yargı sistemini dizayn edeceğim diyenlerin karşısında ilk önce yargıçların dik durması lazım. Siz dik durun yüzde 58 evet diyenler sizin arkanızda olacaktır.”

Tekin, İnsanoğlu her şey olabilir Cumhurbaşkanı, Başbakan, işadamı olabilirsiniz ama iki adam olamazsınız. Bu iki adamlıktan vazgeçmesi lazım. Dış politikayı iç politika malzemesi haline getirmeyin. Getirirseniz bunun bedeli çok ağır olur. Sadece siz bu bedeli ödemezsiniz, Türkiye Cumhuriyeti bu bedeli öder. Bugün Esma’yı öldürenlerle aynı saflara geldiniz. Bütün olup bitenleri gizli tutamazsınız. Bu coğrafyada yasa dışı terör örgütleriyle ilişkilerinizi dünya medyasında tümü ortaya çıkıyor. Sayın Davutoğlu, sen CHP’yi boş ver. Esir düşmüşsünüz esir. Bu iktidar bugün dünyanın esiri olmuş durumda. eğer sizin bütün politikalarınız dinlenebilecek durumdaysa, burada sessiz kalıyorsanız bunun önümüzdeki günlerde Türkiye’ye getireceği ağır faturaları hep beraber düşünmeliyiz.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.