“DİREN EY KALBİM”

Bu haber 09 Nisan 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.801 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Başlık benim değil…

Bu başlığı geçen hafta Perşembe günü köşesinde Nejat Altınsoy arkadaşım kullandı.

Aynı başlığı bende kullanmak zorunda mıydım?

Konu Dünya Şairi Özkan Mert olunca, böylesine önemli bir şairi ve dostlarını Muğla’da bir avuç şiir severle ağırlamak zorunda kalınınca O’nun en güzel şiirinin adını “Diren ey kalbim”i kullanmak zorunluluğu doğuyor!

xx        xx        xx

Refikimiz bir gazetede iki eski dostum uzun zamandır, neredeyse yazmaya başladıklarından beri iki yazılarından birinde beni yazıyorlar. Sağ olsunlar, ihtiyacımız da yok, ama reklamın iyisi kötüsü olmaz derler.

Yanıt vermiyorum… Vermeyeceğim de… “Had” meselesi!

Muğla Belediyesi’ni yazmaktan da bıktım. Ne yapmaya çalıştığımız anlaşılmadığı için yazmama kararı almıştım. Arada bir güzelliklerini yakalarsam yazarım diye düşünmüştüm.

Ama geçen hafta Çarşamba günü gelen haber üzerine “Bunu es geçemem” dedim.

Öylesine eski dostlarım, böylesine belediye olunca “Diren ey kalbim” diye başlık atmak gerekirdi…

xx        xx        xx

Muğla geçen hafta Perşembe günü Muğla Belediyesi Gazi Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde aynı zamanda Edebiyatçılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Dünya Şairi Özkan Mert’in yanı sıra Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz ve Genel Saymanı Ertan Mısırlı, Uğur Mumcu Vakfı Genel Yayın Yönetmeni Orhan Tüleylioğlu, Ses ve İz Yayınevi Yayın Yönetmeni Mehmet Gözen ile Koordinatörü Arzu Karadağ, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Baykara, İsveçli şair Peter Curman, Kıbrıs, Balkanlar, Avrasya ve Türk Edebiyat Vakfı Koordinatörü Emel Kaya ve Yönetim Kurulu üyesi Metin Turan, şairler Havva Aktaş, Aydan Yalçın, Derya Yıldız, Nuran Barengi, İrfan Asil, Nevin Kalafatoğlu ve Baki Yiğit ile müzisyenler İsmet ve Serap Tamay çiftini ağırlayamadık…

Bu isimler Muğla Belediyesi 1. Uluslararası Şiir Bayramı için davet edilmişti.

Davete icap etmeyen olmamıştı. Ama Muğlalı şiir severler icap etmemişlerdi. Daha doğrusu edememişlerdi!

xx        xx        xx

Çünkü saat yanlıştı. Sanki Muğlalı şiir severler işsiz, güçsüz insanlarmış gibi 4 Nisan Perşembe günü saat 13.00’e davet edilmişlerdi!

Bari şehir merkezindeki daha küçük bir salon tercih edilmiş olsaydı. O da düşünülmemiş, belki de Dünya Şairi’ne ve uluslararası edebiyat-sanat insanlarına görkemli kültür merkezi gösterilmek istenmişti.

En önemlisi, bu “uluslararası” etkinliğe çağrı bir gün önce SMS ile yapılmıştı. Muğla Basını’na da bir gün önce duyuru yapılmıştı.

Oysa böylesine “uluslararası” denilen önemli etkinliklerin duyuruları günler, haftalar öncesinden yapılırdı… Şehir etkinliğin afişleri ile donatılırdı…

Neyse ki salon kimin aklına geldi ise son anda okullardan taşınan öğrencilerle doldurulmuş!

Ve neyse ki uluslararası şairlerle Muğla’mızın yerel şairleri İbrahim Ergin ve Yükselecek Demirel tanıştırılmış…

xx        xx        xx

Kültür Kenti Muğla”da nedense kültüre, sanata dair işler pek çok işlerimizde olduğu gibi; “miş” gibi yapılıyor… Yani “kültüre sahip çıkarmış gibi”, yani “sanat severmiş gibi”, yani “davet edilenleri tanırmış gibi”, yani “onların yapıtlarını okur, dinlermiş gibi”…

Muğla Belediyesi 1. Uluslararası Şiir Bayramı…

Ne kadar iddialı bir etkinlik adı…

Hani nerede?

O Dünya Şairi Özkan Mert’ten, o uluslararası edebiyat-sanat insanlarından geride, Muğla’da ne kaldı?

Nejat Altınsoy arkadaşımda utanç kaldı…

Çünkü Muğla Belediyesi ile Özkan Mert’i daha bu yılki Kültür Şenliği’nde Nejat Altınsoy tanıştırmıştı. Nejat Altınsoy dostu Mert’e Muğla’yı nasıl da anlatmıştı.

Hey hat Muğla Belediyesi Dünya Şairini ve dostlarını Muğla ile tanıştıramadı!

xx        xx        xx

Nejat’ın da yazısında vurguladığı gibi, kendisinin önerisiyle Kültür Şenliği’ne onlarda oluversin denilircesine davet edilen Özkan Mert’in Kültür Şenliği çerçevesinde tarihi Sekibaşı Hamamında yaptığı şiir etkinliği ile Serap ve İsmet Tamay’ın evrensel müzikleri bizi büyülü bir yolculuğa çıkarmıştı… O yolculuğa o gece Belediye Başkanı Osman Gürün’de katılmıştı. O gece bir başka etkinlikte de bulunması gerekiyordu, ama oradan zor ayrılmıştı…

Hani ne oldu?

30 bin üniversite gencinin bulunduğu Muğla’dan Özkan Mert geçiyor. Kimsenin haberi olamıyor!

Keşke hiç yapılmasaymış…

xx        xx        xx

Anlayamıyorum… Yoksa Başkan Gürün bu tür etkinlikleri “miş” gibi mi yapıyor, diyeceğim ama benim tanıdığım Osman Gürün kültüre, sanata yabancı değildir. Şiir severdir…

Yoksa bu işler Başkan Gürün’ün arkadaşlarını, ekibini aşıyor mu? Yoksa ekibi bu tür etkinliklere “Şimdi bu da nereden çıktı?” diye mi bakıyor?

Şimdi bu Muğla Belediyesi’nin tabelasını “Muğla Büyük Şehir Belediyesi” diye değiştirin, başkanlık koltuğuna da Başkan Gürün’ü oturtun…

Ne olur?

Ne değişir?

xx        xx        xx

Keşke bu gün Özkan Mert ve arkadaşlarının ardından keyifli bir “Şiir, şair, şiir dostu buluşması” yazısı yazabilmiş olsaydım.

Bu şehrin, yazarı, çizeri, belediyesi adamı kalpten götürür…

Şimdi gel de bu yazıya “Diren Ey Kalbim” başlığı atma. Şimdi gel de bu yazıyı, başlığın gerçek sahibi Özkan Mert’in şiiri ile noktalama:

Diren! Ey kalbim / Diren! Hayâsızlığa / Namussuzluğa / Diren! Kötüye / Çirkine, yanlışa / Diren! Yenilme / Benim tek sevdam devrim / Sen benim silahımsın / Aşkımsın / Diren Ey Kalbim…

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.