DİREKTİF DEĞİL, DOĞA VE CANLI VARLIKLARA SAYGI

Bu haber 22 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 768 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, geçtiğimiz günlerde 6 maddelik bir tamim yayınlıyor.
Bölgenin genel yapısı ve meteorolojik şartların, şu mevsimde Muğla ve çevresini etkisi altına aldığından hareket yayımlanan bildiri, ormanlarımıza yönelik.
Özellikle yangına hassas mevsimde, nasıl hareket edilmesi gerektiğini 6 madde halinde belirterek ilgili mercilere gönderip, mutlak uyulması ve takipçisi olunmasının altı çiziliyor.
Aslında meselenin özüne vakıf olmayanlar, genelgede yer alan hükümleri sıradan istekler olarak algılayabilir.
Hele, farklı niyet besleyenler, amiyane bir tabirle vız gelir tırıst geçer! diyebilir.
Zira onlar için doğa, doğa üzerinde yaşayan hiç bir canlı varlığın hükmü yoktur.
Bilmezler ki kendileri de yaşamın bir parçasıdır.
Bugün için olmasa bile gelecekte bir gün yarattıkları olumsuz koşulların etkisinde kalırlar.
***
Tamimin ilk maddesi, orman alanlarına giriş ve çıkışların yasaklanmasına ilişkin.
Nasıl olur?
Ormanlık alanlara giriş ve çıkışlar yasaklanır mı? dense de, nedeni ortaya koyulduğunda, yersiz olmadığı görülür.
-Buralar içinde bulunduğumuz süreçte sıcaklık ve nem oranları itibariyle hassas hale geleceği için yangın riski daha bir artacaktır.
Dolayısıyla Fethiye ilçesinden Bodrum’a kadar uzanan sahil beldeleri ile iç kesimlerdeki mesire ve piknik yerlerine giriş ve çıkışlar kontrol altında tutulacak.
-17 Temmuz Cuma gününden itibaren meteorolojik şartlar ve yangın hassasiyetlerinin normale dönmesine kadar, orman içi ve mücavir alanlara jeep, motosiklet ve benzeri araç ve gereçlerle safari turları can ve mal güvenliği açısından, kaymakamlıklarca durdurulması.
Bu madde ile ilgili yanlış bir anlam çıkarılabilir.
Sağlıklı yaşamın bir parçası olan doğa yürüyüşü ve safari yasaklanır mı?
Dikkat edilirse yasak sadece araçlara yönelik.
Yoksa yaya olarak yapılmasında bir sakınca yok.
-Yine meteorolojik şartların doğuracağı hassasiyet sonucu yangın riskinin artmaması için söz konusu ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, ateş ve benzeri yanıcı, yakıcı maddelerle ormana girilmemesi, sigara atılmamasına ilişkin tertip ve tedbirler konusunda kaymakamlıklar, belediye başkanlıkları ve muhtarlıklarca duyuruda bulunulması.
Her halde bu konuda kimsenin bir şey demeye hakkı olamaz.
Zira bugüne değin çıkan orman yangınlarının büyük bir bölümü, piknik ve benzeri gerekçeler nedeniyle ateş yakılması, olur olmaz yerlere sigara izmaritlerinin atılmasıyla meydana gelmiştir.
Bir kıvılcımın icabında yüzlerce hektarlık alanı yakıp kül ettiğini bilmeyenimiz olmadığına göre, yapılan duyurular ve alınan tedbirlere uyulması, olmazsa olmaz koşuldur.
-Anız ve zeytinlik alanlardaki budama atıkları ile her türlü bitki örtüsünün yakılması, birçok kez orman yangınlarına neden olduğundan, bu gibi girişimlerin ilgililer tarafından takip edilmesi.
Özellikle yangına hassas Muğla ve havalisinde anız ve benzeri maddelerin yakılması esnasında etrafa saçılan kıvılcımlar neticesinde, onca hektarlık ormanlık alanların yangına maruz kaldığı bir vakıadır.
-Yangın esnasında kullanılan ilgili kurum, il özel idaresi ve GELİ müessesesine ait iş makinelerinin yangına gidecek şekilde hazır bulundurulmaları.
-Her türlü güvenlik güçlerinin, söz konusu alanlarda devriye hizmetlerini yoğunlaştırmaları.
Bir an için düşünelim.
Vali Dr. Ahmet Altıparmak imzasıyla, ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilen, orman yangınlarının önlenmesi doğrultusundaki genelge, kimin için?
Tüm canlı varlıklar adına.
Üstelik kullanım alanı itibariyle en yaygın ürün olduğu düşünülürse. Dolayısıyla ormanların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, her birimize düşen temel görevdir.
Hal böyle iken, valinin dile getirdiği müeyyideleri bir takım direktifler manzumesi diye algılamak, ve de yerine getirmede kayıtsız kalmak, sadece doğa değil tüm canlılara yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.
Bilmem daha ötesi var mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.