DİPTEN TEMELE EĞİTİM

Bu haber 02 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 636 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İlköğretimden üniversiteye kadar tüm eğitim ve öğretim kurumlarının ders başı yaptığı süreçte, irdelenmesi gereken öylesine konular var ki.
Hele Türkiye geneli için olduğu kadar, kentimiz Muğla adına da eğitimin olmazsa olmaz kural diye baktığımızda.
Ülkemizin geleceğe uzanmasında tek yol eğitim olunca, söz konusu kurumların çağdaş eğitim vermesi her birimizin en büyük arzusudur.
Ne denli geçerli eğitim verebildik.
Öğrenciler her türlü donanıma haiz olarak yetiştiler, beis yoktur.
İşte o zaman Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef seçtiği, muasır milletler seviyesine çıkmak için hiçbir engel kalmaz.
Böylece, üst düzeyde eğitim alarak hayata atılanlar, Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması noktasında varını yoğunu ortaya koyacaklardır.
Onun için her vesileyle altını çizdiğimiz öğrenciler, pozitif  bilimler ışığında, devletine ve milletine bağlı, ülke kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması çabası içerisinde bireyler olmalı.
Türkiye’nin dışa karşı onur ve haysiyetini halel getirecek davranışlardan kaçınmalı.
Tabi bunların yerine getirilmesi, sadece öğrencilere has kriterler değildir.
Bir taraftan devlet, yanı sıra aileler ellerinden geleni esirgememeliler.
Kısaca sorumluluğun müşterek olduğu kabul edilmeli.
Bu noktadan hareketle, esasta baz alınması gereken kriterlerin ne denli yerine getirildiği, dolayısıyla ülkemizin geleceğinde sorumluluk üstlenecek gençlerimize yeterli eğitim verilip verilmediğini baktığımızda, bölgeler arasında farklılık gösteren bir tablo ortaya çıkıyor.
ÖSS başta olmak üzere her derecede yapılan sınav sonunda, başarı oranı bunun bariz göstergesi.
Bu nedenle, kimi bölgelerin öğrencileri daha başarılı, diğerlerinde aynı oran olmadığına göre, müştereken harekete geçmemiz kaçınılmazdır.
Aksi halde aradaki fark her geçen gün daha bir açılacaktır.
O zaman eğitimin ve öğretimin ne hale geldiğini kestirmek zor olmaz.
***
Şimdi denecek ki, ne yapılmalı?
Ne edilmeli de, Türkiye genelinde istenilen eğitim verilsin?
Aslında, aklın yolu bir noktasından baktığımızda, yapılacaklar bellidir.
Konuya ilişkin bugüne değin yapılan açıklamalar, yanı sıra çoğu kez ulusal bazda yayın yapan medya organlarında enine boyuna tartışıldığı için, herkesin az çok fikri olduğu aşikardır.
Buna karşın bir kez daha vurgulamak gerekirse, öncelik yine ilgili bakanlığın uyguladığı programlara aittir.
Bir kere baştaki hükümet ve ilgili Milli Eğitim Bakanlığı, çağdaş, bir o kadar rasyonel bilgilere haiz derslerin verilmesini olmazsa olmaz kural olarak kabul etmeli.
Ki bu konuda kimsenin zihninde şüpheler oluşmasın.
Verilecek eğitimin milli olduğu hususunda tereddütler oluşmasın.
Öncelik bu olunca iş, bu tür bilgileri aktaracak öğretmenlere kalıyor.
İlköğretimden orta öğretime, oradan yüksek öğretime kadar yükümlülük sahibi eğitimciler, öylesine donanımlı olmalılar ki, öğrencilerin yetişmesi hususunda kuşkumuz olmasın.
Tabi bu kariyerde öğretmenlerin yetişmesi için bizatihi devlet, maddi manevi her türlü imkanı seferber etmeli.
Her vesileyle altını çizdiğimiz, öğretmen her hangi bir sorunla sınıfa girmemeli olgusu sağlanmalı ki, bilgiler aktarılsın.
Yanı sıra fiziki mekanlar, ulaşım ve beslenme problemleri.
Bu konuların da üstesinden gelinirse, mesele kalmaz.
O zaman göğsümüzü gere gere, yeterli eğitim ve öğretim veren ülke olduğumuzu savunuruz.
Yok eğer, bin bir türlü bahanenin arkasına saklanır, ne yapalım devletin imkanları bu kadar! diyerek kendimizi soyutlamaya kalkarsak, dipten temele yeni bir eğitim ve öğretim yılının başladığı süreçte, sadece kendi bölgemiz Muğla değil, ülke geneli adına kuşkular taşırız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.