Dilimizde Tüy Bitti

Bu haber 03 Mayıs 2015 - 20:42 'de eklendi ve 1.053 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazetemiz yazarlarından Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Ünal Bozyer, Muğla adına önemli bir ayrıntının altını çiziyor.

“Muğla’nın sorunları” başlığını taşıyan yazısında diyor ki;

Muğla’nın sorunları yok mu?

Özellikle seçim sürecinde partiler ve adaylar, klasik politika yapmakla yetiniyor.

Hiç biri temelde Muğla’nın sorunlarından dem vurmuyor.

Bunun anlamı Muğla’nın tüm sorunlarından arındığı mıdır?

Öyle ise mesele yok…

Ünal Bozyer hocamız da, Muğla adına bir yaraya parmak basıyor.

Belli ki kayıtsız kalmamış.

Kalamazdı.

O da bu kentin yaşayanı olarak, gelişmeleri birebir izliyor.

Hem de en ince ayrıntısına kadar.

İlişkin olarak bazı hususlar adına cevap arıyor.

Muğla’nın siyasetten beklentisi kalmamış mıdır?

Tarımdan turizme, mermercilikten çevreye, yoksulluktan yoksulluğa, alt yapıdan üst yapıya Muğla’mız tüm sorunlarını çözdü mü?

Çözdü ise ne ala.

Yoksa ilimizin sorunları, azalmak bir yana artarak, katlanarak çözümü giderek zor bir hale mi dönüşüyor?

Şimdi…

Bilmem Bozyer hocamızın gündeme getirdiği, dolayısıyla birebir gerçeklerle örtüşen bu hususlar için itiraz eden çıkar mı?

Özellikle siyasiler.

Ne yani, biz Muğla adına sorunlardan ilgilenmediğimiz mi ima ediliyor?

Oysa ilgileniyoruz.

Çözüme kavuşması noktasında, elimizden geldiği ve imkanlar ölçüsünde çaba gösteriyoruz diyebilirler.

Tamam…

Siyasi bağlamda ilgili ve yetkililerin Muğla’nın sorunlardan arınması noktasında ilgilenmediler diyemeyiz.

Evet ilgilendiler.

Ne var ki asıl olan, Muğla’nın her alanda devlete kazandırdığı nice girdilerin dikkate alınarak, sorunlardan tamamen arındırılmasıdır.

Bugün hala tarım, turizm, işsizlik ve birçok sosyal olaylar itibariyle zorluklar yaşandığına göre, gereğinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez.

***

Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Ünal Bozyer, ilin karşı karşıya geldiği sorunlar ve çözüme kavuşması noktasında hangi aşamada olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

Ardından şahsen yıllar boyu birçok kereler kaleme aldığım bazı hususlara dikkat çekiyor.

Önceki yıllarda cinayet olayları dahil adli olayların nadiren yaşandığı ilimiz son zamanlarda, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, mülteci haberleriyle sık sık ulusal basında yer almaya başladı.

Yanı sıra intihar ve boşanma olayları.

Kabul edelim ki söz konusu bu tür olumsuzlukların temelinde yatan dışarıdan alınan göçtür.

Zira Muğla, özellikle son yıllardan tahminlerin üzerinde göç alan bir kent haline geldi.

Hal böyle olunca istenmeyen olaylar kendini gösteriyor.

Oysa, bu tür göçlerin olmadığı süreçte, benzer olaylar çok nadir hallerde gözlenirdi.

Birileri itiraz ederek kabule yanaşmasa da bir zamanlar Türkiye’nin en medeni ve sakin kentlerinin başında gelen Muğla, bugün söz konusu olumsuzluklarla anılmaya başlamasının altında, vurguladığım gibi anormal rakama ulaşan göç olgusu yatmaktadır.

***

Muğla’nın yüz yüze geldiği sorunları dile getiren Ünal Bozyer, bir önemli noktaya vurgu yapıyor ki, karşı çıkmak olası değil.

Hangi partiye mensup olursa olsun siyasilerin tamamı 7 Haziran seçimlerine endeksli eğilim içerisindeler.

Hiç biri, Muğla’nın karşı karşıya kaldığı sorunlardan dem vurmuyor.

Bilmem Bozyer hocamızın bu görüşünün afaki bir yaklaşım olduğu vurgulanır mı?

Şayet karşı çıkılırsa onlara tek söyleyebileceğimiz, Muğla gerçeğinden bihaber olduklarıdır.

Elbette her parti temsilcisi aynı tarihte yapılacak seçime yönelik olarak propagandasını yapacaktır.

Bu onların en tabi hakları..

Ne var ki istenen, sürdürdükleri politika yanında Muğla’nın sorunlarından dem vurmaları.

İktidar olmaları halinde nasıl üstesinden geleceklerini belirtmeleri…

Ama değil.

Hangi siyasi olursa olsun partisi adına politika yapmayı öncelik veriyor.

Bu tür politika izlenirken, kentin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve çözüm önerileri bağlamında dilimizde tüy bitmesine karşın, ne yazık ki gerekli duyarlılık gösterilmedi, gösterilmiyor…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.