Devlet Ego Balonu Yaratır mı?

Bu haber 27 Haziran 2014 - 0:27 'de eklendi ve 794 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gelişmiş ve mutlu toplum koşullarının elde edilmesi, sağlıklı bireylerle mümkün olacağından dolayı, sağlık hizmetleri birey ve toplum için yaşamsal öneme sahip bir niteliktedir.

Günümüzde de gelişmiş olan ülkelerde sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak devlet ve özel kesimin yer aldığı karma bir sistem içinde sunulurken, gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin sunumunda devlet daha ağırlıklı bir konumdadır…

Gelişmekte olan ülkelerin dünya coğrafyası içinde yer aldığı göz önüne alınarak, devletin sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümünde sunum anlamında doğrudan ve dolaylı olarak önemli bir rol oynadığı görülebilir.

Sağlık hizmetleri denildiğinde belirli hizmetler zinciri, ürünler, sağlık kurumları, yasal düzenlemeler ve sağlık hizmetlerine bütçeden ayrılan para akla gelmektedir. Bu tanımlamadan sonra sağlık hizmetlerinin temel özelliklerini de bilmek gerekmektedir. Sağlık hizmetine olan talebin tesadüfî olduğu, hizmetin ve malın kullanılmasının zorunlu olduğu bu yüzden çoğu kez ikamesinin mümkün olmadığı artık bu konuya ilgi duyan birçok kişi tarafından bilinmektedir.

Sağlık hizmetlerinde, her hizmet sektöründe olduğundan farklı olarak sağlığa özel daha fazla miktarda asimetrik bilgi söz konusudur.

“Asimetrik bilgi terimi” sağlık kurumları işletme yüksek lisans öğrenciliğimde karşılaştığım bir terimdi.  İnanılmaz derecede ilgimi çekti bu terim.

Sağlık sistemi içinde de asimetrik bilgiden dolayı, nice hastanın mağdur edildiğini söyleye bilirim.

Hasta haklarının çıkması ile asimetrik bilgi ve mağduriyet noktasında hastalarımızda haklarına ulaşma ve haklarını öğrenme noktasına gelmiştir.

ASİMETRİK BİLGİ, aslında özet olarak hizmeti verenin süreç içinde neler olduğunun ayrıntılarına tam olarak hakim olması, buna karşılık hizmeti alanın durumu tam kavrayamamasıdır.

Sağlık Hizmeti alanların istek ve beklentilerini belirlemek, hizmeti sunanların bilgi ve becerisini arttırarak sağlık hizmetlerinin kalitesini arttırmak ve bu kaliteyi doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde süreklilik içinde sunabilmek önem kazanmaktadır. Bu ise stratejik bir planlama ve detaylı bir program ile mümkündür. Bu ortamda devletin sorumluluğu; vatandaşın ihtiyacı olan hizmete zamanında ulaşabilmesi ve ona uygun hizmetin verilmiş olduğundan devletin emin olmasıdır. Burada,

ulaşılabilirlik,

eşitlik,

adalet,

etkililik,

verimlilik vb. birçok temel ilke karşımıza çıkar.

Sağlık hizmetleri üzerinde devletin sorumluluğu anayasamızın 56. maddesinde şu şekilde belirlenmiştir;

Sağlık alanında devletin rolü ise yönlendirme, planlama, denetleme, düzenleme, finansman, hizmet sunumu, enformasyon konularında olmalı. Ülkemizde sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak kamu kurumları tarafından ve kamu finansmanı ile sunulurken, bu kurumların hizmeti ne kadar kaliteli ve bilinçli yürütebildiğini araştırmak ve denetlemek kaçınılmaz olmuştur.

Kamu tarafından sağlanan hizmet sunumu bu kadar yoğun iken, hizmetin istenen kalitede olamayışının nedenleri, sağlıklı insan gücü eksiği, yeteri kadar eğitimli yönetici bulunmayışı, fizik alt yapıda ki yetersizlikler, kısıtlı kaynakların verimli kullanılamayışı, finansal kaynakların yetersiz oluşu ve yanlış yönetilmesi, örgütlenmenin merkeziyetçi bir yapıda oluşu olarak özetlenebilir.

Günümüzde tüm dünya ülkelerinde her sektörde olduğu gibi kaynakların etkin bir şekilde kullanılması konusunda ortaya çıkan eğilim devletin sağlık hizmetleri piyasasında oynadığı rolü değiştirmeye başlamıştır.

Ülkemizde de sağlıkta dönüşüm projesi ile devletin sağlık hizmetlerindeki rolü çerçevesinde yeni uygulamalar sisteme sokulmaktadır.

Yukarıda saydığım gibi özellikle ulaşılabilirlik, eşitlik, adalet, etkililik, verimlilik gibi temel ilkelerde, sağlık hizmetlerine tahsis edilen kıt kaynakların toplumun sağlık hizmeti ihtiyaçlarını sağlamak devletin asli görevlerindendir.

Bu anlamda hastaların hakların bilmelerinde büyük yarar var.

Elbette buna karşılık sağlık hizmeti verenler de, hastalara haklarını anlatmalı, anımsatmalı ve yol gösterici olmalıdır.

Hasta ve sağlık hizmeti veren birbirini dinleyip, anlayabilmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.