Devlet Adamlığı

Bu haber 21 Nisan 2014 - 20:41 'de eklendi ve 1.399 kez görüntülendi.
Hayati Nizamoğluhayatinizamoglu@muglahamle.com.tr
Gündem

Hayati NİZAMOĞLU

Deniz Baykal ile Mustafa Sarıgül’ün CHP Genel Başkanlığı için yarıştığı gün, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile beraberdik.

Bana fikrimi sordu. “Deniz Baykal’ın kazanması ülkemizin lehinedir.” dedim.

“Neden?” dedi.

“2002 seçimlerinde garip bir tablo ortaya çıktı. Ak Parti lideri Erdoğan milletvekili seçilemedi, başbakan olamadı. Baykal, devlet adamlığını göstererek Erdoğan’ın başbakan olmasının önünü açtı. Böylece büyük bir kriz önlendi, hak sahibine verildi.” diyerek şöyle cevapladım:

“CHP, kamuoyunda memur partisi olarak algılanır. Baykal,  partisini Avrupa’daki sosyal demokrat partilerin çizgisine çekmeye çalışıyor. Serbest çalışanlar ile CHP’nin ilk defa diyalog kurduğunu görüyorum.

Avrupa Birliği’nden adaylık taahhüdünü aldık. Bu hükümetin başarısıdır. Ancak Baykal isteseydi engelleyebilirdi. Aksine tam destek verdi ve Avrupa’ da Türkiye bir bütün olarak fotoğraflandı.

CHP yeni bir çizgiye geliyor. Parti içindeki ego azaltılıyor. Bu CHP gibi partide büyük bir değişimdir. Sonra Baykal, baraja takılan CHP’yi yeniden yükseliş trendine getirdi.”

Daha sonraki gelişmeleri beraber izledik. Baykal gibi bir devlet adamını, dublajla montajla yıktılar.

O sıralar CHP de bir sevinç dalgası vardı. Güya hizipçi Baykal gitmişti. Bense CHP’li arkadaşlarıma “Çok sevinmeyin. Baykal’ın külünü arayacaksınız.” demiştim.

Her seçimin bir galibi olur. Seçimlerde kaybetmek, kazanmak kadar doğaldır. Önemli olan adil yarışmaktır.

Bu seçimlerde Ak Parti de dinleme, izleme, montaj ve dublaj sorunuyla karşılaştı. İsterdim ki Ak Parti, CHP ve MHP bu kalleşlikler karşısında birleşsinler, özel hayat kavramını yerleştirsinler. Yoksa miş – muşla daha çok devlet adamları harcanır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Abdullah KAYA Amasyalı 28 Mayıs 2014 / 10:02

Mükemmel bir yazı, tam bir akıl ışıması ve öngörü var…

Selam ve tebriklerle.