“Dev Uyanırsa…”

Bu haber 21 Haziran 2015 - 17:45 'de eklendi ve 791 kez görüntülendi.
Ahmet Karataşahmetkaratas@hamlegazetesi.com.tr
Süzgeç

Yusuf Kaplan Pazar günkü yazısında, Toynbee’nin o meşhur sözüne yer vermiş; “Osmanlı durduruldu, dev uyutuldu. Ancak dev uyanırsa kimse durduramaz.”

Batı medeniyetinin içe dönük ve dışa dönük mazisinde, yani tarihinin hiçbir evresinde işgal ve sömürüden başka bir şey göremezsiniz.

Birinci dünya Savaşı döneminde sınırsız hammadde ve enerji kaynaklarına sahip olan İslam coğrafyasını sömürmek ve işgal etmek için Osmanlı’nın durdurulması kaçınılmazdı ve gereği yapıldı.

Emanuel Karasu yardakçısı ittihatçıların Abdulhamit’i devirmekle ve akabinde Osmanlı’yı parçalamakla kime hizmet ettiklerini artık bilmeyen yok. Ancak üzüntüm şu ki, aynı film bu sefer mazlumların ve mağdurların da anavatanı olan Türkiye üzerinde aynı emperyal güçler tarafından, aynı yöntemlerle oynanıyor ve biz hala uyanamadık.

“Blue Book” isimli kitabıyla Ermeni soykırımı iddialarını başımıza bela eden İngiliz tarih felsefecisi Arnold Toynbee’nin bu tezine, daha doğrusu korkusuna tarih perspektifinden bakarsak bugün Türkiye’yi durdurmak isteyenleri daha iyi tanıyabiliriz.

Durdurulmak istenen acaba Sayın Erdoğan mı, yoksa Türkiye mi? Bu sorunun cevabını bulmadan ve Tayyip Erdoğan  üzerinden Türkiye’ye kurulan tuzakları  görmeden 7 Haziran’ı  doğru okumamız mümkün olmayacaktır.

Ne demek, “dev uyanırsa kimse durduramaz” Belli ki 100 yıl sonra dev uyanmış. Teşbihte hata olmasın, ormana kaçmış ve özgürleşmeye çalışıyor. Bir de bakıyorsunuz, kovboylar tekmili birden atlarına binmiş, ellerinde kement, Osmanlı’nın yavrusunu yakalayıp tekrar pranga vurmak istiyorlar. Durum bundan ibaret. Yoksa Türkiye’nin sıradan bir seçimi elin gavurunu niye bu kadar ilgilendirsin?

Bakar mısınız, kepazeliğin, rezilliğin, çirkinliğin bini bir paraya, bu piyasada. Üstelik at izi it izine karışmış vaziyette. Kimin elinin (pardon oyu) kimin cebinde olduğu belli değil,

Şimdi anladık mı, İsrail Başbakanı, niçin ‘’7 Haziran   hayatımın en mutlu günü’’ dedi?

Şimdi anladık mı,  işgal kuvvetlerinin basın organları “Selahattin Eyyubi durduruldu” diye zil takıp oynuyor.

Daha da acısı; Ak Parti’nin tek başına iktidarı kuracak çoğunluğa ulaşamaması İsrail ve Batı medyasını olduğu kadar Gülen medyasını da çok sevindirmiş olmalı ki, Todays Zaman yazarı İhsan Yılmaz, sosyal medya üzerinden mutluluğunu “ Abdulhamit Düşerken….” notuyla paylaştı.

Behey gafil, sen Yahudi uşağı mısın, yoksa siyonist Emanuel Karasu’nun torunu musun? Abdulhamit’i deviren, Osmanlıyı yıkıp İslam ümmetini ve mazlum milletleri başsız bırakan bu hain komployu nasıl örnek gösterirsin?

Gerçi sürpriz olmadı,  daha vahimi de var.  F. Gülen’in gözde isimlerinden bu İhsan Yılmaz, daha önce de Charlie Hebdo Dergisi’nin Peygamberimize söven karikatürlerini yayınlayan Cumhuriyet Gazetesine de destek vermişti.

Sıkı durun, bitmedi.  Bu İhsan Yılmaz var ya,  ABD’de düzenlenen bir panelde yaptığı konuşmada Ak Parti hükümetinin İslamcı geçmişine geri döndüğünü ve dini okulları (imam-hatipleri) yaygınlaştırdığını söyleyerek bizi Amerikalılara ispiyonlamıştı.

Ben ne diyeyim sana ey İhsan Yılmaz? Sakın benden beddua bekleme. Allah seni ıslah etsin.

Devam edelim. İtalyan Le Republica gazetesi 7 Haziran seçim sonucunu ‘’Yeni bin yılın Selahaddin Eyyubi’si son metroda durduruldu” başlığı ile duyurdu.

Selahaddin Eyyubi kimdir? Kudüs Fatihi olarak da bilinen bu şanlı lider, Haçlı seferlerine göğsünü siper etmiş, Ortadoğu’yu ve İslam coğrafyasını çekirge sürülerinden kurtarmış şanlı bir komutandır.

Şimdi bu benzetme ne anlama geliyor? 7 Haziran seçimiyle ne alakası var? Acaba 21.yüzyılın modern Haçlı sürülerinin Ortadoğu hesaplarını bozan Tayyip Erdoğan olduğu için mi Selahaddin Eyyubi ile kıyaslanıyor?

Şimdi gördük mü, sistematik bir şekilde tek merkezden pompalanan Tayyip nefretinin nerelerde kotarıldığını?

Peki, Şimon Perez’in şu sözlerine ne demeli? “Türkiye’de olanlardan (7 Haziran seçim sonuçlarını kast ediyor) memnunum. Ortadoğu’da iki İran’a yer yok. Türkiye’de güçlü bir lider rejimi oluşmak üzereydi.” Önlediniz öyle mi? Avucunuzu yalarsınız.

Şimdi anladık mı Şimon Perez sonuçtan niye mutlu olmuş? Demek ki, güçlü, bağımsız ve bağlantısız bir Türkiye hedefi, İsrail’in de uykularını kaçırmış.

Ak Parti’nin oy kaybını 13 yıllık iktidarın verdiği yıpranmaya ve olağanüstü bölgesel koşullara bağlayıp mazeret uyduranlardan değilim. Hatta Ak Parti’yi sütten çıkmış ak kaşık olarak görmediğim gibi, layüsel de görmüyorum.

Ancak, Ak Parti’nin yaptığı hataları bahane ederek Türkiye üzerinde yapılacak ameliyatlara seyirci kalamayız.

Peki, AK PARTİ nerede ne kadar yanlış yaptı?

İsterseniz haftaya kaldığımız yerden devam edelim.

Hoşça kalın!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.