Destek Sürekli Olsaydı!..

Bu haber 05 Mayıs 2014 - 20:43 'de eklendi ve 602 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Geçtiğimiz Pazar Günü Muğla Atatürk Stadyumunda oynanan Muğlaspor-Ortacaspor müsabakası üzerine söylenecek, ilişkin olarak altı çizilmesi gereken o kadar çok ayrıntı var ki!

Bu bağlamda tek söyleyebileceğimiz, keşke.

Keşke, Muğla Menteşe İlçesi adına mücadele eden Muğlaspor’a destek, sadece bir maçla sınırlı kalmasaydı.

Keşke yıllardır, olmak veya olmamak anlamına gelen çok sayıda müsabakalar öncesinde de taraftar aynı desteği verseydi.

Şüphe yok ki o takdirde Muğlaspor’un yeri bugünkünden çok daha farklı olurdu.

Ne var ki verilmedi.

Bu yüzden yeşil-beyazlı takım günümüzde hiçte hak etmediği bir kategoride mücadele ediyor.

Oysa tersi olabilirdi.

Geçmişi çok önemli başarılarla dolu takım diyerek, arka çıkılır.

Dolayısıyla Muğlaspor bugünkü konumda olmazdı.

Ama yapamadık.

Kulübün en fazla ihtiyaç duyduğu süreçte dahi kayıtsız kaldık.

Sen, ben, hepimiz.

Top yekûn Muğla.

O nedenle Muğlaspor, Bölgesel Amatör Ligde( BAL Ligi) mücadele etmek zorunda bırakıldı.

Ne yazık ki 3 senelik süreçte aynı lige devam ediyor.

Buna karşın ne zaman BAL liginde şampiyon olur.

Statü gereği 3.lige çıkma şansını yakalayabilmesi için grup maçlarından da başarıyla çıkarsa, eski günlerin başlangıcı olabilir.

Değilse, bugün mücadele ettiği Bölgesel Amatör Ligde çabalar durur.

***

Bu arada sanılmasın ki aynı lig, yeşil-beyazlı takım için çantada keklik.

Böyle olmadığı Ortacaspor karşılaşmasında bariz şekilde görüldü.

Zira rakip takımlar sıradan bir kulüpler değildi.

Transferde en az Muğlaspor kadar harcama yapmışlardı.

İşte bu noktada mutlak surette irdelemesi gereken bir önemli ayrıntı var.

Bugün, bırakın profesyonelce mücadele eden takımları, amatör kümede dahi birçok takım transfere tahminlerin üzerinde para harcıyor.

Bir yerde, bu tür takımlar amatör olmaktan çoktan çıktı! dense kesinlikle abartı değil.

Aslında Türk futbolu adına mutlak surette masaya yatırılması gereken bir konunun bu olduğunda en küçük şüphe yok.

Hadi diyelim ki profesyonel takımlar bu tür bir transfer politikası izliyor.

Olmaması gerekir ama alışkanlık haline getirdiler.

Peki amatör takımlara ne oluyor?

Zaten ekonomik güçlükler içerinde olan takımlar, kendi alt yapılarına önem vermek yerine transfere yönelmelerinin haklı bir gerekçesi olabilir mi?

Kim bu konuda farklı bir düşüncede olabilir?

Olamaz.

Olmaması gerekir.

Hangi takım olursa olsun, mutlak surette alt yapılarına yönelmek durumundadır.

Elbette kimi zaman şartların elvermemesi üzerine transfer yapacaklardır.

Ama bu durum çok ihtiyaç duyulması halinde olmalı.

Alt yapıda yetiştirdikleri sporculara takviye şeklinde transfere yönelmeliler.

Ne var ki böyle bir yol izlenmiyor.

Hangi takım olursa olsun, çaba göstererek futbolcu yetiştirme yerine, amiyane bir tabirle hazıra konmayı tercih ediyor.

Hal böyle olunca Türkiye liglerinde mücadele eden Süper lig, PTT 1.lig,2 ve 3.lig takımları aynı politikayı izliyor.

İzliyorlar ama bu tür bir transfere yönelmeleri de kulüpleri adeta borç batağına sürüklüyor.

Onun için günümüzde birkaç kulüp hariç, borç yükü altında olmayan hiçbir takım yok.

Hiç değilse bundan sonrasında altı yapıya daha ciddi eğilirler mi?

Şahsen hiç ihtimal vermiyorum.

Zira buna ilişkin hiçbir emare yok.

Aksi olsaydı takımlar, henüz ligler bitmediği halde transfere yönelik eğilim içerisine girmezlerdi.

***

Her halde 90 dakika 0-0 biten, uzatmalarda da gol atmayı başaramayan, ancak penaltı atışları sonunda sahadan galip çıkan takımın yeşil-beyazlılar olduğu müsabaka kritik edilmesi gerekirken, neden başka konulara değindiğim kestirilmiştir.

Zira Türk futbolu ve takımların hal-i pürmelali ortada.

Üstelik geleceğe yönelik bir ışık da görünmüyor.

Onun için asıl olan, müsabakalar kadar, tüm takımların bundan sonra izleyecekleri alt yapıya yönelik politikalardır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.