Dertli Olmayan Üretici Yok

Bu haber 02 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 744 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Her zaman olsa da, şu sıra dertli mi dertli birçok üretici kesimi var.

Hem de değişik alanda.

Nasıl dertli olmasınlar?

Yıl boyunca bin bir emekle ürettikleri ürünler, beklentileri karşılamaktan çok uzak.

Üstelik ailesine göstermedikleri ihtimamı aynı ürünler adına sergilemelerine karşın.

Bazıları, aylarca evinden barkından, çoluk çocuğundan ayrı olduğu halde, emeklerinin karşılığını almakta zorlanıyorlar.

Kaldı ki bu durum yeni değil.

Ne zamandan bu yana devam ediyor.

Buna karşın değişen bir şey yok.

Dün ne ise bugünde aynı.

***

Sanırım neden dem vurduğum kestirilmiştir.

Söz konusu olan sebze, meyve ve bal üreticileri.

Özellikle, aylarca evinden, barkından uzak olan bal üreticileri var ya!

Daha bir gündemde olan onlar.

Buna karşın gelin görün ki, bin bir meşakkat ve zorlukla ürettikleri bal, beklentileri karşılamaktan oldukça uzak.

Dolayısıyla yurdumuzun dört bir köşesinden, özellikle Akdeniz Havzası kentlerinden Adana ve Hatay’dan zorunlu olarak Muğla yöresine gelen arıcılar, dertli mi dertli!

Aynı yöre Adana’dan gelen Ömer ve Ayşe İncar, Hatay ilinden gelen Mesut Olgun ve Kürşat Karaca, bakınız sıkıntılarını nasıl dile getiriyorlar.

Bizler yılın 10 aylık dönemini evimizden uzak geçiririz.

Kimi yıllarda çok zor koşullarla karşılaşırız.

3 Metrekarelik bir barakada yaşamak zorundayız.

Çoluk çocuğumuzla, bir yılda ancak 2 ay beraber olmamızın karşılığı bu olmamalı.

Muğla yöresinde arıcılık yapan nice aileler de yılın belirli zamanlarında kovanlarını başka yörelere götürmektedirler.

Bu nedenle aylarca kovanların başında beklerler.

Bir yerde onlarla yatıp kalkarlar.

Hal böyle iken kimse aksini iddia edemez.

Zira bu yörenin insanı olarak, az çok onların çektiği sıkıntıları birebir gözlüyoruz.

Daha da öte, “mal canın yongasıdır” noktasından hareketle, çocuklarına gösteremedikleri ihtimamı, zorunlu olarak arı ve kovanlara göstermektedirler.

***

Bal üreticilerinin karşılaştığı bir başka güçlük daha var.

Bu konuda üreticilerden Mesut Olgun;

En büyük sıkıntımız, bulunduğumuz alanın mahrumiyet bölgesi olması.

Aynı zamanda kırsal alan olduğu için yeme, içme ve ulaşım bağlamında sorun yaşıyoruz.

Yanı sıra güvenlik bakımından da güçlükler var.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde çeşitli problemlerle karşılaşıyoruz.

Çekilen sıkıntıların barınma ve mahrumiyet bölgesi olması yanında güvenlik bağlamında da olduğunu belirten bal üreticilerinden Kürşat Karaca, bir başka zorluğu fiyat konusunda yaşadıklarını belirtiyor.

Bugünkü fiyatın 8-10 yıl öncesinden daha düşük olduğunu belirten Karaca;

Birilerin bu işe dur demesinin vakti geldi.

Şu anda 190-200 lira arasında değişen teneke fiyatının 270-300 lira olması gerekir.

***

Vurguladığım gibi sıkıntı içerisinde olan sadece bal üreticileri değil.

En az onlar kadar, hatta daha bir güçlük içerisinde olan sebze ve meyve üreticileri.

Kaldı ki bu durum sadece içinde bulunduğumuz süreci kapsamıyor.

Ne zaman ihracat söz konusu oldu.

Benzer sıkıntılarla karşılaştılar.

Bu nedenle, düşük fiyat yüzünden birçok üretici kasalarla ürünlerini dökerek tepkilerini gösterdiler.

Karşılaşılan güçlükler bu kadar olsa!

Türkiye’nin de üzerinde bulunduğu Akdeniz Kuşağı ülkeleri, yıllarca ürünlerimiz aleyhine öylesine propagandalar yaptılar ki!

Yetmezmiş gibi bir süre öncesinde Rusya ile aramızda yaşanan uçak düşürme olayı da krize dönüşünce.

Neyse Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlaşması üzerine, ürünlerimize uygulanan ambargo kalktı da, üreticiler bir nebze olsun nefes aldılar.

Yoksa halleri daha bir pürmelal olurdu.

Sonuçta, yıllar itibariyle tarım ürünlerinin ihracatı bağlamında karşılaştığımız zorluklar, içinde bulunduğumuz süreçte de kendini gösterdi.

Bu yüzden dense ki dertli olmayan hiçbir üretici yok.

Kesinlikle abartı değil.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.