Dershaneler

Bu haber 25 Kasım 2013 - 0:00 'de eklendi ve 2.077 kez görüntülendi.
Hafize Nizamoğlu Acarhafize@muglahamle.com.tr

Geçen haftalarda Milli Eğitim–dershaneler işbirliği ile liseye hazırlanan gençlere yönelik bir deneme sınavı yapıldı. Bu sınav merkezi yazılılara hazırlık sınavıydı. Eğitim sistemimiz sürekli değiştiğinden öğrencilerin her yeni sisteme adapte edilmesi gerekiyor tabi…
Sınav Türkiye genelinde bütün illerde uygulanmamış. Uygulanan illerde sınav saati aynıymış.
Milli eğitim ile dershanelerin bir araya gelmek istemediği bu günlerde yapılan bu işbirliği iyi bir örnekti bence.
Neden iyi bir örnekti?
Eğitim sistemLERimiz, dershanelerle tanışmamıza sebep olmuş. Öyle ki 1915 yılında yayımlanan Mekatib-i Hususiye Talimatnamesi (Özel Okullar Talimatnamesi) Cumhuriyet’ten önceki dönemde de tamamlayıcı eğitime ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Dolayısıyla dershaneler, serbest piyasa ekonomisine uygun yasal olarak faaliyetteler. Yani eğitim sisteminin gereği varlar ve bilgi satmaktalar. Arz – talep ilişkisiyle orantılı olarak hayatımızda olmaya devam ediyorlar. Buraya kadar hiçbir sıkıntı yok.
Yalnız;
Dershane fiyatlarının yüksekliği, düşük gelirli ailelerin çocukları için; sıkıntı. Fakat özel okula gidemeyen çocukların durumu da farklı değil.
Yaşanan aile dramları aileler için sıkıntı. Dershanelerin özel okula dönüştürülmesi burada bir değişiklik yaratır mı?
Sırf diğer çocuklar gidiyor diye çocuğunu dershaneye bağlayan ailelerin olması; toplum için sıkıntı. Bu durum özel okullarda da farklı değil zaten.
Asıl sıkıntı nedir?
Eğitim sistemiyle bu kadar oynanmasının çocuklarımız üzerindeki baskısı ve çocuklarımızın gelecek kaygısıdır. Diğer bir deyişle; üniversite mezunu olmak için doğduğuna inanan, bunun uğruna yarışan öğrencilerin, mezun olduktan sonra hayata sil baştan başlamasıdır.
Eğitim sistemi çocukları dershaneye gönderir ve yine eğitim sistemi okul derslerini ve okul eğitimini yeterli kılabilecekse; çocukları dershaneden alır. Nasıl ki; bizi dershanelerle sistem tanıştırdıysa, oturmuş bir eğitim sistemi bizi dershanelerden ayırabilir. Bunun için polemiğe gerek kalmaz.
Önemli olan bir şey daha var ki o da; eğitim sisteminin seneye değişmeyeceğinin garantisini verebilmektir. Gençlerin kendilerine hedef belirleyebilmesini sağlamak, buna imkan vermektir. Üniversite mezunu olmadan da gerekli ve yeterli mesleki eğitimi almış gençleri topluma yararlı hale getirebilmektir. Çocukların kaderine (denk geliş) belirledikleri meslekler, Türkiye’yi kaderiyle baş başa bırakmaktan öte bir sonuç doğurmaz!
Analar da gelecek kaygısı olan evlatlar doğurmaz!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.