DERSHANE POLEMİĞİ

Bu haber 27 Kasım 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.001 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ne zamandır ülke gündemini oluşturan gelişmelerden birinin DERSHANELER olduğunda şüphe yok.
Son bir haftalık süreçte, gazete sayfalarında yer almanın ötesinde ulusal, hatta yerel bazda yayın yapan diğer medya organlarında fazlasıyla yer alıyor.
Hal böyle olunca, ilgili ve yetkililerin ötesinde ilgi duyan herkes bu konuya odaklanmış durumda.
Varsa yoksa dershaneler.
Hani dense ki dershaneler meselesi polemik konusu haline geldi.
Kesinlikle abartı değil.
Baksanıza bir taraftan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yanı sıra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açıklama üstüne açıklama yapıyor.
Doğal olarak dershane yetkilileri de savunmaya geçiyor.
***
Ben de eğitimci, aynı zamanda bir gazeteci olarak, olayın patlak verdiği süreçten itibaren, dershanelerle ilgili kişisel görüşlerimi aksettirdim.
Belirtmek durumundaydım.
Zira dershaneler meselesi sıradan bir gelişmenin çok ötesindeydi.
Hele olay, içinden çıkılmaz bir mecraya sürüklenmek istenince.
Şimdi bir kez daha kaleme almam, bu yüzden.
Kabul edelim ki, dershaneler gerçeğini görmemezlikten gelmek olası değildir.
Eğer bugün, imkanları elversin elvermesin her aile çocuğunu dershanelere gönderdiğine göre, meselenin kimseyi mağdur etmeyecek şekilde çözüme kavuşturulması kaçınılmazdır.
Aksi halde, ülkemiz adına olmazsa olmaz noktasında olan eğitim meselesi daha bir içinden çıkılmaz hal alabilir.
O takdirde bundan zarar görmeyen hiç kimse olmayacaktır.
***
Aslında konuya ilişkin bir nokta, olayın özünü teşkil ediyor.
Durup dururken dershaneler nasıl gündemi geldi?
En azından çeyrek asırdır işlevini sürdüren dershanelerin nasıl bir olumsuz yanı oldu da, hükümet birden tavır aldı?
Kim havuzun suyunu bulandırdı bilmiyorum ama bildiğimiz AK Parti Hükümetinin doğru veya yanlış bu konuda kesin kararlı olduğu.
Baksanıza özellikle başbakan Erdoğan açıklama üstüne açıklama yapıyor.
İlişkin olarak, dershanelere bir çağrıda bulunuyor.
Dershaneler süresi içerisinde okullara dönüşsün.
Bu oluşumu, her dershane tek başına yapacağı gibi bir araya gelerek de gerçekleştirebilirler.
Buna karşın çeşitli dershanelerin ilgili ve yetkilileri, büyük oranda karşı çıkıyor.
Doğal olarak onların en önemli savunması;
Öğrencileri geleceğe hazırlamak adına yıllardır gecemizi gündüzümüze kattık.
Akabinde gelen başarılar ortada.
Buna karşın hükümetin tavrını anlamakta zorlanıyoruz.
Dershanelerin bu tür bir açıklamasına, başbakan Erdoğan katılmıyor.
Ona göre başarının altında yatan realite, öğrencilerin alt yapıyı okullarında kazandıkları.
Dershanelerin görevi, bilgileri pekiştirmekten ibarettir.
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
Başbakanın bu görüşüne tümüyle katılmak olası değil.
Elbette öğrencinin altyapı oluşturmasında okulların varlığı yadsınamaz.
Ne var ki, bina inşa etmede dershanelerin rolü de görmemezlikten gelinemez.
Kısaca okullar temel atıyor.
Binanın tamamlanmasında dershaneler devreye giriyor.
Hal böyle iken hiç kimse bir kalemde dershaneleri yok sayamaz.
Saymamalı.
Aksi halde büyük oranda haksızlık ediliyor demektir.
Bu da kimseye yakışan tavır olamaz.
***
Gelişmelerin seyri bu şekilde olduğu halde ne yapılmalı? denirse.
Önceki yazılarımda belirttiğim gibi asıl olan, meseleyi kırıp dökmeden çözüme kavuşturmaktır.
Hükümet, ülkemizin olmazsa olmaz şartlarından biri eğitim ve öğretim olduğu halde, “icranın başı benim!” diyerek, mutlak bir diretme içerisine girmemeli.
Kim ne derse desin dershaneler, geçmişten bugüne önemli bir işlevi yerine getirmişlerdir.
Hal böyle iken AK Parti Hükümeti, “biz yaptık oldu!” gibi sığ bir eğilim içerisine girmemeli.
Sonuçta, her ülke gibi ülkemizin geleceğe uzanması ve de çağdaş bir yapıya kavuşmasında eğitim ve öğrenimin oynadığı rolü kimse inkar edemez.
Bu rolü okullarımızla birlikte dershaneler üstlendiğine göre olay kesinlikle polemik konusu yapılmamalı.
Hele hele zıtlaşmaya hiç gidilmemeli.
Kısaca olayı daha da germeden, bir konsensüs sağlanması cihetine gidilmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.