DERS ALIRMIYIZ? SANMIYORUM « Hamle Gazetesi

DERS ALIRMIYIZ? SANMIYORUM

Bu haber 14 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 752 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Marmara Bölgesi ağırlıklı, özellikle İstanbul’da etkisinin çok daha fazla hissedildiği Sel Felaketi üzerine, ortak bir ses çıkıyor.
Ders almalıyız!
Kendimize indirgeyerek cevaplayalım.
Gerçekten ders alır mıyız?
Yanı sıra “Bir musibet bin nasihattan evladır”  özdeyişinde karşılığını bulduğu şekliyle hareket eder miyiz?
Başta 1.derece sorumlu belediye başkanları olmak üzere, iş başındaki hükümetler, gereğinin yapılması noktasında olayın üzerine eğilir mi?
Bu sorular için cevabım, sanmıyorum.
İnşallah, maşallah da diyemiyorum.
Zira bugüne değin benzer felaketlerle çok karşılaştık.
Önemli deprem kuşağı üzerinde bulunan bir ülke olduğumuz bilimsel verilerle sabit iken, gerekli tedbirleri almaktan uzak kaldık.
1 asırlık süre içerisinde bir değil pek çok kereler depreme maruz kaldığımız, dolayısıyla maddi manevi birçok kayıplar verdiğimiz halde, populist yaklaşım sergilenmekten öte geçilemedi.
Hep söylenen beylik laflar.
Türkiye çok güçlü bir ülkedir.
Yaraları en kısa sürede saracağız.
Elbette ülkemiz güçlü.
Dolayısıyla yaralar bir şekilde sarılır.
Tamam da sen gücünü, her türlü tedbiri alarak göstersen de bunca insanımız hayatından olmasa olmaz mı?
Sonra, ülkemizin daha bir güçlü olmasını sağlayan, sözler değil eylemlerdir.
“Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz” misali, siz ülke olarak her türlü tehlikelere karşı önleminizi alın.
Yine de zayiat olursa, o zaman kimsenin bir şey demeye hakkı olamaz.
***
Geçtiğimiz hafta içerisinde İstanbul’u yerinden oynatan sel felaketi için de durum farklı değil.
Öyle bir doğal afet ki, yapılan açıklamalar benzer sel felaketinin yarım asır öncesinde görüldüğü.
Buna karşın gerekenin yapılmadığı, bunca zaman içerisinde vatandaşın aynı tehlike ile yüz yüze olduğu açık açık görülünce, ne yazık ki gelecek adına ümitli olamıyorum.
Sade ben değil, çoğunluk olamıyor.
Dolayısıyla bu soruyla ilgili kanaatimin olumsuzluğu, geçmişe endeksli.
Karşılaştığımız nice felaketler sonrası ilgili ve yetkililerin, olayın sıcaklığıyla ettiği lafların hep havada kaldığını görünce, bu defa ders alırız diyemiyorum.
Nasıl derim!
İlgililer olayın üzerine yeterince gitmiyor veya gidemiyor.
Çözümü noktasında hükümetlerden sağlanacak maddi destek, istenen rakamlar içermiyor.
Yetmezmiş gibi siz belediyeler olarak bazı alanlar için eliniz kolunuz bağlı ise.
Asla olmaması gerektiği halde dere yatakları bir şekilde istila edilmiş.
Siz buna müdahale edemiyorsanız.
Etmeniz halinde yargı kararı aleyhinize sonuçlanıyorsa!
Ki, önümüzde buna ilişkin örnekler var.
Siz istenileni yerine getirmekten uzaksınız demektir.
 Bu takdirde ben dahil her önüne gelen, ders aldığımız noktasında hem fikir olamaz.
***
Neticede her şey bir yana diyorum.
İstanbul’da ortaya çıkan manzaranın korkunçluğu üzerine hükümet dahil, belediye ve diğer yetkili kurullar bir noktaya odaklanmalı.
Hiç kimse armudun sapı üzümün çöpü demeden, ülkenin kalbi durumundaki metropol kentin, bundan böyle benzer afetlerler karşılaşmaması için her türlü tedbirin alınması sağlanmalı.
Tüm eksikler tamamlanmalı.
Dere yatakları kesinlikle, istenilen noktaya çekilmeli.
Ancak bu takdirde vatandaş rahat, siz iş başındakiler, gereğini yerine getirenler olarak, daha bir saygınlık kazanırsınız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.