Deniz Verdiğini Er Geç Alır  

Bu haber 28 Eylül 2014 - 22:43 'de eklendi ve 940 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır Türkiye’de hüküm süren iklim koşullarının çoğu kez tahminlerin üzerinde hasarlara neden olduğu bir vakıadır.

Özellikle, ülke genelinde en fazla yağış alan Karadeniz Bölgesinde.

Kış aylarını oluşturan mevsimde gün geçmedi ki bir felaketle karşılaşılmasın.

Bir taraftan aşırı yağışların neden olduğu heyelan.

Ve sonrasında oluşan toprak kaymaları.

Diğer tarafta yıkılan evler.

Tahrip olan yollar.

Dolayısıyla yıllar boyu bu türden doğal afetlerle yüz yüze geldi Karadeniz bölgesi.

İlişkin olarak bölge halkı.

Bunun en belirgin göstergelerinden biri, geçtiğimiz hafta Karadeniz sahil kenti Giresun’da kendini gösterdi.

Aşırı yağışlarla daha bir kabaran Karadeniz, tabir yerindeyse Giresun kıyılarını yerle bir etti.

Sonrasında sahil boyunca yıkılan tesisler.

Ve de kıyı şeridinde tahribat.

Hem de öyle böyle değil.

Sahil boyunca konuşlanan tesislerin yerle bir olması yanında, yıkılan köprüler ve bozulan yollar.

***

Şimdi, yaşanan bu felaket sonrasında aynı kent, yaralarını sarmaya çalışıyor.

Bunu yaparken, Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu bir gerçeğin altını çiziyor ki, düşündürücü.

Oysa yıllar boyu ülke yönetiminde görev üstlenen yönetimler yanında şu an iş başındaki AK Parti Hükümeti Karadeniz Sahil yolunu yaparken, doğanın koşullarını dikkate almalıydı.

Buna karşın ne gariptir ki, doğaya karşı gelindi.

Gelindi ya, sonunda olanlar oldu.

Ve Karadeniz sahil kentlerinden Giresun, telafisi kolay olmayan bir afetle yüz yüze geldi.

***

Sadece Giresun halkını değil ülkemizi derinden düşündüren bu afet üzerine bakınız aynı kentin Belediye Başkanı Kerim Aksu, nasıl bir açıklamada bulunuyor.

Giresun 1999- 2009 ve 2014 yıllarında büyük dalgaların yıkımına uğramıştır.

Buna karşın bundan sonrasında daha büyük felaketin olmayacağını kimse garanti edemez.

Bunun en belirgin göstergesi, Karadeniz Sahil Yolu.

Elbette Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin yapılması, sadece bölge için değil ülkemiz adına memnuniyet verici bir olaydır.

Ne var ki bu yol yapılırken, Karadeniz’in koşulları dikkate alınmalıydı.

Ama alınmadı.

Bunun böyle olduğunu herkes biliyor.

Her halde Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu’un altını çizdiği ayrıntıların afaki sözler olduğu söylenemez.

Zira başkan, bir takım yatırımlar gerçekleştirilirken, bölgenin doğal yapısı ve iklim koşullarının dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Bu felaket, doğa üzerinde oyun oynanamayacağını bir kez daha gözler önüne serdiğine göre, ne denli iyi niyetle yaklaşım sergilense de bir yerde kaş yapayım derken göz çıkarıldığı apaçık ortadadır.

Konuya ilişkin açıklamalarını sürdüren Belediye Başkanı Kerim Aksu, bir önemli noktanın daha altını çiziyor ki, gerçeğin ta kendisi olduğuna asla şüphe yok.

Diyor ki;

Giresun sahilleri boyunca karşılaştığımız bu olumsuz tablo üzerine, ilgili ve yetkililere gerekli bilgileri verdik.

Buna karşın önlemler alınmadı.

Oysa bölgemizde 500 yıllık veriler değişmişti.

İklim koşulları farklılık gösteriyordu.

Herkes bilirdi ki Karadeniz, yılın belirli aylarında hırçınlaşır.

Deniz bir anda kabarır.

Ve de VERDİĞİNİN KARŞILIĞINI ER GEÇ ALIR.

Dolayısıyla mutlaka önlem alınması gerekirdi.

Ama alınmadı.

Hal böyle olunca, bunu kader diye açıklayamazsınız.

Her şeye karşın Karadeniz’in daha da tahribata neden olmaması için Karayolları bu mühendislik hatasını mutlaka düzeltmelidir.

***

Şimdi…

Eğri oturup doğru konuşalım.

Ve bazı gerçekleri kabul edelim.

Ülke yönetiminde bulunan Ak Parti Hükümeti Karadeniz Sahil yolunu yaparken, denizi doldurma cihetine gitti.

Bunun nedeni, Karadeniz Kıyı Şeridinin yeterli genişlikte olmamasıydı.

Hal böyle olunca deniz dolduruldu ve sahil yolu yapıldı.

Yapıldı ya, anlaşıldı ki çok önemli bir nokta yeterince dikkate alınmamış.

Oysa asıl olan, deniz sularının kıyıları tahribini önleyen dalgakıranların yapılmasıydı.

Böylelikle, hırçın Karadeniz sularının önünü alabilirdiniz.

O takdirde şimdi gözlenen felaket ortaya çıkmazdı.

Ama yapılmadı.

Zannedildi ki, Karadeniz’in tahribatı önemli boyutlara ulaşmaz.

Ne yazık ki ulaştı.

Ulaşınca, ulusal bazda yayın yapan medya kuruluşlarına yansıyan yıkımlar ortaya çıktı.

***

Kim ne derse desin bunun anlamı, Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu’nun belirttiği gibi Karadeniz’in verdiğinin karşılığını aldığıdır.

Değil mi ki siz,  yeterli olmayan bir takım tedbirlerle önümü kesmek istediniz.

Bende yapacağımı yaparım.

Evet, kim ne derse desin Karadeniz’in yaptığı, verdiğini geri almaktan başkası değildir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.