Deniz Turizmi Mastır Planı

Bu haber 12 Temmuz 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.200 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Fethiye’de 13-15 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılan ve hala bir sonuç bildirgesi yayınlanmayan “Muğla Deniz Turizmi Stratejisi Çalıştayı”na Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi ile Can Pulak, İrfan Tezbiner, Doğan Tugay gibi isimlerin çağrılmamış olmalarını eksiklik olarak değerlendirmiştim. Akyaka’ya çağrılmışlar. Sevindim.

Dünkü yazımı bu satırlarla noktaladım.

Akyaka’da Yücelen Otel’de yapılan çalıştaya ayrıca Hamdi Yücel Gürsoy ve Yücel Okutur da çağrılmış. Çok sevindim.

Keşke Kadir Başoğlan da çağrılsaymış.

Bu isimler Muğla’da kiracı değiller. Kiracı zarar etti mi alır başını gider. Bu isimlerin Muğla’dan gitme ihtimalleri, şansları yok…

 

xx            xx            xx

Çalıştaya, Vali Amir Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ozan Bahar, Kültür ve Turizm İl Müdürü Veli Çelik, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret ve Sanayi Odaları, Marina temsilcileri, GETOB, BODER, FODER, DOKTOB Başkanları, TÜRSAB Marmaris, Fethiye ve Bodrum Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanları ile deniz turizminin paydaşları katılmış.

Nedense ve ne yazık ki çalıştayın önemli bölümü “basına kapalı” yapılmış. Kimin ne konuştuğunu bilmiyoruz!

Doğrusu Hamdi Yücel Gürsoy’un, Doğan Tugay’ın, İrfan Tezbiner’in, Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Gündüz Nalbantoğlu’nun ne söylediklerini çok merak ediyorum…

Eğer çalıştaya katılabilmiş olsaydım Ozan Bahar hocama bu isimlerden yararlanmasını önerirdim.

Bu isimlerin her birinin ayrı ayrı Muğla’da turizm okuyan öğrencilerle en azından son sınıfta, derste, bir saat buluşmalarında büyük yarar olacaktır.

Hatta ilimizdeki turizm okullarının öğrencilerinden önce yöneticilerinin ve branş öğretmenlerinin gidip birer gün Ekincik Koyu’nda My Marina’da ‘staj’ yapmalarını öneririm…

 

xx            xx            xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye İşletme Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Pelin Arsezen Otamış’ın sunum sonrası değerlendirme yapan Vali Çiçek, şunları söylemiş:

Gemilerin manevra yaparak kıyıya yanaşabilmeleri için römorkör gemileri şart. Geçtiğimiz yıllarda Fethiye limanına gelen, fakat römorkör gemileri olmadığı için bu kruvaziyer gemiler maalesef Yunanistan’a gitti. Bu gemilerin yanaşabilmeleri için iki nokta tespit edilmiş. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bölgeye turisti çekebilmek için altyapının geliştirilmesi gerekir. Bu konu akpendik.com çok çok önemli. Çünkü üst gelir gurubuna hitap eden bu turizmin beklentilerinin giderilmesi gerekir. Onun için bu sahil kesimlerinde ticarethanelerimizin turizm işletmelerimizin kaliteli olması gerekir

Bu sözlerin sahibi ilin valisi olduğuna göre, peki kim yapacak?

Vali Amir Çiçek’in değerlendirmesinden sonra çalıştay basına kapalı devam ettiği için kim ne konuşmuş bilmiyoruz.

Ancak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün “Büyükşehir Belediyesi olarak kıyıda yetkimiz yok” dediğini duyduk. Vali Çiçek’e yanıt olarak mı dedi, demiş bilmiyoruz…

 

xx            xx            xx

Türkiye‘nin en uzun kıyısına sahip Muğla‘da her ne kadar kısa dönem askerlik yapar gibi “deniz, kum, güneş turizmi” yapılıyor olmakla birlikte bin 480 km kıyı uzunluğumuzdan, yani “deniz turizmi”nden yeterince yararlanamıyoruz.

İşte Mayıs ayında Fethiye’de, Haziran sonunda Akyaka’da yapılan çalıştayda sorunlar belirlendi, çözümler arandı. Sorunlara bakınca insan İspanya’nın üçte biri kıyı uzunluğuna sahip Muğla’da “Deniz Turizmi” yapılmadığına kanaat getiriyor.

Su akar, Türk bakar” dedikleri bu olsa gerek…

 

xx            xx            xx

Deniz Turizmi’nden neyin kastedildiğini anlayabilmeniz için sizinle çalıştayın konuşmacılarından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye İşletme Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Pelin Arsezen Otamış’ın ‘feribot turizmi’ni anlatırken ifade ettiği şu sözlerini paylaşalım:

Yurt dışından tekne mürettebatlı ve mürettebatsız olarak kiralanıyor. Ancak oradaki turist profili önemli. Feribotu tercih eden turist profil gelir seviyesi yüksek, eğitim seviyesi yüksek, entelektüel seviyesi yüksek ki bizim turizm araştırmalarından gördüğümüz en fazla harcamayı yapan kitle.

Feribot Turizmi başlığı yanına “Yat Turizmi” başlığını da koyup, bu başlıklara dalış, olta ve zıpkınla balık avı gibi aktiviteleri de eklediniz mi karşınıza “Deniz Turizmi” çıkıyor.

 

xx            xx            xx

Yrd. Doç. Dr. Pelin Arsezen OtamışDeniz Turizmi”nin sorunlarını anlatırken Türkiye’nin her alanda en önemli sorunu “kurumlar arası yetki kargaşasının”  bu alanda da önemli sorun olduğunun altını çizmiş. Deniz Turizmi’nin paydaşları ile yaptıkları görüşmeler sonrası ortaya çıkan sorunları başlıklar halinde anlatan OtamışBirinci öncelik olarak mevzuat düzenlemeleri var. Yürürlükteki düzenlemelerin bazı kısımların yeniden gözden geçirilmesi sonucu ortaya çıktı. Ayrı zamanda Bakanlıklar arası, kurumlar arası yetki kargaşası, bir bakanlığın verdiği kararı bir başka bakanlığın onaylamadığı durumlarla karşı karşıya kaldıkları tespit edildi.” demiş. Şaşırmadık…

Liman işletmelerinde bir takım sıkıntıların bulunduğunu, deniz turizmi ile ilgili yeteri derecede farkındalık yaratılmamış olduğuna dikkat çeken Otamış bu konuda da “Turizmin diğer sektörlerinde veya alt sektörlerinde nitelikli personel açığı olduğu iletildi. Gemilerle gelen yolcuların hızlı bir şekilde destinasyonlara ulaştırılmadığı ve yine gemilerin hızlı bir şekilde demir almalarının çok mümkün olmadığı sorunu ortaya çıktı” ifadesinde bulunmuş.

Yrd. Doç. Dr. Pelin Arsezen Otamış, yat işletmelerinden gelen en yoğun şikâyetin ise KDV oranlarında ayrımcılık olduğunu belirtmiş. “Otellerdeki konaklamalarda yüzde 8 oranında KDV alınırken, yat işletmelerindeki konaklamalarda yüzde 18 alınıyormuş. KDV oranının otellerdeki gibi yüzde 8’e indirilmesi isteniyor.” ifadesinde bulunmuş.

 

xx            xx            xx

Sunumunda feribot turizmine dikkat çekip, dalış mevzuatının ve balık avlanma alanlarının yeniden belirlenmesi gereğini anlatan Otamış, son olarak “Deniz turizmini ele alıyoruz ama diğer turizm çeşitleriyle, kültür turizmiyle, termal turizmle, sağlık turizmiyle olan etkileşim göz ardı etmemiz mümkün değil, bunların hepsi birbirine bağlı. Paydaş beklentilerinin hesaba katıldığı, neler istendiğinin hesaba katıldığı, rekabetçi sürdürülebilir, uygulanabilir, yani gerçekçi hedeflerin olduğu Muğla Deniz Turizmi Mastır Stratejik Planının artık yapılması gerekliliği ortaya çıktı.” diyerek şöyle devam etmiş:

Biz şu anda Muğla turizm sektörü paydaşlarını masaya oturttuk ve onların sorunlarını geleceğe yönelik algılarını kendi algılarından, kendi perspektiflerinden masaya yatırdık. Şu anda henüz akademisyenler işin içine tam olarak dahil olmadı. Önce paydaş beklentileriyle başladık. Bundan sonra ne yapılması gerekiyor? Tanımlar ve sorunların tanımları. Bu sorunların gerekçelendirilerek çözüm önerileriyle birlikte politikalar belirlemek gerekiyor. Daha sonra üretilen bu politikaların verilen kararların bütün paydaşlara benimsetilerek yayılması ve daha sonra da tabi ki politikaların artık uygulanarak haritaların oluşturulması ve hataların giderilmesi gerekiyor.

 

xx            xx            xx

Bizim MuğlalılarOlanın zararı olmaz” derler. Bu olanında zararı olmaz… Faydası olur mu? Bizim Muğlalılara sorarsanız, “Ölme eşeğim. Yonca biter de yersin” diye karşılık verirler.

Ne yapılacaksa yapılırda KDV idi, römorkördü gibi meselelerinde çözümüne bakılır…

—————————————

Günün Sözü:

Bizi yoran şartların ağırlığı değil, insanların halden anlamayan sağırlığıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
misafir misafir 12 Temmuz 2016 / 03:10

Özcan Bey Merhaba
Yazınızda belirttiğiniz tanıma göre ismi “Feribot Turizmi” değil “Bareboat Turizmi” olacak. Okuyucuların yanlış bilgilenmemesi için düzeltmek istedim.
Değerlendirmeleriniz için teşekkürler

asım demirel 12 Temmuz 2016 / 20:02

“Bareboat” berbat anlamında mı kullanılmış? “feribot turizmi” daha anlaşılır. Sözlüklerden baktım bareboatın anlamı yetersiz. feribot turizmi daha anlaşılır.