Değişmeyen Makus Talihimiz

Bu haber 19 Temmuz 2016 - 0:46 'de eklendi ve 794 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Artık anlaşıldı ki, dünyada konuşlanan ülkeler arasında demokrasi bağlamında en zor sınav veren ülkelerden biri tereddütsüz Türkiye.

Yani bizim ülkemiz.

Aksi iddia edilemez.

Neredeyse yarım asrı geçen sürede her 10 yılda bir, demokrasiye indirilmek istenen darbeyi önleme mücadelesi içerisinde olduk.

Hem de çok ağır bedeller ödeyerek.

Ne yazık ki aynı süreçte maddi manevi telafisi kolay olmayan kayıplar verdik.

Daha bir önemlisi dünya ülkeleri nezdinde farklı bir gözle bakılan ülke olmaktan kurtulamadık.

En basitinden bir örnek, yarım asrı öncesinde müracaat etmemize karşın işi yokuşa sürenler, daha dün demirperde ülkesi olarak ayrı kutupta yer alanları bir çırpıda birliğe dahil eden AB’nin eğilimi, her şeyi açıklıyor.

Dolayısıyla kimler ne söylerse söylesin, nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da, demokrasiyi özümseyen ülkelerin Türkiye’ye bakış açıları, dün ne ise bugünde aynı.

Aksi düşünülemez.

Gelişmeler ayan beyan ortada.

***

Ne yazık ve acıdır ki bu durumu kendimiz yaratıyoruz.

İçimizdeki işbirlikçiler, daha da öte hainler, bu ülkenin olmasını istemedikleri için geçmişten bugüne ellerinden gelen her türlü kötülüğü işlemekte zerrece tereddüt etmediler, etmiyorlar.

Hal böyle iken kimse kimse kalkıp aksini iddia edemez.

Edilemez.

“Türkiye demokrasi bağlamında tartışılır ülke olmaktan kurtuldu” imajının yavaş yavaş yer etmeye başladığı süreçte, yeni bir çirkin eylemle yüz yüze gelmezdi.

Aksi olsaydı, batılılaşma adına nice fedakarlıklara katlandığımız süreçte, geçtiğimiz Cuma gecesi yeni bir darbe girişimi ile karşı karşıya gelmezdik.

Darbe diyorum.

Aynı süreçte Ankara ve İstanbul’da yaşanan çirkin eylemlerin başkaca açıklaması olamaz.

Üstelik bu eylemin bir uzantısının Muğla’da kendini göstermesi daha bir kahrolmamıza neden oldu.

Geçmişten günümüze demokrasinin beşiği kabul edilen kentimiz, eylemcilerin fiili harekette bulunduğu yerlerden biri olunca, üzüntümüz daha bir artmıştır.

Sonra nasıl artmasın ki!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te, kısa süre dinlenme için geldiği turistik tesis, aynı gün helikopterlerden açılan ateş altında kalıyor.

Bereket Cumhurbaşkanı, kısa bir an öncesinde kendisine iletilen bir istihbarat üzerine, aynı tesisten ayrılıyor.

Bunun üzerine düşünüyor ve de irkiliyorsunuz.

Ya Cumhurbaşkanı, bulunduğu mekandan ayrılmadan eylem gerçekleştirilseydi!

O takdirde neler olabileceğini düşünmek dahi istemiyoruz.

***

Gelişmeler doğrultusunda ülkemizin konumu, dolayısıyla gelinen nokta itibariyle üzülmemek elde değil.

Asla kabul edilemez bir eylem olamazdı, en azından olmaması gerekirdi.

Buna karşın böylesine çirkin bir eylemin bu şekilde sonuçlanması, şehit olanların acıları hariç, ehveni şer olarak nitelendirilebilir.

Allah esirgesin, çok daha büyük üzüntülere neden olan bir eylem gerçekleştirilebilirdi.

Halkımızı daha bir karamsarlığa iten tablo ile yüz yüz gelebilir.

Kısaca çok daha büyük acılar içerisinde kalabilirdik.

Ehveni şer diye nitelendirmem bu yüzden.

***

Yine de bu eylem üzerine ister istemez, neden diyoruz?

Neden, bu ülkenin makus talihi değişmiyor?

Dahası değiştiremiyoruz?

Periyodik olarak hiçte istenmeyen müdahalelere maruz kalmak zorunda mıyız?

Ülkeyi yönetenler bağlamında nasıl bir yıl izleniyor ki, birileri ayaklanıyor?

Şimdi olduğu gibi demokrasiye darbe indirilmek isteniyor?

İşte asıl cevaplanması gereken, dolayısıyla çözümün şart olduğu temel noktalar bunlar.

Siz Türkiye olarak ne zaman, herkesin özümsediği demokrasiyi, tüm kural ve kavramlarıyla yerleştirdiniz.

Ülkenin her noktasında konuşlanan vatandaşlar, istenen ölçüde demokrasi bilincine erişti.

Hak ve adaletin layıkıyla tecelli ettiğini gördü.

Ancak o zaman, her bakımdan sağlıklı bir ülke olarak yerinizi alırsınız.

Yok eğer tersi olursa!

Şimdi olduğu gibi herkesi derinden yaralayan bir eylemle yüz yüze gelirsek, izlenecek yol bellidir.

Makus talihimizin değişmesi için her kesime düşen görev, demokrasiyi tüm kurallarıyla yaşatmak ve de geleceğe taşınmasını sağlamaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.