Dayanışma günümüz kutlu olsun

Bu haber 25 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 758 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Basında sansürün kaldırılışının üzerinden 101 yıl geçmiş.
101 yıl önce dün; 24 Temmuz 1908’de gazetecilerin onurlu direnişi sonucu sansür kaldırıldı.
Ama 101 yıl sonra bu gün “Sansür yok” diyebiliyor muyuz?
Muğla Gazeteciler Cemiyeti üyeleri bu gün Karabağlar Yaylası’nda yapılacak gecede, sansürün kaldırılışının 101. yılını kutlayacak!
 
xx           xx           xx
Dün 24 Temmuz’du.
Ne garip tesadüf, ben Adliye’deydim.
Bir yazım nedeniyle açılmış tazminat davasının Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmasına katıldım.
24 Temmuz’da yargılan, 25 Temmuz’da bayram et!
 
xx           xx           xx
Neredeyse ünlü veciz sözlerden biri haline geldi:
“Hukuk herkese lazım”
Basın herkese lazım değil mi?
Kaldırın hukuku, kaldırın basını, geriye ne kalır?
İdarecilerin, siyasetçilerin önemli bölümü basından hoşlanmaz. Gazeteler kapatılsa hoşlarına bile gider.
Ama…
Canları yandığı gün ilk aradıkları basındır!
Siyasetçi muhalefette basın dostudur. İktidara geldi mi basın düşmanı olur çıkar…
 
xx           xx           xx
Dün duruşmadan çıkarken, üyesi olduğum meslek örgütümüzün yönetenlerinden birilerini beni beklerken görmeyi çok isterdim.
Ama ben bizim Muğla’daki meslek örgütümüzün üyesi değilim.
Muğla Gazeteciler Cemiyeti’ne muhalifim…
O nedenle duruşmadan çıkarken kimseyi de aramadım.
Ama Muğla’da yargılanan tek gazeteci ben değilim.
Muğla son yıllarda gazeteciler hakkında en çok dava açılan illerden biri haline geldi.
Hiç birinde Gazeteciler Cemiyeti yok.
Gazeteciler de birbirlerine sahip çıkmıyorlar.
Neredeyse birbirlerinin gözünü oyacaklar!
Hal böyle iken bu gün bazı meslektaşlarımız bayram edecekler.
 
xx           xx           xx
Günümüzde medyada yaşanan uygulamalara baktığımızda, sansürün kalkmadığı görülmektedir. Düşüncelerini yazdıkları, röportaj yaptıkları gerekçesiyle meslektaşlarımız yargılanmakta, gazeteciler kesin kanıtlara dayanılmadan gözaltına alınmakta, medyaya ve basın mensuplarına yönelik baskılar ve saldırılar sürmektedir.
Çalışanların sendikasızlaştırıldığı, iş ve can güvenliklerinin olmadığı, TCK’da yer alan maddelerle basına çok ağır cezaların getirildiği bir ortamda ne basın özgürlüğünden, ne de sansürün kalktığından söz edilebilir.
 
xx           xx           xx
Hal böyle iken bu gün bazı meslektaşlarımız bayram edecekler.
Her yıl olduğu gibi ödüller alacaklar.
Cemiyetin ödüllerinde “boş” yok!
Hani derler ya; dullar birbirlerini gollar… İşte öyle.
 
xx           xx           xx
Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça; hemen her mesleğin “Odası” varken, gazeteciler “Odalaşmadıkça” 24 Temmuzlar “gerçekten gazetecilik yapanlar” için bayram olmayacaktır.
24 Temmuz bana göre, “Basın Bayramı” olarak değil, “Dayanışma Günü” olarak kutlanması gereken bir gün.
Ne mutlu dayanışma içinde olanlara…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.