Davutoğlu’nun Turizm Açılımı

Bu haber 30 Aralık 2015 - 0:02 'de eklendi ve 1.179 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kültür Turizm Bakanı Mahir Ünal 2016 yılında Muğla’da olacak. Sayın Bakanın gelişi ile ilgili müjdeyi daha önce müjdeyi AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk verdi. Takvim belli değil, ama elbette geleceklerdir. Yarından sonra da 2016 yılına girmiş olacağız…

Sezon” demekten giden valimiz Hakan Güvençer hiç hoşlanmazdı. Bu Valimiz Amir Çiçek te hoşlanmıyor. Ben de hoşlanmıyorum. “Sezon” diye diye 3 bilemedim 4 ayında para kazanılan 7 aylık sezona tıkıldık kaldık. İşte o sezon 4 ay sonra başladı başlayacak.

 

xx           xx           xx

Sezonun başlamasına 4 ay var, Rus uçağının düşürülmesi ile başlayan krizin yarattığı belirsizlik hala sürüyor. Tabi o uçağın düşürülmesinden öncede turizmimiz pek öyle iç açıcı da değildi. Sezonu çok can yakıcı olmasa da düşüşle kapattık.

Gerçi turizm sektörünün pek güldüğü de görülmüş değildir. Senelerdir ağlarlar, ama istihdam yaratmanın ve dolaylı ihracatın yanında, genel bütçeye de ciddi katkı yaparlar.

Uçaktan önce iç açıcı olmayan turizmimiz, uçaktan sonra iç karartıcı hale geldi!

Ruslarla kriz aşılamadı, ama galiba İsrail ile aşılmak üzere. Gerçi onlarda “casino” olan yerleri severler, ama hiç değilse yaraya merhem olabilirler.

Allah bir kapıyı kapatır, öteki kapıyı açarmış…

 

xx           xx           xx

Allahtan Vali Amir Çiçek sektörün “kuyruğunu dik tutmak” için toplantı üzerine toplantı yapıyor, toplantıdan toplantıya koşuyor. Fethiye, Marmaris, Bodrum Belediye Başkanlarının öncülüğünde yapılan toplantıların ardından geçtiğimiz günlerde BODER, FETOB, GETOB, TÜRSAB başta olmak üzere tur operatörleri ve sektörün öteki temsilcileriyle Muğla Müzesi Mustafa Pabuçcuoğlu Salonu’nda bir araya geldi.

O toplantıda Vali Amir Çiçek, İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Çelik’in sunumunun ardından “Sürdürülebilir bir turizm için kısa vadeli zaman dilimleriyle değil, uzun yıllar yaşatılabilecek işletmecilik mantığıyla hareket edilmesi gerekmektedir.” demiş.

Doğru söylemiş.

Bunun için doğal ve tarihi çevremizi korumamız, yaşanılan mekanları (yollar dahil) estetik hale getirmemiz, mutfağımızda, servis ve sunumda kaliteye önem vermemiz gerekiyor. Ama kendimiz söyleyip, kendimiz dinliyoruz!

 

xx           xx           xx

Bu tür toplantıların hep “dilek ve temennilerle” geçtiğini bilmeyenimiz yok. Her ne kadar “sezonluk turizm” yapsak ta Vali Çiçek’in de o toplantıda altını çizdiği gibi “12 ay turizmi yaşayan” bir iliz… Hal böyle olunca “2016’da ne yapacağız?” sorusunun yanıtını çoktan vermiş olmamız gerekirdi. Vali Amir Çiçek’in gösterdiği çabayı yerelde ne sektör temsilcilerinin, ne siyasetin gösterdiğini söylemek mümkün değil…

Büyükşehir Belediyesi’nin bir çabasını gren varsa beri gelsin!

Büyükşehir Belediyesi ise adeta “Ben ilin katı ve sıvı atığını arıtır bertaraf ederim, içme suyunu sağlarım, sağlıklı bir ulaşım gerçekleştiririm, gerisi size kalmış” havasında.

 

xx           xx           xx

Kriz biziz ve onu biz yöneteceğiz” diyen Vali Amir Çiçek’in toplantıdaki şu ifadesi de oldukça önemli;

Kriz sözü insanları ürkütür. Orada kriz var bunu önleyeyim dediğin zaman kusura bakmayın batan tur operatörleri başka yerlere kayar. Kriz biziz ve onu biz önleyeceğiz. 2015 yılı sonunda sektörleri alanları dinleyip, eksikliklerimiz bu, bunları da bir daha yapmayalım, yaparsak da rezervasyonlar düşer gibi ümitsizliğe düşmeyin. Bu bir süreçtir. Çünkü izlenen ve takip edilen en önemli şey turizm ile ilgili alanlar. Şimdi kış turizmi içerisindeyiz ancak yazın gelecek kitle şimdiden yaz sezonundaki durumunu incelemeye çalışıyor.

Kuyruğu dik tutmak” işte budur.

 

xx           xx           xx

Vali Çiçek gerçekten de moral motivasyonla sektörün kuyruğunu ayakta tutmaya çalışıyor, ama 2015’in sonuna geldik… Bir gün sonra 2016… Hiçbir sorunun kesin ve net bir yanıtı yok! Ancak Vali Çiçek’in toplantıdaki “Turizmde siyaset olmaz” sözü çok önemli.

Doğru söylemiş.

Turizmde siyaset olmaz, olmamalı, ama turizmin “politikası” olur. “Türkiye’de, Muğla’da turizm politikanız ne?” diye sorulsa yanıtımız var mı? Önümüzdeki günlerde Muğla’da olacak olan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin bir “turizm politikası” var mı?

 

xx           xx           xx

Muğla Valisi Amir Çiçek gibi Başbakan Ahmet Davutoğlu’da kuyruğu dik tutuyor. Başbakan Davutoğlu, “Türkiye Markası”nın tanıtım lansmanında tanıtım simgesinin önemine işaret ederken “Bizi tek bir kültüre hapsetmek isteyenlere karşı haykırıyoruz, biz Avrupalıyız, biz Asyalıyız, Egeliyiz, biz Mezopotamya’yız, Karadenizliyiz. Dünyaya açılacağız. Dünyaya açılırken de kültürümüzü gururla temsil edeceğiz. İşte bu yüzden tanıtım simgesi önemli.” demiş.

Bir de “tanıtım filmi” yapılmış. Bugüne kadar Muğla’ya tanıtım filmi çok yapıldı. Muğla’nın dün altını çizdiğim gibi bir değil, birkaç sinema filmi olabilir…

Peki Muğla’nın tanıtım simgesi ne?

 

xx           xx           xx

Muğla’nın tanıtım simgesi eskiden “Muğla Bacası” idi… Büyükşehir olunca o anlamlı simgeyi, il merkezine verilen Menteşe ismine hapsettik!

Muğla Valiliği Fatih Şahin döneminde Muğla’ya Hizmet Vakfı’ndan, MELSA’dan, İl Özel İdaresi Bütçesi’nden milyonlar harcayıp, ilimiz turizmine “M” harfinden bir simge kazandırıldı. Anımsayan, kullanan var mı?!

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu motiflerini andırdığı gibi Yahudi sembollerinden “Davut Yıldızı”nı da andıran amblemini anımsayan, kullanan var mı?!

O sembol işe yaramadı da ondan mı ne BüyükşehirHedefimizBir / Muğla1Bir” diye bir “simge/slogan” kullanmaya başladı…

Büyükşehir Belediyesi ile Fethiye, Marmaris, Bodrum Belediyeleri bir mi?

Muğla Turizmi bir olabildi mi?

 

xx           xx           xx

Başbakan DavutoğluTürkiye Markası”nın tanıtım toplantısında Rusya’yla yaşanan sorun nedeniyle gelişmelerden turizm sektörümüzün kötü etkilenmemesi için yeni tedbirler alındığını belirtirken, “Birçok ülkeden Alanya, Gazipaşa, Antalya, Bodrum, Adnan Menderes Havalimanı’na turist getiren seyahat acentelerini uçak başına 6 bin dolar destek verilmesi kararlaştırılmıştır. 2016’daki Nisan Mayıs ayında da bu destek sürecektir. Bu bütün dünyadan gelen uçaklar için uygulanacaktır.” demiş.

Olay budur işte…

Gerisi gelir. Kuyruğu dik tutalım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Celal Şakıyan 01 Ocak 2016 / 10:45

sayın özgür ,
Turizm dendiğinde, deniz, dağ,kar, doğa, arkeoloji, etnoloji gibi pekçok kavramdan söz edilir yasalar çıkarılır,ancak mekanda tüm yasaların özü katledilir olduğunu gözlüyoruz. Doğa ve arkeolojik ,kentsel sit ve sosyolojik yapısının katlediliş ve yok olmalarını devamlı gözlüyoruz. kıyı yasası var tüm kıyılar neredeyse çok az bir kesime tahsis edilir duruma getirilmesini gözlüyoruz. İmar planlarının bile kıyı yasasına uygunmuş gibi yapılıp,uygulamalarda turizm tesislerinin denizleri kapattıklarını görüyoruz. HATIRLANIRSA MARMARİSTE 1982-83 lerde belediye başkanlığını yapan DOKTORun ken içi kıyı kesimini turizm tesis ve bireysel kullanımlardan arındırması; marmarisin bu günkü kıyı kullanımındaki rahatlığı sağlamıştır. Bodrumda ve diğer pek çok yerde Kıyı, ile Günübirlik Kullanım alanı arasında bırakılması öngörülen 50m.lik Devletin hüküm ve tasarrufu altında, tapusu olmayan park alanı olarak planlarda görünen kısımların içteki otel,motel, pasiyon ve evlerin kullanımlarına tahsis edildiğini, herkesin kullanma hakkı olan bu alana semsiye, şezlong, hatta ağaç dikmelerinin bile mümkün olamayacağını,sadece kamu yararına kamu kurumlarının gözetimi ve sorumluluğunda oldukları yasa geregidir. Bu durumu anlamayan veya anlamak istemeyen devletin değişik birimlerinin denetimsizlikleri,göz yummaları veya kira geliri temin edilmek amacı ile bireylerin kullanımına verilmesi uzun vadede turizmi veo bölgenin huzurunu bozan durumları ortaya çıkaracaktır.
Ayrıca. Turizm gelişsin denince yukarıdaki kavramlara Kumar kavramını eklemek gerekir. memlekette milli piyango, at yarışı, sportoto,iddia,vs gibi bir sürü kumar oynatılırken otellerde kumar oynatılmasına yasak getirilmesi pek de anlamlı değil.
Kıyı yasası ihlallerine örnek bodrumda, sarıgerme deki turistik tesisler verilebilir. HALBUKİ ANTALYADAN SİDEYE KADAR İŞLETİLEN OTELLERİN BU KULLANIM VEYAPILAŞMAYI DOĞRU BİR ŞEKİLDE YAPTIKLARINI DA GÖRÜYORUZ: İNSANLAR KIYIDA KM:LERCE YÜRÜYEBİLİYORLAR…