Davutoğlu’nu Okumak « Hamle Gazetesi

Davutoğlu’nu Okumak

Bu haber 19 Kasım 2015 - 23:50 'de eklendi ve 1.126 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

14 Kasım’da Kent TV’de Ayhan Ongun’un “Açık Görüş” programına konuk oldum. Tabiidir ki seçim sonuçlarını değerlendirdik.

7 Haziran öncesi Türkiye siyasetinin hikayesini konuştuk ve ona bağlı olarak 7 Haziran-1 Kasım aralığını okumaya çalıştık. Son olarak da 1 Kasım sonrası Ahmet Davutoğlu döneminde yaşanacaklar üzerinde durduk.
Sonuçta hepimiz bu memleketin ve bu milletin evladıyız. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun vatan, bayrak ve insan sevgisi ortak paydamızdır. Demokratik tecrübe ve olgunluk gereği seçim sonuçlarına saygı gösterip milletin dört yıllığına ülkeyi yönetme yetkisi verdiği Ak Parti iktidarına katkı sunmalıyız. Başta muhalefet partileri olmak üzere, yukarıdaki ortak paydalarda şüphesi olmayan herkes ve her kesim ülkesi için buna mecburdur.
Çünkü Türkiye kritik bir süreçten geçiyor, çevremiz ateş çemberi, dünya ise ateş küresi olmuş vaziyette. Böylesi bir zamanda değil de ne zaman kenetleneceğiz?
Hatta diyebilirim ki, muhalefet partileri biraz daha sağduyulu yaklaşıp, iktidarın doğrularına sahip çıksa, yanlışları karşısında da dimdik dursa ve bunu demogoji yapmadan, hakaret etmeden, itişip kakışmadan anlatabilse inanın bir sonraki seçimde oy patlaması yapar ve iktidara en yakın alternatif parti olur.
Belki de bu kritik dönemin en önemli şansı da Sayın Davutoğlu’dur. Bilge kişiliği, hocalıktan gelen kucaklayıcılığı, uzlaşmacı üslubu ve barış dili, ortak akıl bilinci ve hepsinden önemlisi samimiyetinden kaynaklanan inandırıcılığı bu ülkenin en büyük şansıdır.
Özellikle, debisi, derinliği ve hızı belli olmayan bir suda rafting yapmaya benzettiği Ortadoğu denklemini en iyi kavrayan dünyadaki ender liderlerden biri olarak Sayın Davutoğlu bu dönemde Türkiye’nin vazgeçilmezidir.
Balkon konuşması başta olmak üzere, daha sonraki açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla, partisinin sayısal gücü, Anayasayı değiştirme hariç, her şeye yeteceği halde muhalefetle istişare ederek, onların önerilerini alarak çalışacaklarını belirtmesi bağlayıcı ve bir o kadar da siyasi geleceğimiz açısından ümit verici bir gelişmedir.
Ekibinde yeterince deneyimli ve yetenekli ekonomistler de var. “Abi” diye tabir edilen partinin bir miktar duayeni de parlemantoda olduğuna göre, araya fitne ve şeytan girmedikçe, nefis ve akçeli işler girmedikçe Sayın Davutoğlu bu gemiyi rahatlıkla 2023 limanına ulaştırır.
İnşallah, o zaman Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ecdadımızdan devraldığı beşbin yıllık devletimizin yeni dönemini yani Cumhuriyetimizin 100. yılını hep birlikte huzur içinde kutlarız.
Hedefimiz dünyanın ilk on büyük ekonomik gücü olmalıdır. Bunun için demokratik iyileşmeler devam etmelidir. Çünkü demokrasi ve özgürlük olmadan iktisadi kalkınma olamaz.
Hatta gak- guk etmeden, mızmızlanmadan Anayasa değişikliğine tüm partiler destek vermelidir. İtirazlarını da halkla paylaşmalıdırlar. Mesela Leyla Zana’nın niyeti, amacı gerilim çıkarmak olabilir, şov yapmak olabilir. Bu ayrı bir konu. Ancak, Anayasal bir engel olmasaydı, “Türkiye Milleti” demekte ne mahsur var, öğrenmek istiyorum. Etnik köken dayatmacılığı ve tek ırka dayalı asimilasyon ve inkar politikalarıyla geldiğimiz nokta belli. Bir insan Türk Milliyetçisi olamıyorsa, Türkiye milliyetçisi olsun.
İtirazları anlıyorum, hatta duyar gibi oluyorum. Üst kimlik falan filan. Kardeşim tamam da Türkiye vatandaşlığında, Türkiye milletinde buluşmak “üst kimlik” yapılanmasına niye engel olsun ki.
İşin içinden çıkamıyorsak, o zaman tarihe, Osmanlı tecrübesine bakmamız yeter. Yetmiş iki buçuk milleti nasıl 7 asır bir arada kardeşçe yönetmiş? Sadece Türkiye değil Balkanlar, Ortadoğu hatta dünya huzur arıyorsa lütfen Osmanlı’yı tanıyalım ve anlayalım.
Leyla Zana’nın tavrı, tarzı ve çıkışı kesinlikle tasvip edilemez. Çünkü mevcut Anayasa ve Meclisi içtüzüğü de diyorsa o. Burası dağbaşı değil ki. Bir devlet geleneğimiz var, yasalarımız var. Şayet yasal sorunu aşma hususunda samimi iseniz, HDP olarak buyurun oturun masaya, Kandil’den talimat almamak kaydıyla yeni Anayasa’yı dört parti birlikte yazın, sorunu birlikte çözün. O zaman yemin metnini milli birliğimize ve devletin bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde yeniden hazırlayın. Öyle korsan çıkışlarla, efelikle bu iş olmaz Leyla Hanımefendi, yirmi yılda hiçbir şey öğrenememişsin maalesef.
Ahmet Davutoğlu, bekliyorum ve umuyorum ki, Anayasa başta olmak üzere meclisi muhalefetle birlikte çalıştırmak isteyecektir. Ancak onlar buna hazır mı, zaman gösterecek. Bu yeni dönemde Davutoğlu’nu iyi okuyamayan ve anlayamayan muhalefet siyaseten kaybetmeye devam edecek.
Hoşçakalın!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.