DAVUTOĞLU KONGRENİN ÖNÜNE GEÇMİŞ

Bu haber 09 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 636 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen AK Parti 4.Olağan Kongresini izlemek için Muğla’ya gelen Dış İşleri Bakanı Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu, belli ki kongrenin önüne geçmiş.
Kentin tarihi yerlerine ziyareti, vatandaşla olan samimi diyalogu ve de Muğla’nın Türkiye adına neler ifade ettiği gerçeğini dile getirmesi, her siyasinin yaklaşımlarından çok farklı.
Aslında o gün il dışında olduğum için kongreyi yakın takip edemedim.
Buna karşın Hamle Medya Grubu ve yerel bazda yayın yapan diğer organlarıyla birlikte, sonradan istişarede bulunduğum arkadaşlarımın anlattıkları, bunu bariz olarak gösteriyor.
Hele bazı arkadaşların kendi köşelerinden olayı irdelemeleri eklenince, başka türlü yorumlamak olası değil.
Zira Davutoğlu’nun kongre süreci ve kentin mutena semtlerine yaptığı ziyaretler sırasındaki açıklamaları, her şeyi açıklıyor.
Şahidi Türbesi başta olmak üzere İlim Yayma Cemiyeti, Tarihi Arasta, Yörük Obaları Derneği ve Zahire Pazarı ziyaretleri yanında, sahip çıkılması adına “gereği mutlaka yapılacak” vurgusu, onu çok farklı bir noktaya oturtuyor.
Hele Menteşe Beyliği, Büyük Denizci Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı ve Mevlana Hazretlerinin Manevi Talebesi Şahidi Hazretlerinden dem vurması.
Ve de ben Muğla’nın milletvekiliyim deyince.
***
Temel bir nokta var ki, Davutoğlu adına yadsımak olası değil.
Söz konusu yerlere ziyaretinde, yetiştiği çevrenin etkisi kadar, aldığı müspet ve manevi eğitimin rolü var.
Değil mi ki, Mevlana Hazretlerinin memleketinden.
Bir yerde o kültürle yoğruldu.
Manevi değerlerimizi simgeleyen tarihi eserleri ziyareti altında bu olgu yatıyor.
Aksi olsaydı, geçmişten günümüze Muğla’ya gelen onca siyasilerden bir teki dahi olsun, adı geçen yerlere ziyaret eder.
Oralar hakkında görüşlerini açıklardı.
Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ziyaretiyle yetinmeyip, Mevlana Hazretlerinin manevi talebesi Şahidi Hazretleri Türbesi çevresinin restorasyona tabi tutulması için vakıflar Genel Müdürüyle konuştum demesinin başkaca açıklaması olamaz.
İşte onu farklı kılan, sözde değil özde sergilediği eğilimlerdi.
Davutoğlu İl Başkanlığı seçimine yönelik kongrenin önüne geçti derken, baz aldığım kriterlerin başında bu geliyordu.
***
Dış İşleri Bakanının değindiği 2 önemli nokta daha var.
Üniversiteye ziyaretinde diyor ki, Muğla’da okuyan öğrenciler çok şanslı. Ormanlarla kaplı, yemyeşil bir alanda bulunan mekanlarda okuyorlar. Üstelik üniversite bünyesinde görev yapan akademisyenler ve öğrencileri mutlu kılan, çok güzel binalarda eğitimin sürdürülmesidir.
Bir akademisyen olarak bunun ne anlama geldiğini iyi bilirim.
Bunları dile getirirken, üniversitenin banisi rahmetli Sıtkı Koçman’a katkılarından dolayı minnet duyduğunu ifade ediyor.
Üniversitenin daha da gelişmesi, uluslararası düzeyde bir bilim yuvası olması için yardımcı olacağının altını çizerken, Muğla’nın özellikle turizm bağlamında devlete katkılarından hareket ediyor.
Kongre sürecinde değindiği bir başka konu, orman vasfını kaybetmiş 2B kapsamındaki araziler hakkında vatandaş lehine iyileştirmelerin yapılacağı.
Belirlenen rayiç bedellerinden yüksek olmasından doğan şikâyetlerin dikkate alınacağı, dolayısıyla ücretlerin aşağı çekileceği sözünü veriyor.
***
Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ziyaret ettiği yerlerle ilgili açıklamaları ve vatandaşla teşrik-i mesaisindeki yaklaşımlarını, her kim olursa olsun takdirle karşılar.
Şahsen bundan en küçük şüphem yok.
Ancak…
Her siyasi gibi onunda kongre salonunda dile getirdiği, özellikle yerel seçimlere yönelik sözleri tartışmaya açık.
Bu durum, gazeteci Özcan Özgür’ün “Ak Partide ne oldu?” başlıklı yazısında kaleme aldığı ayrıntılarda açıkça görülüyor.
Bakanın kongreye katılanlara yönelik, sizlerden Büyük Şehir başta olmak üzere 12 İlçe Belediye Başkanlığını kazanmasını istiyorum vurgusu, tipik bir siyasetçinin dile getireceği uçuk sözler.
Elbet her siyasetçi, partisi adına benzer taleplerde bulunur.
Ne var ki Ahmet Davutoğlu gibi ayakları yere basan, siyasetçi olmanın ötesinde bilim adamı kimliğindeki birisinin yaklaşımları daha farklı olmalıydı.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.