Davul, Top, Ezan Sadece Vakit Bildirmez « Hamle Gazetesi

Davul, Top, Ezan Sadece Vakit Bildirmez

Bu haber 16 Temmuz 2015 - 2:04 'de eklendi ve 1.219 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Oruç ibadetini yerine getirenlerden olup da, yerine getirememekle karşı karşıya kalındığında insanlık suçluluk duyarmış. Kim mi söylüyor? Ben…

Bir yazımda da vurgulamıştım. Bu sene “sıcaktan” değil, halen tedavisi süren rahatsızlığım nedeniyle oruç tutamadım. Suçluluk duydum. Tutanları kıskandım.

Umarım Allah inşallah tutabilenlerin oruçlarını kabul eder, bizim gibileri de affeder…

xx        xx        xx

7 Haziran Genel Seçimi’nin ardından; daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümet kurma görevlendirmesini yapmamış olması bir yana Meclis Başkanı bile seçilmemişti, ama parti liderleri hala seçimden çıkamamış bir haldeydiler…

Gerilimli ve umutsuzluğa yol açan günler yaşandı. Sanki yarın seçim olacakmış gibi…

xx        xx        xx

Başbakan Davutoğlu koalisyon görüşmelerine hafta başında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile başladı. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu görüşmesi yüzleri güldüren bir havada geçmiş.

Başbakan Davutoğlu’nun Salı günü MHP Genel Başkanı Bahçeli ile görüşmesi de ılımlı bir havada geçti. Başbakan Davutoğlu, dün de HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüşmüş olmalı.

Olmalı” diyorum, çünkü gazetemizin bu sayısının sayfalarının bayram tebrikleri nedeniyle artmış olmasından ötürü yazımı baskıya Salı gününden verdim.

Yine de Ramazan Bayramı’na “gerilimsiz” bir ortamda koalisyon umudu ile girmekte olduğumuzu söyleyebiliriz.

xx        xx        xx

Bir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Bugün arefe…

Yarın oruç tutan, tutmayan, tutamayan, tutmasa da tutuyor gibi yaşayan ve hatta tekne orucu tutan hepimiz; tüm inananlar bir olacağız.

Bayramlaşma geleneksel olarak Muğla Öğretmenevi’nde… Muhtemelen Vali Amir Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar, Alay Komutanı, İl Emniyet Müdürü, Cumhuriyet Başsavcısı, Baro Başkanı, resmi kurumların, meslek odalarının, STK’ların yöneticileri, siyasi partilerin yöneticileri törene katılan halkımızla birlikte birbirlerine kavuşacaklar…

HDP’liler yönetim olarak katılırlar mı ne yaparlar bilemiyorum, muhtemelen AK Parti, CHP ve MHP’den seçilmişlerimizde törende yer alacaklardır.

Geçmiş yıllarda gerek Ramazan Bayramı ve gerekse Kurban Bayramı bayramlaşmaları partilerin gövde gösterileri ve milletvekillerinin birbirlerine laf çarpmaları ile geçerdi. Hoş olmazdı…

Yarın bir olumsuzluk olmayacak diye umuyorum. Çünkü sanki partilerin genel başkanları koalisyon görüşmelerini “erken bayramlaşma” havasında geçti. Bu hava yarınki bayramlaşmaya yansıyacaktır.

xx        xx        xx

Bayram’dan sonra ne olur?

Umarım iyi olur… Herkesin beklentisi ülkenin geleceği için bir uzlaşma çerçevesinde koalisyon kurulması. Kim kimle koalisyon kurarsa kursun, bayramdan sonra da “bayram havasının” devam etmesi…

Kim bilir bakarsınız, emekliler Ramazan Bayramı’nda alamadıkları ikramiyelerini Kurban Bayramı’nda alırlar.

Neden olmasın?

xx        xx        xx

Ulusal bayramlarımız, dini bayramlarımız ve elbette geleneklerimiz çok önemli. Bunlar bizi “biz” yapıyor. Bir bakıma birlik beraberliğimizin harcı…

Ne var ki bu sene de önemli geleneklerimizden, ritüellerimizden biri olan Ramazan Davulu’nu duyamadık. Ramazan Topu’nu da… Sanki ses bombası gürültü yapmıyor; beni uyandırırken komşumu uyandırmıyor!

Neymiş efendim, rahatsız olanlar varmış.

Hani Muğla Demokrasi’nin, Özgürlüklerin ve özellikle “hoşgörünün” kalesi, limanı idi… Yoksa kendi kendimizi kandırıyor muyuz?

xx        xx        xx

Elbette teknoloji gelişti. Çocukluğumuzun kurmalı saatleri antika oldu. Artık insanı cep telefonları bile uyandırıyor.

Peki teknoloji gelişti bahanesiyle ezan seslerini de keselim mi? Teknoloji ile Avrupalılar bizden önce tanışıyorlar. Kiliselerinde çan sesleri eksiliyor mu?

Davul sesi, top sesi, ezan sesi… Bunları sadece vakit bildirme aracı olarak göremezsiniz.

xx        xx        xx

Çocukluğumda hallaçlar vardı. Şimdi var mı bilmiyorum. En azından Arasta’da olmadığını, kalmadığını biliyorum. Belediye’nin yanlış uygulaması sonucu şimdi “Pideci” olan (Bari Muğla Pidesi olsaydı) Ankaralanın Kahvesi’nin önünden geçip, Yağcılar Hanı’nın arkasından devam ederek Kurşunlu Caddesi’ne çıkan sokakta “demirci düvenlerinin” karşısında Hallaç Muttalip vardı… Muğlalının yatağının, yastığının, yorganının pamuğu burada atılır (kabartılır) idi…

Muttalip sadece pamuk atmazdı. Ramazan Ayı’nda da davul çalardı. Kim nerede oturuyor, kim oruç, kim değil bilir, kapı kapı dolaşır maniler okurdu…

Unutamam. Bu günün “dijital çocuklarının” o günleri yaşayamamış olmalarına üzülürüm.

xx        xx        xx

Ramazan’ın çocuklar için anlamı farklı olurdu.

Çocukluğumuzda Ramazan demek, sahurda yorganın altında uyanık olduğumuzu göstermek ve sofraya çağrılmak için yer döşeğinde kıpır kıpır olmamız; sonra da sofraya sokulup pilavın yanındaki hoşafa kaşık daldırmamızdı…

Çocukluğumuzda Ramazan demek mahalle fırınlarında “börek guydurmak” idi. Mahalle fırınlarının önünde kuyruklar oluşurdu. Herkes böreğinin topa 10-15 dakika kala yapılmasını isterdi. Börek içleri evde yapılırdı; otlusu, peynirlisi, ıspanaklısı, Muğla kavurmalısı… Karışıklıkta kavurmalı ile peynirli tencereleri karışırdı. Şansınıza çıkan yenilirdi de kıyamet kopmazdı… Kapı önüne çıkılır topun atılması beklenirdi. Ezan okunsa da iftar için top atılmış olacak. Kapıdan kapıya seslenilirdi; “Goşula top atıldı mı?”… Atıldı, atıldı…

İftar öyle yapılırdı… Mahallenin yaşlısı, yalnızı sırayla iftara ortak edilirdi…

xx        xx        xx

Çocukluğumuzda Ramazan bu günkü gibi “iftar çadırı” da değildi…

Elbette bizim çocukluğumuzda da yoksullar, muhtaçlar, yalnızlar vardı. Ama insanlık ta vardı… Bu gün iftar yaptırıyoruz da sahur ne oluyor?!!

Daha bu satırları sürdürebilirim, ama yerim doldu gibi…

xx        xx        xx

Muğla bu gün artık BüyükşehirBüyükşehir Yasası’ndan şikayet moda oldu ya… Ben de şikayetçiyim. Menteşe’nin bütün köy ve beldeleri artık mahalle… Söylentiye göre, Emirbeyazıt Mahallesi’nde birileri imza toplayıp kaç sene önce belediyeye dilekçe veriyor. Ramazan Davulu gürültü yapıyor deniliyor. O kararla Muslihittin, Karşıyaka, Orhaniye… Bildiğiniz il merkezi mahallelerinde Ramazan Davulu yasak oluyor. Yerkesik’te, Yeşilyurt’ta, Bayır’da yasak olmayan şehir merkezinde yasak olmaya devam ediyor…

Ayrımcılık…

Bunun Ramazan’da yapılması hiç hoş olmadı. Hoşgörülü Muğla’da…

İşin garip yanı, Emirbeyazıt Mahallesi’nde oruç tuttuğunu bildiğim o kadar çok insan var ki…

xx        xx        xx

Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Oruçlarınız, dualarız kabul olsun. İnşallah bu bayram “siyasilerin uzlaşmasına” vesile olur da bundan sonra ülkemize, toplumumuza uzlaşma, hoşgörü hakim olur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Fatih 16 Temmuz 2015 / 07:29

Muğla (şimdi Menteşe) alışamadık hep parantez açmak zorunda kalıyoruz. Büyükşehir’in adı Menteşe olsaydı, hiç zorlanmayacak tık. Menteşe örf ve adetlerine, geleneklerine bağlı bir yerdi. Ramazan topu ve ramazan davulu olmadan Ramazan’mı olur? Menteşe göç almadığı halde tayinle gelen olsa da onlarda Anadolu insanları. Ya Menteşe’yi eski ve yeni yönetenler Bodrum’da olsalardı acaba ne yapacaklardı? Bodrum’da yabancı yerleşikler var. İngiliz, Alman, Fransız, Hollandalı Bodrum’dan binlerce ev aldılar yaşıyorlar. Yabancıları ağırladığımız turistik tesisler var. Bu ramazan da turizm sezonuna denk geldi. Akşamları iftar saatinde top atılıyor. Daha doğrusu top yerine havai fişek atılıyor. Merkezinde belki kaleden top atılıyordur. Eskiden kaleden top atılırdı. Ama eski beldelerinde havai fişek atılıyor. Öylede bir ses çıkıyor ki sanki bomba atıldı. Üç beş marjinal tipler belki tepki veriyorlardır. Ama bu pek ses getirmiyor. Bazı beldelerde Belediyeler kapanmadan önce ramazan davulu da çalınırdı. Kimsede rahatsız olmazdı. Turistin olmadığı Menteşe’ye ne oldu da bu kadim geleneklerimizden vazgeçildi? Ramazan davulu ve ramazan topunu yasaklayanlar iftar çadırlarında arzı endam ediyorlar. Menteşe her ne kadar içerisinden Bodrum’a, Marmaris’e, Datça’ya, Fethiye’ye geçenler olsa da kendi içine kapalı nüfusu da altmış bin anca olan bir anadolu kasabasıdır. İnşallah bir gün Menteşe de ramazan davulu da çalınır ramazan topu da atılır. Bu anlamsız yasak bir gün olur son bulur. Ramazan geleneklerinin uluslararası dünyaca ünlü turistik Bodrum’da uygulanıyor olup ta dünyada hiç tanınmayan bilinmeyen Menteşe de uygulanmıyor olmasını bir kez daha düşünelim. Muğlalı hemşehrilerimizin ve Hamle çalışanlarının Ramazan Bayramını kutlu olsun. Nice bayramlara…