Datça Yarımadası ekolojisi derin yara aldı… « Hamle Gazetesi

Datça Yarımadası ekolojisi derin yara aldı…

Bu haber 03 Temmuz 2019 - 2:06 'de eklendi ve 1.192 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla‘da orman yangınlarının en çok yaşandığı ve doğal yaşam alanlarımızın en büyük yıkımı yaşadığı yıl olarak aklımızda 2008 yılı kalmış. O sene 347 orman yangını meydana gelmişti.

Ne zaman “kıyılarda” yangın çıksa, kasten çıkarıldığını düşünmüşüzdür. Ki Güvercinlik karşısındaki yarımadaya yanan alanlara kondurulan 3 konaklama tesisi böyle düşünenleri haklı çıkarmıştır!

Bir ara ormanlarımızı Yunanların yaktığını da düşünmeye başlamıştık… Şükürler olsun o önyargılı bakış tutmadı…

Oysa yangınların büyük bölümünün yıldırım düşmesini ve enerji nakil hatlarında şiddetli rüzgarda tellerin birbirine değmesi sonucu çıkan yangınları saymazsak kendi ellerimizden, ihmal ve cahilliklerimizden çıktığı bir gerçek…

Düne kadar yangın haberlerinde “çıkış nedeni” olarak hep “sigara izmaritinden”, “cam kırıklarından”, “mangal ateşinden” ifadeleri yeralırdı. Son yıllarda bu gerekçeleri duymaz olduk.

Tam anımsayamıyorum, 2008 yangınlarında mı yoksa onlardan önceki bir yangında mıydı; Marmaris‘te bir kaç gün süren yangın olabilir. Gazeteler o yangın sürerken manşetten şöyle başlık atmışlardı:

Ciğerimiz yanıyor…

 

xx           xx           xx

O gün bugün yangınlarda “Ciğerimiz yanıyor…” başlığı kullanılıyor. Meslektaşlarımız bıkmadılar diyemiyorum, ama “yaratıcılıklarını yitirdiler” dersek yanlış mı olur bilmiyorum…

Muğla yanıyor…”, “Marmaris Alev alev…”, “Korkutan Yangın…” … Marmaris, Muğla yerine duruma göre başka yerlerin isimleri getirilir. Kullanışlı başıklardır!

Bir de daha çok “kıyı yangınlarında” kullanılan “Yangında kasıt şüphesi”, “Kundaklama şüphesi”, “Ormanı rantçılar yaktı” ve “Rantiyeciler yaktı” başlıkları da kullanışlıdır.

Artık “Piknik ateşi ormanı yaktı”, “Sigara izmariti yaktı” ve “Anız yangını ormana sıçradı” başlıkları artık kullanılmıyor… “Ciğerimiz yandı” veya “yanıyor” hala revaçta… Hafta sonunda 12 saatte kontrol altına alınan Datça-Palamutbükü yangınında da kullanan az değildi:

Ciğerimiz yandı”…

Datça ile ilgili bu başlıklı ilk haberi  gördüğümde kendi kendime “Ne ciğeri?” demişim… Yanan 20 hektarlık alan “çamlık” değil, “makilik” alan…

Datça’dan Knidos’a kadar Yarımada’nın güneyi “çam fukarası” makilik Akdeniz’dir… Yarımada’nın Gökova Körfezi tarafı ise çamlık Ege’dir…

 

xx           xx           xx

Anlayacağınız hafta sonunda Datça Yarımadası‘nda oksijen üreten çam ağacı ormanları yok olmadı.

Yani ciğerimiz yanmadı… Ama derin yaralar aldık…

Böyle diye sevinelim, zil takıp oynayalım mı?

Hafta sonunda orada keklik yuvaları bozuldu. Uçabilenler uçtu, uçamayanlar ile kaplumbağalar ve öteki börtü böcek yandı. Belki nesli tükenmekte olan ve son yıllarda görülmeyen yaban kedisi Karakulak ile Yaban Keçisi varlıkları da oralarda kül oldu…

Umarız olmamıştır, ama yabani zeytin, keçiboynuzu, funda, katran ardıcı, laden, sakız ağacı, böğürtlen, zakkum, sandal ağacı, defne, menegiç, mersin, dağ çileği, kermes ve pırnal meşesi gibi “çalısı” bitkiler yok oldu…

Marmaris’in Bozbururun Yarımadası ile Datça Yarımadası bouna çeşitli statülerde koruma altına alınıp Özel Koruma Bölgesi ilan edilmiş olmamalı.

O yüzden benim başlığım böyle oldu:

“Datça Yarımadası ekolojisi derin yara aldı…”

 

xx           xx           xx

Eğitim-Sen Muğla Şubesi eski Başkanlarından Cahit Yaka Datçalıdır. Kahredici yangının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şöyle yazdı:

DATÇA-PALAMUTBÜKÜ

*Sadece ormanlarımızı değil, geleceğimizi de yakanlara lanet olsun. *Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Datça Belediye Başkanlığı Amirlerine, canhıraş emek veren çalışanlarına, Jandarmaya ve özverili vatandaşlarımıza gösterdikleri birlik beraberlik ruhu için teşekkürler.. *Aynı birlik ve beraberliğimizi burayı ağaçlandırarak geleceğimizi yeşertmek çalışmalarında da göstereceğimize inanıyorum. *Birlikte daha da güçlüyüz. *Birlikte daha da güzeliz

Çok sayıda kişinin sosyal medya paylaşımının özeti de şöyle oldu:

Datça’daki Yangın Kontrol Altına Alındı. Datça’mıza büyük geçmiş olsun. İnşallah bu yanan yerlere Yıldızlı Oteller yapmazlar…😔

Güvercinlik Koyu‘nda “yeşillendirileceği” söylenen ve yanan nesli tükenmekte olan türlerden Halep Çamları‘nın yerine fidanlarının dikilmesi beklenirken tesislerin dikildiğine bakmayın…

Palamutbükü yamaçları öyle kararıp kalmayacağı gibi betonlaşmasına da izin verilmeyecektir… Milas Belediyesi yöneticileri gibi, Datça Belediyesi yöneticileri de kayıtsız ve seyirci kalmayacaklardır…

 

xx           xx           xx

Buarada Cahit Yaka hocama katılmamak da mümkün değil. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Yerel Yönetimlerimizinitfaiye” birimlerinin Jandarma görevlileri ile işbirliği ve koordineli çalışmaları takdire şayandı…

Buna ülkemizin, milletimizin her alanda büyük susamışlığı var.

Cahit hocamın “Aynı birlik ve beraberliğimizi burayı ağaçlandırarak geleceğimizi yeşertmek çalışmalarında da göstereceğimize inanıyorum.” dileği, hepimizin ortak dilek ve beklentisidir. Ancak Orman teşkilatı üzerinde de “psikolojik baskı” oluşturmamalıyız.

Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi‘nin 2017 yılında Ayvalık‘ta yaşanan bir orman yangınının ardından söylediği gibi;

Merak etmeyin yanan alanlar bir başka amaçla kullanılamaz. Öncelikle doğaya, yanmış olsa da, kendi kendini yenileme şansı verelim…

Betonu, asfaltı delip çıkan bitkiler kömürü, külü de delip çıkacaktır. Biliniz ki; Hiroşima‘ya atılan atom bombasından sonra bilim adamlarının ‘burada 75-80 yıl hiçbir canlı izine rastlanamaz‘ demelerine karşın Mabet Ağacı, Zakkum gibi bitkiler sadece birkaç ay sonra tomurcuklarını patlatarak meydan okumuşlardır… Doğaya bir şans verin, elde kazma kürek fidan dikme sevdasından vazgeçin. Bakanlığın ağaçlandırma adına o alanı dozer, kepçe gibi ağır araçlarla alt üst etmesine de izin vermeyin…

 

xx           xx           xx

Evet, gelecek yıl Mart-Nisan aylarında Palamutbükü‘ne gidersek, külrenginin yerini yeşile bırakmaya başladığını şaşırarak ve sevinerek hep birlikte görebiliriz. Palamutbükü‘nün palamudlarından adını aldığı pırnal meşelerinin de yanan toprağı delmeye başladığına tanıklık edebiliriz…

O nedenle “niyetimiz akıl vermek” değil, sadece toplumsal baskı etkisinde kalmadan yavaş hareket etmenizi rica etmektir; Sayın Orman Bakanı, Sayın Muğla Orman Bölge Müdürü gelin doğaya bir yıl şans verelim…

Prof. Dr. Tuncay Neyişçi’nin de dediği gibi kendi yarasını saracaktır…

Ağaçlandırmaya gerek görülürse bir sene sonra da gerçekleştirilebilir.

Belki eteklere yakın Sakız Ağacı, Harnup, Halep Çamı, Zeytin ve Badem Plantasyonları yakışır…

 

xx           xx           xx

Datça Palamutbükü yamaçlarında üç ayrı yerden çıktığı önesürülen ve söndürme çalışmalarına Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Muğla Büyükşehir Belediyesi‘nden 10, Orman Bölge Müdürlüğü‘nün 30 arazözü ve helikopterleri ile birlikte 100’e yakın orman ve itfaiye personeli katıldı. Jandarmanın yanında ilk müdahaleyi yapan Datça Mahalle Afet Gönülleri Acil Müdahale Ekibi (MAG-AME) gibi yüzlerce gönüllünün katıldığı çalışmalarla 12 saat sonra kontrol altına alınabilen yangında 20 hektar alan zarar gördü.

Buarada önceki gün Muğla Valiliği‘nden yangınla ilgili yapılan açıklamada, “Palamutbükü yangınında üzerinde ağaç ve maki bulunmayan, otluk ve bir kısım çalılık alanda (20 ha) zarar. görülmüştür. Olay yerinde yapılan araştırma neticesinde, yangının trafodan baz istasyonlarına elektrik nakli yapan kabloların kısa devre yapması sonucu çıktığı anlaşılmıştır.” ifadesine yer verildi.

Yazımızı iki soru ile noktalayalım: O baz istasyonlarının sahipleri o ağaç ve maki bulunmayan yerde kablolarını neden yeraltından çekmemişler? Şimdi ortaya çıkan zararı o baz istasyonlarının sahipleri ödeyecekler mi?

———————————–                                                        ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Affetmek iyi insanların intikamıdır. (Schiller)

ÇİVİ

Gül ve Babacan kuracakları partiye üyelik için 2 koşul koymuş: Demokrat olmak ve liyakat. Arkadaşım “Bunlar partiyi kurup kendileri üye olmayacaklar galiba” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.