Darbelerin Toplumsal ve Siyasi Etkileri  

Bu haber 29 Ağustos 2016 - 0:02 'de eklendi ve 5.930 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Ünal Bozyer

Siyasi tarihimizde darbeler tarihi başlığı altında incelenebilecek kadar darbeler ve darbe girişimleri önemli yer tutmaktadır. Asker-sivil ilişkisi, askerlerin siyasetteki rolü idari ve siyasi sistemimizin en önemli konularını oluşturmaktadır. Askerin siyasal sisteme müdahalesi ve yeri Türklerin ilk uygarlıklarına kadar incelenebilir. Bu konu doktora ya da yüksek lisans çalışmasıyla akademik boyuta taşınabilir. Dolayısıyla konunun bu boyutlarıyla ele alınması bir köşe yazısıyla geçiştirilemez, irdelenemez.

Darbeleri sadece Cumhuriyet dönemine hatta belli bir dönemden (1960) sonra gerçekleşmiş gibi değerlendirmek de doğru olmayabilir, yanlış sonuçlara yol açabilir. Çok eskilere gitmeden Osmanlı döneminde askerin siyasal sistemde en önemli yere sahip olduğunu rahatlıkla iddia edebiliriz. Bu sistem içerisinde zaman zaman askerin müdahalesiyle siyasi sistemde değişikliklere gidildiğini tarih kitaplarından öğrenmekteyiz. Bu müdahalelerde padişahlar, sadrazamlar, dönemin üst düzey bürokratları ve komutanlar makamları kaybetmişler hatta makamlarını kaybetmekle kalmayıp canlarından olmuşlardır. Örneğin yeniçeriler maaş başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kazan kaldırmış, isyan çıkarmış, devlet adamlarını öldürmüş ya da öldürtmüşlerdir.

Askerlerin baskısıyla siyasal sistemin değişmesine II. Meşrutiyet’le birlikte tanık olunmaktadır. İttihak ve Terakki döneminde ise ordu artık siyasallaşmıştır. Bu dönemle birlikte Osmanlı’da Batılılaşma ve modernleşme hamleleri askeri ve sivil bürokrasinin müdahaleleriyle gerçekleşmiştir. Uzun süre toplumsal hayata ve tabana yayılamayan bu girişimler aynı zamanda müdahalelere de zemin hazırlamıştır. Bu süreç zamanla askerlerin toplum üzerindeki denetimini güçlendirmiş, askeri vesayet dönemine girilmiştir.

Cumhuriyet döneminde askeri müdahalelerin bir bakıma kuramsallaşması ise 1960 darbesiyle birlikte veya çok partili hayata geçilmesinin üzerinden 10 yıl geçince gerçekleşmeye başlamıştır. Vesayet döneminin gereği olarak “işler iyiye gitmediği” dönemlerde, eksen kayması gibi nedenlerle, iç ve dış dinamiklerin etkileriyle her on yılda bir müdahaleler hayata geçirilmiştir. Bazı darbelerin (1960-1980) ardından yeni anayasa yapma yoluna gidilmiş, MGK, Anayasa Mahkemesi, YÖK gibi kurumlar kurularak siyasal sistem yeniden düzenlenmiştir.

Aynı zamanda devletin ekonomik, ideolojik tercihleri de bu dönemlerde belirlenmiş, uluslararası antlaşmalara imza atılmış, uluslararası kurum ve kuruluşlara üye olunmuştur. Karma ekonomik modelden liberal ekonomiye geçiş 1980 darbesiyle mümkün olmuştur. ABD’ye yakınlığa, SSCB’den radikal uzaklaşmaya yine bu ortamlarda karar kılmışızdır. Kısacası askeri ve sivil üst bürokrasi ülkenin siyasi sisteminde, ekonomik ve toplumsal yapısında söz sahibi olmuş, siyasi partilere bu alanda radikal değişim şansı tanımamıştır. Rahmetli Demirel’in ifadesiyle seçimle gelen sivil hükümetlere yol, su, elektrik ve baraj gibi projelerin yapımı yüklenmiştir. İdeolojik ve ekonomik tercihler ise popüler deyimle halka bırakılamayacak kadar önemli konular olduğundan ancak üst yapı tarafından belirlenmesi gerekmektedir.

Müdahalelerin en önemli toplumsal yönünü mağduriyetler oluşturmaktadır. Her müdahale döneminde askeriye başta olmak üzere üniversiteler, milli eğitim, adliye gibi kurumlardan binlerce kişi işinden atılmış, yerlerine yeni kadrolar atanmıştır. Pek çok insan hayatını kaybetmiş ya da yaralanmış veya malından, mülkünden, eşinden, ailesinden ayrılmıştır. Üstelik bu tablonun her on yılda bir yaşanması toplumsal travmalara yol açmıştır.

Müdahaleler siyasi partilerin çoğu zaman faaliyetlerine son vermiştir. Kimi dönemlerde partiler kapanmasa da seçimlerde vatandaş tarafından cezalandırılmış, tabela partisine dönüşmüştür. 1960 darbesi DP’yi kapatmış ama yerine kurulan AP’nin yükselişine engel olamamıştır. 1980 darbesi tüm partileri kapatmış, yerine kurulan, kurulacak olan partilere izin vermemiş ancak bir süre sonra CHP, MHP gibi eski isimleriyle partilerin kurulması mümkün olmuştur. Siyasilere verilen cezalar da yine millet nezdinde kabul görmemiş, yasaklar kaldırılmıştır. MSP’nin siyasi serüveni yine kapatılan yeniden açılan partilerle bir biçimde sürdürülmektedir. Görüldüğü gibi darbelerin toplumsal ve siyasi etkileri çok çeşitli açılardan incelenmelidir. Haftaya devam edelim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.