Danıştay ‘komplikasyon’ kararını bozdu

Bu haber 10 Mayıs 2017 - 23:48 'de eklendi ve 1.666 kez görüntülendi.

Danıştay 1. Dairesi, Muğla’da 2.5 yıl önce geçirdiği apandisit ameliyatı sırasında kasık ana damarı zedelenen ve bu nedenle 2 kez kalbi duran, iç organlarının tamamı hasar gören 16 yaşındaki Ali Said Tuzcu dosyasında, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi kurulunun “Hekim hatası değil komplikasyon” şeklindeki kararını bozdu. Danıştay 1. Dairesi’nin bu kararı ile ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Savaş Demirbilek, ‘gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek taksirle yaralamak’ suçlaması ile Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

Kadir Tamer

Danıştay 1. Dairesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Uygulama Hastanesi’nde 16Aralık 2014 tarihinde geçirdiği ameliyat sonrası kasık ana damarının hasar gördüğü 15 saat sonra fark edilen ve 5 aylık tedavi sürecinin ardından hayata yeniden tutunan Ali Said Tuzcu’nun doktoru Prof. Dr. Savaş Demirbilek hakkında ‘gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek taksirle yaralamak’ suçundan dava açılmasına karar verdi.

Muğla’nın Menteşe İlçesi’nde yaşayan 16 yaşındaki Ali Sait Tuzcu, 16 Aralık 2014 tarihinde apandisit teşhisiyle Çocuk Cerrahisi Servisinde görevli Prof. Dr. Savaş Demirbilek, tarafından ameliyata alındı. Laporoskopi (kapalı ameliyat) yöntemi ile gerçekleşen ameliyat yaklaşık 4 saat sürdü. Ameliyat sonrası servise alınan Ali Sait Tuzcu’nun gece saatlerinde kan değerleri düşmeye başladı ve solunum sıkıntısı ortaya çıktı. Genç çocuğun bir süre sonra duran kalbi yapılan müdahalenin ardından yeniden çalıştırıldı. İlk ameliyatın üzerinden geçen 15 saatlik sürenin ardından ikinci kez ameliyata alınan Ali Sait Tuzcu’nun sol kasık bölgesindeki ana damarın ilk ameliyat sırasında laparoskopi iğnesi tarafından hasar gördüğü, hasar gören damarın müdahale edilmemesi nedeniyle gece saatlerinde yeniden kanama başladığı ortaya çıktı. Bu süreçte iki kez kalbi duran, iç organlarının tamamı hasar gören, böbrekleri iflas eden, bir süre solunum cihazına bağlanan ve sol ayağı sakat kalan Ali Said Tuzcu, sevk edildiği İzmir Ege Üniversitesi’nde yeniden hayata tutundu.

Üniversite ‘komplikasyon’ dedi

Ali Said Tuzcu’nun başına gelenlerin ardından ailesi ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Savaş Demirbilek’ten şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 3 profesörden oluşan bir soruşturma kurulu kurdu. Yaklaşık 1 yıl süren soruşturma kapsamında kurul, Ali Sait Tuzcu’nun apandisit ameliyatı ile ilgili olarak yaşanılanların hekim hatası değil komplikasyon olarak değerlendirdi ve Prof. Dr. Savaş Demirbilek’in bu komplikasyonu başarılı ile yürüttüğü gerekçesi ile hakkında dava açılmamasına karar verdi.

Danıştay kararı bozdu

Tuzcu ailesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin aldığı karara itiraz etti ve hazırlanan soruşturma dosyası Danıştay 1. Dairesi’ne gitti. Dosyayı inceleyen Danıştay 1. Dairesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ‘komplikasyon’ kararını bozarak, apandisit ameliyatında ‘gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek taksirle yaralamak’ suçundan Prof. Dr. Savaş Demirbilek’in Muğla Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına karar verdi.

Adalet yerini bulsun

Oğlunun yaşadıklarının çok ağır olduğunu anlatan baba Akın Ali Tuzcu, “Bir apandisit ameliyatının ardından yaşadıklarımız kelimeler ile anlatılamaz. Bize ilk ameliyatın ardından oğlumun aşırı kilolu olması nedeniyle zor geçtiği söylendi. Ancak biz ameliyat sırasında bir kanama olduğunu, bunu doktorun fark ettiğini, bu yaralanmanın damar bölgesine yakın bir bölgede olduğunu ve damarının hasar gördüğünü 15 saat sonra gerçekleşen ikinci ameliyattan sonra öğrendik. Hepimiz şok olduk. Bizden gerçekler saklandı. Oğlum İzmir Ege Üniversitesi’ne sevk edilirken organlarının tamamı çalışmıyor ve solunum cihazına bağlıydı. 5 ay sonra hayata tutundu. Bu yaşanılanların bir komplikasyon olmadığını biliyorduk. Tek isteğimiz adaletin yerini bulması” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Erden Alper KÜLCÜ 11 Mayıs 2017 / 14:52

Aynı dosyaya Türk Tabipler Birliği yüksek onur kurulu meslekten men cezası veriyor. Danıştay taksirle yaralama diyor ama kendi fakültesinden kendi arkadaşlarının yaptıkları soruşturmada bir madalya takmadıkları kalıyor. 2547 işte bu. Aslında kötü kanun yoktur, kötü uygulama ve kötüye kullanma vardır.