Dalyan’ın ekmeğini yiyenler!

Bu haber 19 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 696 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 
Dalyan Kaya Mezarlarının kurtarılması ile ilgili Vali Yardımcısı Recep Yüksel ile görüşmemizin ardından Kaunos Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Cengiz Işık ile yaptığım görüşme sırasında oldukça heyecanlandım.
Kaya Mezarları, Türkiye’de ilk kez ve beklide dünyada ilk kez uygulanacak NANO Teknoloji’den yararlanma yöntemi ile kurtarılacak.
Bu güne kadar çimento, alçı gibi yapay malzemelerle kurtarılmaya çalışılan kültür varlıkları bu teknoloji sayesinde kendi malzemeleri ile kurtarılacaklar. Tabir caizse kendi genlerinden yararlanılacak…
Bu konuda bu gün gazetemizde yer alan haber en az benim kadar sizleri de heyecanlandırmış olmalı.
Sadece Türkiye’ye değil, dünyaya örnek olacak bir çalışma ile karşı karşıyayız…
 
xx      xx      xx
NANO Teknoloji’den yararlanarak, Kaya Mezarları nasıl kurtarılacak, sorusunun yanıtını burada yinelemeye gerek görmüyorum.
Uygulama ile ilgili bütün detaylar haberde yer alıyor.
Haberde de görüldüğü gibi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile TÜBİTAK’ın desteklediği projenin ilk etabında (ARGE Bölümü) 4 yıl sürecek bir laboratuar çalışması yer alıyor.
ARGE çalışmasından olumlu sonuç alınmasının ardından kurtarma operasyonu başlıyor ve en kötü ihtimalle 10 yıl sonra 2021’de Kaya Mezarları kurtarılmış oluyor…
10 yıl insana çok uzun geliyor. Bu konudaki soruma, “Uzmanlar Kaya Mezarlarına hiçbir müdahale yapılmazsa 350 yıl ömür biçiyor. 10 yıl insan yaşamında çok uzun bir süre, ama 350 yılda 10 yıl nedir ki?” yanıtını veren Prof. Dr. Cengiz Işık’a, “Hocam kaç yaşındasınız?” sorusunu yönelttim. 60 yaşında olduğunu belirten Prof. Dr. Işık’ın yanıtı ilginçti:
“Ömrüm yeter mi, bilemiyorum. Neyse ki bir ‘bayrak yarışı’ bu..”
 
xx      xx      xx
Prof. Dr. Cengiz Işık’ın yanıtı oldukça açık, ama şöyle diyenler çıkacaktır:
“Ya bu mezarlar bütün olumsuzluklara rağmen 350 yıl daha yaşayacakmış. Telaşa ne gerek var?”
İşte bu anlayış ve bencillik yüzünden kültür varlıklarımıza sahip çıkamıyoruz. Onların değerlerini bilemiyoruz. Bolluğundan mı ne gereken önemi veremiyor, gereken hassasiyeti gösteremiyoruz.
Bizden 350 yıl önce yaşayanlar bu eserleri bize bırakmışlar. Biz, bizden 350 yıl sonra hayatta olacaklara ne bırakacağız?
Vandallığımızı mı?
 
xx      xx      xx
Nitekim Kaya Mezarlarının kurtarılmasına, orada “insan tahribatı olmaması için” seyir terası yapılmasına karşı çıkanlar var.
İşi öyle bir hale getirmişler ki, daha Kaunos’ta SİT ilan edilmeden yapılmış olan Kazı Evi için “Hoca kaçak ev yaptı”  demekle yetinmeyip, Prof. Dr. Işık’ı “tarihi eser kaçakçılığı” ile suçlamaya başlamışlar!
Bakın, Prof. Dr. Cengiz Işık, bu haksız, mesnetsiz saldırılara neredeyse ağlarcasına nasıl yanıt veriyor;
“Konservasyon projesi öncesinde burada bir ‘Seyir Terası’ projemiz vardı. Anlaşılmaz bir şekilde ‘tepki’ aldım… Sonradan fark ettim ki, tepkiciler ‘Kaya Mezarı manzaralı odalarım var’; ‘Kaya Mezarı manzaralı yemek masalarım var’ diyen salt kendini düşünen bir avuç rantçı. Onlara göre ben bu terası mezarların ortasından geçireceğim ve bu da onların manzarasını bozacak! Samimi olsalar eğer, ben bir ‘telefon’ kadar uzağım… Arar ve sorarlar. Burada ‘yerleşik’ olmayan ‘rantı’ düşünmeyen biri varsa, o da benim. Yapmaya çalıştığım her şey onların ve onların gelecek kuşakları için… Bu nedenle onların entelektüel çevrelerinden gelecek her türden teklif ve öneriye açığım… Bunu onlar da biliyor… Biliyorlar, ama ‘karalamak’ daha kolay… Oysa gelip sorsalar, bu terasın modern mezarlığın arkasındaki selvi ağaçlarının arkasında kalacağını, değil uzaktan, yanına yaklaşana kadar fark bile edilemeyeceğini görecekler…”
 
xx      xx      xx
Hoca vazgeçmiş! Seyir terası yapılmayacak…
Neden?
Hocadan dinleyelim:
“Allah şaşırtmış olmalı onları. Bilinmelidir ki ceza olarak karşılığı ‘ilahi adalete’ kalmayacaktır. Biz işimize bakacağız. Bari sizler gelecek kuşaklarınızı düşünmüyorsunuz, ‘vazgeçtim’ desteğinizden, bari düşüneni rahat bırakın. Ama rahat etsinler, Koruma Kurulu’ndan geçmiş olmasına rağmen, projenin uygulamadan vazgeçtim.”
Evet, seyir terası yapılmayacak. Dalyan’a gelen turistler, artık Kaya Mezarlarını Dalyan Kanalı’nın öte yakasından, karşıdan, çok uzaktan bakabilecekler.
Manzara sahiplerine hayırlı olsun!..
 
xx      xx      xx
Doğrusu anlayamıyorum.
Dalyan’lı ve oradaki turizmciler bir Caretta caretta deniz kaplumbağalarının bir de Kaya Mezarları ile Kaplıcaların ekmeğini yiyiyorlar. Orada ömrünü tüken bir arkeolog var. Dalyanın ekmeğini yiyenler O’nunla barışık yaşayamıyorlar!
Çok mu zor Prof. Dr. Cengiz Işık ile Dalyan Belediyesi’ni yönetenlerin, Dalyan’ın çevrecilerinin, Dalyan Turizmi’nin duayenlerinin yan yana gelmeleri?
Yarın devam edelim.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.