Dalyan’da çevre savaşları yeniden başladı!

Bu haber 14 Haziran 2019 - 1:13 'de eklendi ve 1.203 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 5 Haziran Dünya Çevre Günü bu sene Ramazan Bayramı içine denk geldi. Muğla‘da “çevre duyarlılığı yüksek” bir Büyükşehir Belediyesi de olmasına rağmen sanırım o gün  öyle Muğla‘ya yakışır bir etkinlik olmamış… Bayramda Ankara‘da olduğum için takip edemedim…

Muğla il merkezinde “Muğla Çevre Geliştirme Derneği” varmış. Bilmiyordum. Oysa Muğla‘ya önce “Çevre koruma” derneği lazım!

Menteşe Belediyesi ve Muğla Çevre Geliştirme Derneği tarafından 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında, Yenice İlköğretim Okulu öğrencileri Akbük Koyu’nda bayram öncesi kıyı temizliği yapmışlar.

Çıkan haberlerde “Koydaki çöpleri tek tek toplayan öğrenciler, duyarlı davranışlarıyla büyüklere örnek oldular.” ifadesine yer verilmiş. Öğrencilerin, duyarlı davranışlarıyla büyüklere örnek olmaları ne güzel…

Acaba diyorum, yerel yönetimlerde işbaşına ilköğretim öğrencilerini mi getirmeli?

Hatta doğal ve tarihi çevrenin korunmasını da çocuklara bırakmalı…

xx          xx           xx

5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinliğinde Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş yokmuş, ama Başkan Yardımcılarından Mehmet Güven varmış. Güven gazetecilere şu ifadede bulunmuş:

Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onları bu genç yaşlarında çevreyle ilgili ne kadar bilinçlendirirsek büyüdüklerinde de çevreye o kadar duyarlı birer birey olurlar. Bugün öğrencilerimizle birlikte Akbük koyumuzu temizledik. Çocuklarımız çevreyi olduğu gibi, denizlerimizi de temiz tutmanın önemini kavradılar

Demek ki bir etkinlikle çevrenin önemi kavranabiliyormuş. Demek ki Akbük‘te geçtiğimiz aylarda 30 menengeç ağacını doğrayanlar daha önce böyle bir etkinliğe katılmış olsalardı o ağaçlar doğranmayacaktı!

Her hafta sonu böyle bir etkinlik yapılmalı ve Muğla ilinde etkinliğe katılmayan kalmamalı…

Akbük‘te Hazine arazilerine çökenleri, İmar Affını fırsat bilip cennet koyu talan edenleri “denizleri temiz tutmanın önemini kavramaları için” hangi etkinliğe götürülmeli bilmiyorum… Gerçi onlarda herkesten çevreci olduklarını söyleyip, “Biz denizleri kirletmiyoruz ki” diyeceklerdir…

xx           xx           xx

Menteşe Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Güven‘in “İmar Affı” veya “İmar Barışı” gündeme geldiğinden beri Akbük‘ün başına gelenlerden haberdar mı acaba…

Keşke oraya çocukları temizlik yapmaya götüreceklerine İmar Zabıtası’nı götürselerdi. Tabi Menteşe Belediyesi’nin İmar Zabıtası var mı onu da bilmiyoruz.

Neyse bu barış veya af furyası yarın bitiyor. Yarın 15 Haziran, aftan, barıştan yararlanmak isteyenler için son başvuru günü. Başvurular incelemeye alınıp sonuçlandırılacak. Bu epey sürer tabi… Kaçak yapılaşma, kıyı talanı biter mi bilinmez…

Yine de bir imar barışı tesis edilecek. Peki doğal ve tarihi çevre ile de barış tesis edilmiş olacak mı, göreceğiz…

Doğruyu söylemek gerekirse kıyılarımızın hiç bir yerinde yerel yönetimlerimiz doğal ve tarihi çevreye sahip çıkmadılar. Çıkmış olsalardı gazetelerde “Bir Büyükşehir Belediyesi büyük Genel Sekreteri bir büyük Göl kenarında yaptığı kaçak yapı ve imar affı başvurusunda yalan beyanda bulunmak nedeniyle yargılanıyor” diye bir haber görürdük…

xx           xx           xx

Menteşe Belediyesi ve Muğla Çevre Geliştirme Derneği tarafından gerçekleştirilen etkinlik bir yerel gazetemizde de “Ağaç katliamının yaşandığı Akbük’te bayram temizliği” başlığı ile çıktı. Başlık, Menteşe Belediyesi‘nin Ramazan Ayı öncesi camilerde yaptığı temizliği hatırlattı…

Cami tamam da… Ben, Akbük‘te bayram temizliğini anlamadım…

Bayramdan önce Mayıs ayında da Muğla Abide- Hasan Nuri Öncüer Huzurevi sakinleri, çevreye olan duyarlılığı artırmak amacıyla etkinlik gerçekleştirmiş. 20 huzurevi sakini, 5’şer kiloluk pet şişelerle gittikler Akbük‘te daha önce doğranan 30 menengeç ağacı yerine dikilen 80 sığla ve 40 menengeçten oluşan 120 fidanı sulamışlardı…

Herkesin bildiği gibi orada “koyun işletmesini” üstlenmiş “Cennet Akbük’ü Koruma ve Yaşatma Derneği” bulunmakta. Şaştım kaldım… Bu dernek bu koyu nasıl koruyup yaşatıyor acaba?

Ağaçlar kesiliyor derneğin haberi yok… Fidanlar sulanacak, dışardan gelip suluyorlar… Mıntıka temizliği yapılacak, Yenice İlköğretim Okulu öğrencileri gidip yapıyor… Koydan para kazanan bu dernek ne yapıyor?

xx           xx           xx

Bayramdan önce beni Cennet Akbük‘ü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Urhan aradı. “Valilik koyu geri alıyor. MUÇEV’e peşkeş çekecekler” dedi… Çok güldüm… Benim yurdumun insanı bir başka güzel… MUÇEV‘in ne olduğunu anlattım. “Valilik yaparsa, doğru yapmış olur” dedim… O “Ama biz kammu yararına bir derneğiz. MUÇEV şirket.” diye karşılık verdi.

Ne yalan söyleyeyim Mustafa Urhan da haklı.

Muğla Valiliği Akbük‘ü geri almadı, ama Dalyan-İztuzu‘nu geri aldı. Beraberinde, 6 yıl önce gündeme getirilen ve tepkiler karşısında geri çekilen “Caretta Hastanesi” projesi de geri geldi.

Tepkiler yoğun. Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) hafta sonunda Dalyan‘da buluşuyor.

MUÇEP‘den yapılan açıklamaya göre, buluşma 16 Haziran Pazar günü saat 11.45 de İztuzu Kumsalında gerçekleşiyor. Saat 12.15‘de bir basın açıklaması yapılarak, saat 12.30‘da “Caretta Hastannesi nerede olmalı?” konulu forum gerçekleştiriliyor. Saat 13.30 de Dalyan‘a dönülüyor ve burada Dalyan Belediye Toplantı Salonu‘nda saat 15.15‘de MUÇEP tanıtımı yapıldıktan sonra, “Kıyılar ve MUÇEV” konusu ile “Dalyan ve Köyceğiz ÖÇKB ekoloji sorunları” ele alınıyor.

xx           xx           xx

Kıyılar ve MUÇEV” konusu önemli.

Muğla kıyılarının kimyasının ile bozulduğu bir gerçek. Tartışılacak yeri yok. Buna karşı kıyıların yerel yönetimlere bırakılmasını isteyenler var. Sanki kıyılarda MUÇEV işletmesinde veya MUÇEV‘in ihaleli, ihalesiz işletmesini verdiklerinin elinde yaşanan olumsuzluklar yerel yönetimlerin elinde yaşanmıyormuş gibi…

Üniversiteler işletmecilik yapmaz, işletmeciliği eğiştimini verir” diye karşı çıkanlar olsa da İztuzu Kumsalı‘nın üniversiteye tahsis edilmiş olması şimdilik (daha uygunu bulununcaya kadar) en doğru uygulamaydı. Bu konuyu ayrıca ele alırız.

Bundan 6 yıl önce İztuzu Kumsalı‘nın bir ucunda, 22 dönümlük bir alanda “Caretta Hastanesi” kurulmak istenmişti. Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) tarafından gündeme getirilen projeye Dalyanlılar ve çevreciler tarafından karşı çıkılmıştı.

Sonra vazgeçildi, ama hiç unutmuyorlar. Dönüp dolaşıp yine geliyorlar.

 xx           xx           xx

Mesele nesli tükenmekte olan Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının korunması ise bunu en iyi yapanın Dalyanlılar olduğunu söylemek gerekir. Başka türlüsü Dalyanlılara haksızlık olur.

Dalyanlıların o kumsalda bir zamanlar barakaları vardı. Yazları Muğlalıların Karabağlar Yaylasına göçtükleri gibi Dalyanlılar ve Köyceğizliler de İztuzu‘na barakalarına göçerlerdi. Dışardan gelip çadır kuranlarda olurdu. Ben de çadır kuranlardanım. Çadırımızı Carettaların hamisi Kaptan June (Haimoff) ile Dalyan’a turizmi getirenlerden Abidin Kurt‘un barakalarının önüne kurardık.

Bir gün “Burası Carettaların üreme alanı. Boşaltın…” denildiğinde, Dalyanlılar arkalarına bile bakmadan, gık demeden barakalarını orada bırakıp Dalyan‘a dönmesini bilmişlerdir.

Şimdi orada DEKAMER‘in Caretta rehabilite merkezi olduğu halde, “Hastane kuruyoruz” bahanesiyle Dalyanlıların bırakıp gittikleri barakaların “modernlerini” yapmak istiyorlar…

En azından Dalyanlılar ve çevreciler böyle olcağını düşünüyorlar, kaygı duyuyorlar ve 1980’de orada yapılmak istenen otele Kaptan June ile birlikte hangi gerekçelerle karşı çıktılarsa aynı gerekçelerle karşı çıkıyorlar…

 xx           xx           xx

Dalyan Turizm ve Çevre Koruma Derneği üyesi çevre aktivisti Murat Demirci, “6 yıl önce neden kabul etmediysek, şimdi de aynı sebeplerle kabul etmeyeceğiz. Daha ne kadar söyleyeceğiz? Böylesine binaların yeri koruma altındaki İztuzu olmamalı” dedi. Hastaneye değil yerseçimine karşı olduklarını belirten Demirci, “Gelsinler hastaneyi, müzeyi Dalyan’ın içine kursunlar” ifadesinde bulundu.

———————————–                                                                   ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Propaganda öyle bir sanattır ki insan başkasının ayağına basarken, kendisi ah der. (Bob Hope)

ÇİVİ

Bodrum’da Zabıta denetimleri sıklaştırmış. Arkadaşım “Menteşe’de zabıta var mı?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: ))))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 14 Haziran 2019 / 10:55

İztuzu konusunda bizim .çiçeği burnunda başkanımzı Sayın Alim UZUNDEMİR’e söz verildi,
SÖZ VERİLDİ, Alim kardeşimiz de HALKIMIZA SÖZ VERDİ,
SÖZ VERDİ, ÖNCELİKLE;
BİZ ALİM UZUNDEMİR BAŞKANIMIZA,ALİM KARDEŞİMİZİN SÖZÜNE SONUNA KADAR İNANIYORUZ, EĞER SİYASET ÇİRKİN YÜZÜNÜ BURADA DA GÖSTERİRSE, NASIL KENDİ PARTİMİZİN BİLE YANLIŞLARINA ASLA BOYUN EĞMEDİ İSEK, FIRSAT VERMEDİ İSEK, SİYASET ÇIKAR ARACI OLARAK GÖREN KİM OLURSA OLSUN,
AYNI MÜCADELEYİ VERECEĞİMİZDEN KİMSENİN KUŞKUSU OLMASIN, BU CENNET DOĞA VE BU CENNET ÇEVRE BİZE, CENABI ALLAH’tan EMANET,
ALLAH’ın EMANETİNİ KORUMAK HER İNANÇLI MÜSLÜMANIN, HER MİLLİYETÇİNİN, İNSANI, ÇEVREYİ DOĞAYI GERÇEKTEN SEVEN SAYAN HERKESİN “İNBSANLIK GÖREVİDİR,BOYNUNUN BORCUDUR,ALLAH’a İBADETİDİR,
SELAM vE SAUYGILARIMLA

MEHMET KEZA KUNDAKÇI-ORTACA