DAHA SAKİN VE HUZURLU KENT İÇİN

Bu haber 02 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 757 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Emniyet Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve Muhtarlar Derneği işbirliğiyle merkez ilçede gerçekleştirilen “huzur toplantıları” için tek söyleyebileceğimiz, yerinde bir oluşum olduğu.
Değil mi ki asıl olan halk deniyor.
Öncelik, onların huzur içerisinde yaşamasını temin olduğuna göre, farklı düşünemezsiniz.
Hele üçlü bir konsorsiyum şeklinde olunca.
Böylece, kentin huzurundan birinci derece sorumlu asayiş güçleri, diğer taraftan yerel yönetime bağlı zabıta ve de ilgili mahallede ne olup bittiğinden haberdar muhtarlık işin içinde.
Vatandaş karşılarında 3 ayrı teşekkülün temsilcilerini görünce, olayların seyri noktasında güven içerisinde olduklarını hisseder.
Bu demektir ki, geçmişten günümüze ülkenin en sakin ve huzurlu kentlerinden Muğla, bundan böyle daha bir yaşanabilir kent olacaktır.
***
Bu arada, bir soru cevap arayabilir.
Bilhassa, Muğla’nın geçmişini bilmeyenler tarafından.
Muğla gerçekten, her dem vurgulanan sakin ve huzurlu kent midir?
Yoksa laf olsun beri gel diye mi söyleniyor?
Bu sorunun gizlisi saklısı yok.
Evet Muğla, Türkiye genelinde konuşlanan yerleşim birimleri içerisinde huzurun tesis edildiği kentlerin başında gelir.
Bunun en bariz göstergesi, 12 Eylül 1980 Askeri Harekatına neden olan ülke genelindeki istenmeyen olaylar silsilesidir.
Eğer aynı süreçte, farklı düşünce sahipleri öldürmeye kadar varan eylemler içerisine girmiş.
Dolayısıyla her gün ölümlü olaylar sürüp giderken, Muğla bundan kendini soyutlayabilmişse, bir gerçeği hak sahibine teslim etmek durumundasınız.
Evet Muğla, geçmişten günümüze arzu edilmeyen olayların gözlenmediği bir kent merkezidir.
Bir daha görmek ve de yaşamak istemediğimiz hadiselerden kahrolan bireyler olarak, Muğla halkının o süreçteki olaylara bakış açısı, elbette ki bu sorunun en güzel karşılığıdır.
Tekrar tekrar altını çiziyorum.
Her gün onca gencimizin hayatını kaybettiği 12 Eylül 1980 öncesinde Muğla bir tek dahi olsun müessif olayın yaşanmadığı kent olmakla övünmüştür.
Ve de devam etmektedir.
***
İlişkin olarak bir başka soru daha akla gelebilir.
Önlenemez olaylar, 12 Eylül 1980 de demokrasinin bir kez daha sekteye vurmasını neden olurken, Muğla kendini nasıl soyutlamıştır?
Bunun tek bir cevabı vardır.
Halkın demokrasi anlayışı ve engin hoşgörüsü.
Yanı sıra okuma-yazma oranı itibariyle Türkiye’de ilk sıralarda yer alması.
Bu tür hasletin sahipleri bilir ki, herkesin kendine özgü düşüncesi vardır.
Asıl olan düşünceye saygı göstermektir.
İşte Muğla halkının bu türden görüşü, her dem egemen olduğu için arzu edilmeyen olayların yaşanmasına fırsat vermemiştir.
Bu durum, Muğla Üniversitesinin 1992 yılından itibaren kent merkezinde konuşlanmasıyla daha bir taçlanmıştır.
***
Hal böyle iken şu sıra Emniyet Müdürlüğünün ilgili birimleri, Belediye Başkanlığına bağlı Zabıta Kuvvetleri ve de Muhtarlar Derneğinin, kentin değişik kesimlerinde halkla iç içe olmaları, mevcut huzurun daha bir pekişmesi adınadır.
Gözlemlediğimiz kadarıyla, ilgili ve yetkililer asayişin sağlanması ve huzurun tesis edilmesi adına bilgilendiriyor.
Vatandaş da bir takım sorular yöneltmek suretiyle, zihninde yer eden şüpheleri dağıtıyor.
Bu tür birlikteliğin sağladığı bir başka fayda, halkın resmi organ mensuplarıyla daha bir yakınlaşmasını temindir.
Kısaca, çekincenin ortadan kaldırılması.
İşte, şu veya bu nedenden insan psikolojisinin daha karmaşık hal aldığı süreçte, ilgili kuruluşlar temsilcilerinin halkla iç içe olması, Muğla’nın daha sakin ve huzurlu kent olması adına önemli bir yaklaşımdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.