Daha Dava Karara Bağlanmadı

Bu haber 27 Aralık 2017 - 0:07 'de eklendi ve 1.247 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 FETÖ Muğla Çatı Davası’nda çıkan ara kararın yankıları sürüyor.

Geçen hafta 22’si tutuklu 41 sanıklı davanın görülmesi sırasında ilginç ve şaşırtıcı gelişmelerde yaşandı. Yeni yılda Mart’ın ilk haftasına kadar duruşma yok.

Geçen hafta ise Muğlalılara bol bol dedikodu, tartışma malzemesi çıktı. Sanıyorum davanın görüldüğü Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde mahkeme heyetini en çok Sami Çoban’ın itirafları meşgul etti.

Doğrusu o itiraflar Muğlalıları da meşgul ediyor… Yeni duruşmaya kadar artık herkes kendince kaynatır…

Duruşmaları yakından izleyen arkadaşlarımızdan Mustafa İnci de hafta içinde “FETÖ’nün Muğla çatı davasında birçok siyasinin ve sivil toplum örgütü, spor kulüp başkanlarının ismi geçiyor. Acaba bunlara FETÖ soruşturması açılacak mı yoksa konu kapatılacak mı merak ediyorum..” diye paylaşımda bulundu. Sonra gördüm. Bir haberinde de yazmış bunu…

Herkes kendi penceresinden merak gidermeye çalışıyor!

 

xx           xx           xx

Sami Çoban’ın gerek kendi el yazısı ile olan, gerekse savcılıkça alınan itirafların bu davada en uzun ifade metnini oluşturduğu biliniyor. Geçen hafta içinde mahkemeye ifade verirken, yazılı ifadelerinde yer alan “isimlerin” hepsinden söz etmemiş.

Bu durum “Unutmuş olabilir mi?” ve “Acaba bilerek mi atladı?” türünden geyik muhabbetine yol açarken, açıklanan isimlerle ilgili olayların 17/25 Aralık miladından önceye rastlaması dikkatlerden kaçmadı.

Çoban, yazılı itiraf metinlerde yer aldığı gibi MUTSO (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) Başkanı ve AK Parti MKYK Üyesi Bülent Karakuş’un Muğla eski Milletvekillerinden Ali Boğa ile firari sözde Muğla İl İmamı Salih Demirayak’ın Pensilvanya ziyaretinden söz ederken, dönemin MUTSO seçimlerine “hizmet hareketinin” müdahalesini anlatmış.

Bunun yanında “hizmet hareketininMUTSO seçimlerinde olduğu gibi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Rektörlük seçimlerine de müdahale ettiği iddiasında bulunmuş. Salih Demirayak ile birlikte Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın evine gittiklerini söylemiş.

Anlatılanlar 17/25 Aralık miladına takıldığı için mahkeme tarafından dikkate alınmamış…

Yine de Rektör Harmandar’ın mahkemeye bir yazılı yalanlama gönderdiği konuşuluyor…

 

xx           xx           xx

Bana duruşmada tanık Muğlaspor Kulüp Başkanı Haluk Beyimoğlu’nun FETÖ ilişkilendirilmesi ilginç geldi. Mahkemeye 18 sayfalık itiraf mektubu veren Sami Çoban, duruşmada Beyimoğlu ile ilgili şu ifadede bulunmuş:

Muğlaspor Kulüp Başkanı Haluk Beyimoğlu’nun cemaat sohbetlerine katıldığını biliyorum. Örgüte yardımlar yapmıştır. 2016 yılı Piri Reis Okulunun kapanış konuşmasında, okulun kuruluş aşamasında çok zorluklar çekildiğini, çok emeklerinin olduğunu ağlayarak anlatmıştı. Bu olayın videosu da vardır. Mezun olan 8’inci sınıf öğrencilerine dağıtılmıştır. İl İmamı Salih Demirayak ile sıklıkla görüşen kişiydi. Yine burs, kurban ve nakdi yardımlar yaptığını biliyorum.

Bana burada Beyimoğlu’nun, kapanış konuşması yaptığını kabul ederken, “Konuştum, ama ağlamadım” demiş olması da komik geldi…

 

xx           xx           xx

Haberlere göre Beyimoğlu duruşmaya tanık olarak gelmiş…

O dönem çocuğum o kolejde okuyordu. Okul yönetimi konuşma yapmamı istedi, bende konuştum. Ama ağlamadım” diyen Beyimoğlu tanık olarak “Daha önce verdiğim ifade aynen geçerlidir” demiş.

Muğlaspor Başkanı Beyimoğlu daha önceki ifadesinde ise şunları söylemiş:

Fetullah Gülen Cemaati ile tanışmam 2009 yılında oldu. Salih Demirayak isimli şahıs bana Muğla’da hizmet amaçlı yurt yaptıklarını, fakir öğrencileri burada barındırdıklarını, tüm bunların esnafın yardımlarıyla yapıldığını, esnaflarla akşam sohbetleri yapıldığını benimde katılmamı istedi. Bende kabul ettim. Dönem dönem toplantılara katıldım. Toplantılarda bizlere Fettullah Gülen’in kasetlerini izletiyorlardı. Daha sonra sohbet ediyorduk. Sonra Muğla’daki ihtiyaçlardan bahsedip bizlerden yardım istemeye başladılar

Bana Beyimoğlu’nun “Ağlamadım” sözü kadar, “2016” yılı da ilginç geldi. Söz konusu kapanış töreni 2013’ten, yani 17-25 Aralık’tan tam 3 yıl sonra yapılmış! Konuşma da öyle…

Beyimoğlu’nun 2016 nedeniyle 17/25 Aralık miladına takılmamış olması bana şaşırtıcı geldi. Size gelmedi mi?…

 

xx           xx           xx

Sami Çoban ifadesinde “Adımın bu hain örgüt ile birlikte anılmasından dolayı çok üzgünüm çok pişmanım, beni kullandılar, hayır hasenet için yaptıklarını düşünürken işin farklı boyutlara gittiğini gördüm.” diyor.. Ve anlatıyor… Ne anlatıyor?

Avukatı Nuh Mete Yüksel’e göre, FETÖ hareketinin siyasal ve finansal ayağını ortaya çıkaracak, Devlet’e yararlı olacak, birilerinin huzurunu kaçıracak şeyler anlatıyor.

Biz hukukçu değiliz. Bilemeyiz. İfadelerin Devlet’e yararlı olduğunu, olacağını nereden bilelim.

Muhtemelen öyledir. Ancak sadece benim, bizim değil, Muğla’da herkesin bildiği, Sami Çoban ilk itiraf dilekçesini savcılığa verdiğinde Muğla’da finansal ve siyasal çevrelerde gerçekten huzuru kaçmayan kalmamıştı…

Geçen Cuma günü yaşanan tahliyelerden sonra artık herkes huzura ermiştir!

Çünkü ara kararda yeni tutuklananlar olmadığı gibi, Sami Çoban ve Mustafa Apaydın’ın tahliyeleri Muğla kamuoyunda “Bu defter kapanmıştır” diye yorumlandı, algılandı…

 

xx           xx           xx

FETÖ Muğla Çatı Davası’nda ağırlıklı olarak Bereket A.Ş. marifetiyle ve üzerinden Muğla’da yürütülen finansal faaliyetler ve bu faaliyetlerle ilgili olanların soruşturulduğu gözleniyor.

ENTAŞ İhracat Sorumlusu Zafer Kınacı da bu çerçevede tutuklananlardan… Hakkındaki iddialardan biride dönemin Muğla Valiliği MELSA şirketi aracılığı ile ENTAŞ’a su sporları işletmesi yapılmak üzere Fethiye’de bir kıyı kiralaması yapılmış ve buradan elde edilen kazanç Bankasya’ya yatırılmış. Bu bir iddia…

Şu anda “Mülkiyeliler Davası”nda FETÖ’den tutuklu Muğla eski Valisi Fatih Şahin’de bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla geçen hafta içinde duruşmaya katıldı.

Nedense FETÖ sanığı Şahin’e bu konuda soru sorulmamış. Belki de sorulmuş, bizim arkadaşlar atlamıştır. Kim bilir belki de bu kiralama işi Şahin döneminde olmamıştır.

 

xx           xx           xx

Haberlere bakılırsa duruşmanın 4. gününde SEGBİS sistemi ile bu davada tanık olarak dinlenen Fatih Şahin’e Muğla Çatı Davası’nda yargılananları tanıyıp tanımadığı sorulmuş.

Tutuklu Şahin, Muğla’da 3 yıl valilik yaptığını ve hakimin saydığı 41 sanıktan sadece Av. Mustafa Apaydın’ı tanıdığını belirterek, O’nunla da hukuki konularda görüşmeleri olduğunu kaydetmiş.

Şaşırdım. Hiç değilse İl İmamı Salih Demiayak’ı da mı tanımaz insan?

Şahin o dönemde Valiliğe ait (Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi) MELSA’ya FETÖ’nün İl İmamının referansı ile eleman alımıyla ilgili soru sorulması üzerine de “İl İmamı ile temasım olmadı. Kendisini tanımıyorum. Dönemimde çok eleman almadık.” diyor… Fatih Şahin’in ifadesinin ardından sosyal medyada Şahin ile Salih Demirayak’ın içinde yer aldığı fotoğraf paylaşılıyor!

 

xx           xx           xx

Şimdi belleklerimizi bir zorlayalım. MELSA, 2012 yılında İstanbul merkezli “Takkunya” adındaki şirketten ihalesiz, çok fahiş fiyatla Çin malı hediyelik seramik ürünler satın almıştı. O zaman Fatih Şahin ve dönemin Kültür Turizm Müdürü Kamil Özer bir tanıtım toplantısında, Çin malı ürünlerle “Muğla’nın tanıtımının yapılacağını” açıklamışlardı.

Muğla tanıtılamadı!.. Hediyelik ürünler ise elde kaldı; İl Özel İdaresi kapanırken MELSA ile birlikte Büyükşehir Belediyesi’ne hediye edildi!..

O zaman ürünlerin tanıtımına Takkunya’nın sahibi eski manken Murat Başoğlu’da gelmişti.. Ne tesadüf, Şahin’in Muğla Valisi olarak “Bodrum Türkçe Olimpiyatları” açılış konuşmasını yapmak üzere davet ettiği firari Hakan Şükür’ün arkadaşı Ayhan Bermek de Murat Başoğlu’nun kayınpederi imiş… Ne tesadüf Ayhan Bermek de firari!..

O günleri gazeteci arkadaşımız Kenan Gürbüz hepimizden iyi bilir. Çünkü Şahin, Özer, Gürbüz yurt dışına bile birlikte giderlerdi. Arkadaşımız Gürbüz’e sorulsa yardımcı olur… Hem belki Valilik Randevu Defteri’ne bakılıp, MELSA’ya İl Özel İdaresi ile birlikte ortak olan Valilik Muğla’ya Hizmet Vakfı’ndan dönemin sorumlu Vali Yardımcısı Mestan Yayman’dan da yardım alınabilir mi bilmiyorum…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ayla ak 27 Aralık 2017 / 10:02

Yazınız da adı geçen Murat Başoğlu, Bodrum’da sürat teknesinde, abisinin kızıyla öpüşürken yakalanan adam mı? Bir öz amca yeğeniyle nasıl öpüşür? Bu FETÖ’nün karıştırmadığı halt kalmamış. Direkt Türk Devletine, Türk örf ve adetlerine, geleneklerine hedef almışlar.