Daha Başka Ne İsteriz…

Bu haber 05 Mayıs 2015 - 0:23 'de eklendi ve 1.007 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllarca bu köşeden seslenirken, yaşadığımız kentin sahip olduğu ayrıcalıklardan dem vurdum.

Öylesine istisna teşkil ediyordu ki!

İster istemez bu durum, Muğla’yı faklı kılıyordu.

Hal böyle olunca müstesna bir yerleşim merkezi olduğuna şüphe yoktu.

Şüphe edilemezdi.

Sahip oldukları birbirinin fevkindeydi.

Hem de birçok alanda.

Hangi birinden dem vurayım.

Artık herkes biliyor ve tescillenmişti ki ülkemizin en önemli turizm beldelerinin biriydi.

Bırakın ülkemizi dünya Marmaris, Fethiye, Bodrum ve Datça’yı ezbere biliyordu.

İlişkin olarak bir yıllık süreçte turizm gelirleri itibariyle İstanbul ve Antalya’dan sonra 2.sırayı alıyordu.

Rakamlar teyit ettiğine göre başka söze hacet yoktu.

Üstelik belirlenen rakam sadece kayıt içi ekonomiye aitti.

***

Yaşadığımız kenti Türkiye genelinde ayrıcalıklı yapan bir önemli ayrıntı tarım.

Dolayısıyla tarım ürünlerinin sağladığı avantaj.

Bu arada Muğla’yı ön palana çıkaran turizm ve tarım dışında önemli kaynaklar olmadığı sanılmasın.

Daha neler var ki her biri diğerinin fevkinde.

Orman ürünleri,

Kültür balıkçılığı,

Madenler,

Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik santrallerin ülke enerjisine sağladığı katkı,

Çam balı üretimi,

Ve daha Muğla’yı farklı kılan, değişik çalışma alanlarına yönelik, devlete önemli ölçüde katkı sağlayan gelir kaynakları.

Şüphesiz bunların her birinin devlete sağladığı faydalar yadsınamazdı.

***

Aslında yeri geldiğinde her birinden dem vurdum.

Hem de sık aralıklarla.

Aksi düşünülemezdi.

Değilse gerçekten bu kente haksızlık edilmiş olurdu.

Bu yüzden, ülke genelinde ayrıcalık gösteren ürünlerin neler olduğu, devlete sağladığı katkının rakamsal değerlerini, ilgili devlet kurumlarının açıklamaları doğrultusuna kaleme aldım.

Şimdi ise bir kez daha tarımdan dem vurmak istiyorum.

Özellikle Muğla genelinde yer alan çeşitli tarım ürünleri ve bunların bölge ve ülke ekonomisine katkısı.

Özellikle turfanda sebze ve sera ürünleri..

Ne var ki aynı ürünlerin değerlendirilmesi, yıldan yıla farklılık gösteriyor.

Kim zaman iklim koşullarının yarattığı olumsuzluklar,

Yanı sıra ihracattan doğan sıkıntılar, beraberinde bir takım olumsuzlukların yaşanmasına neden oldu.

Buna bir de aramızdaki bilinçsiz ve de tamahkâr bazı üreticilerin eğilimleri eklenince, kimi yıllar beklentiler karşılık bulmadı.

Bunun bir yerde anlamı, yaşın yanında kurunun da yandığından öte ülke ihracatına vurduğu darbeydi.

Her halde geçmiş yıllarda benzer olumsuz girişimlerin nelere mal olduğu, yıllarca bunun faturasını çok ağır ödediğimiz belleklerdedir.

***

Şimdi ise durum çok farklı.

Ortada sadece üretici kesimi değil bütünüyle her birimizi mutlu kılan bir durum var.

Bu yıl özellikle Fethiye, Seydikemer, Dalaman ve Ortaca yöresi üreticileri, halinden çok memnun.

Nasıl olmasınlar?

Bir taraftan ihracat bağlamında sıkıntıları yok.

Diğer taraftan birim fiyatları istedikleri rakamları içeriyor.

Hal böyle olunca her bir üretici, gerçekten mutlu..

Nasıl memnun olmayız. Bu sene emeğimizin karşılığını aldık diyorlar.

Üstelik 4 aylık süreçte ihraç edilen domatesin miktarı 98 bin 849 ton.

Yani yaklaşık 99 bin ton domates ihracatı gerçekleştiriliyor.

Bu kadar da değil.

Tarım çalışmalarının kolları arasında sayılabilecek zeytin ve zeytinyağı üretimi adına, her birimizin kıvanç duymasını sağlayan bir haber ABD’den geliyor.

Bu ülkede yapılan değerlendirmede Muğla yöresinden elde edilen zeytinyağı, birincilik alıyor.

Evet yanlış değil.

Bir zamanlar motorin karıştırıldığı için utancımız olan zeytinyağı için artık utanç değil gurur duyuyoruz.

Tarım ürünlerimiz adına daha başka ne isteriz!..

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.