Dağ Komandosuna saldırı olur mu?

Bu haber 03 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 904 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Gözümü
açtım, altı çocuğumuz daha ölmüş… On beşi de yaralanmış… Nerede?
Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’nin Hantepe bölgesindeki askeri birlikte. Çukurca
İlçesi’ne 30 kilometre
uzaklıktaki Hantepe’de ne birliği var?

Kayseri
Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı askeri birlik var. Hepsi dağ komandosu…

Ne
olmuş?

Ne
olduğunu doğru ve iyi anlamak için adeta tercüme etmek gerek…

Çünkü
okuduğum haberdeki cümle şu:

“Kayseri
Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı askeri birliğe sızmaya çalışan PKK’lı
teröristler, saat 01.30 sıralarında iki ayrı noktadan uzun namlulu silahlar ve
roketatarlarla saldırıya geçti.”

Nasıl
okumak gerek?

Dağ
Komando Birliği’ne “sızılamayacağına” göre, PKK’nın burayı basıp ele geçirmek
istediği anlaşılmakta…

İkincisi,
Dağ Komando Birliği’ni basıp ele geçirmek isteyene “terörist” demenin de manasızlığı
ortada.

Üstelik…

Haberlere
göre:

“Askerlerin
anında karşılık vermesi ve bölgeye sevk edilen takviye birliklerin gelmesiyle
çatışma aralıklarla sabah saatlerine kadar sürmüş”…

Bu nasıl
terör, bu nasıl terörist?

Ya da
şöyle söylenebilir:

“Silahlı
organize bir güç olsa ne olurdu?”

Daha
vahimi, Hantepe’de, 28 Mayıs 2009 tarihinde de operasyona giden askerlerin
geçiş güzergâhına bırakılan mayının patlatılması sonucu yine altı asker şehit
olurken, sekiz asker de yaralanmıştı.

***

PKK’nın
gözü, en seçme birliklerin yer aldığı Kayseri Dağ Komando Birliği’ni gözü
kesiyor…

Orayı
gece basıyor, altı askerimizi öldürüp, on beşini yaralıyor…

Sabaha
kadar da çatışıyor…

İşin
doğrusunu söylesek belki çözme şansımız daha yükselecek.

Ama
bizim buralarda “doğruyu” gizlemek için lafı dolandırma geleneği var…

***

Örneğin…

Geçenlerde
Siirt’in Pervari İlçesi’nde PKK elektriği kesti ve ilçedeki asker, polis
demeden etrafı taradı.

Ve bu
baskını bildiren haberler, PKK’lıların “karanlıktan yararlanarak kaçtıkları”
ibaresiyle sonlandı.

25
yıldır nedense bu baskınlarda hep PKK’nın “karanlıktan yararlanıp kaçtığını”
duyarım…

Ama
tersini, örneğin askeriyenin “karanlıktan” yararlanarak baskın yapanları
yakaladığını hiç duymadım.

Bu resmi
palavralarla, sonunda Dağ Komando Birliği’nin de basılması noktasına geldik.

Klişeleşmiş
resmi yalanlar, askeriyenin nasıl dökülmekte olduğunu artık iyice saklanamaz
hale getirdi.

Ve
bedeli her gün bölük bölük ölen çocuklarımız…

***

Zafiyeti…

Yetersizliği…

Açıkça,
saydam bir şekilde ortaya sermek yerine…

Hepimize
gına getiren yalanlarla örtmek, insanlarımızın ölümünü önlemiyor, artırıyor.

***

Neden bu
perişanlık?

Düpedüz
yalan, dolandan.

Heron
ile yapılan açıklamaları görmüyor musunuz?

“Heron’ların
düşürülmesini ya da koordinatlarının değiştirilmesini isteyen bir subay söz
konusu” ise soruşturma üç yıl uzar mı?

Belli ki
üstü örtülmek istenen bir durum var.

Üstelik…

MİT
konunun peşine düşmese kimsenin ruhu duymayacak.

Şimdi
bile iddiaları değil, inandırıcı olmayan çelişkili resmi yalanlamaları manşete
ya da ilk sayfaya çeken bir medya var.

Karanlık…

Karışık
bir savaş lobiciliği…

Doğru ve
saydam olmayan bir yalanlama üslubu…

Bu
zihniyet sonunda “Dağ Komando Birliği’ni” basılması noktasına taşıdı…

***

Yazık…

Günahsız
çocuklarımız boş yere ölüyor…

Dağ
Komando Birliği’nin basıldığı, askerlerin rahatlıkla öldürüldüğü, büyük bir
kısmının yaralandığı ve her defasında bunu yapanların “karanlıktan yararlanarak
kaçtığı” bir senaryoya daha ne kadar inanacağız?

Neyi, ne
kadar ve nereye kadar örteceğinizi sanıyorsunuz?

 

Mehmet
Altan   21/07/2010   Star Gazetesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.